Anket doldur para kazan!
Aksoy Araştırma

Sektörel değerlendirme ve gelecekteki başarı

Options-Analysis1.jpg

Emrah CEYLAN

Finansman Analisti

Küreselleşen ve değişimin artık fark edilemeyecek derecede bütünleşen dünyanın dışında kalmamak, sürekli büyüyen ve gelişen pazardan ya da dünya ticaretinden pay alabilmek için fırsat ve avantajlardan yararlanmak, ülkeler için öncelikli amaçlardan biri olmuştur. Günümüzde rekabet, her geçen gün etkisini daha çok hissettiriyor. Verimlilik, etkinlik ve kârlılığı da kapsayan rekabet süreci, yaşam standartının ve sosyal refahın artışı açısından önemli bir araç. Rekabetin ekonomik göstergeleri, büyüme, verimlilik ve yaratılan istihdam olarak ortaya çıkmakla birlikte pazar payı ve kârlılık oranı da firmaların rekabet edebilirlikleri ile ilgili faktörlerdir. Küresel piyasalarda artan rekabet ortamı ve riskler ile sıkılaşan finansal koşullar ihracatçılarımızın mevcut pazarlardaki hareket kabiliyetini sınırlandırmakta ve yeni pazarlara açılmasını daha da zorlu hale getirmektedir.

Ülke ekonomisinde faaliyet döngüsü ve sosyal yapının temelini oluşturan “küçük ve orta ölçekli işletmeler” içinde bulunduğumuz bu dönemde bir yandan üreterek ayakta kalabilme mücadelesi verirken, diğer taraftan küresel pazar içerisinde sınırların kalktığı, bilgi teknolojilerinin acımasızca rekabet ortamını sınır ötesine taşımakta olduğu bir konjonktürde; dünyanın hemen hemen tüm pazarlarında yer alabilme olanağı ile hiç bilmediği oyuncularla rekabet etmek zorundadırlar. Buna paralel olarak güçlü aktörlerle rekabet edemeseler bile dünyanın her yerinde en azından bildirişimde bulunabiliyor, sermayesi olanların iştahını kabartabiliyorlar. Rakiplerin artık daha güçlü olduğu, öğrenen organizasyonların daha da güçlenerek piyasalarda boy göstermesi küresel pazarda sınırlar ötesi rekabeti beraberinde getirmektedir.

Makina ve Metal Eşya Sektörünün Temel Problemleri

Makina ve Metal Eşya Sektörü, sanayi sektörleri içinde yatırım malı üreten temel sektörlerden biri olup, imalat sanayi içinde özel ve önemli bir yeri vardır. Makina ekipman ve yedek parçalarının imal edildiği, “mühendislik sanayileri” denilen alt sektörlerin tamamını kapsamaktadır. Tüm gelişmiş ülkelerde büyük önem verilen ve öncelikli sektör olarak tanımlanan bir sanayi dalıdır. Ülkemizde makina ve metal eşya sanayinin geleceğe dönük planlamasını yaparken, eriştiği konumu, son yıllarda gerçekleşen gelişmeleri, yapısını, sorunlarını değerlendirmekte yarar bulunmaktadır. Ancak, globalleşen sanayi ortamında dikkat çeken bir husus, ülkemizdeki makina sanayinin yapısının ve bir kısım sıkıntılarının diğer bazı ülkelerdeki ile benzerlik göstermesidir.

Avrupa Birliği ülkeleri ve ABD dahil, makina sanayinin öncüsü konumundaki ülkelerde de imalatçı firmaların genelde KOBİ yapısında ve önemli çoğunluğunun aile şirketi niteliğinde olması, banka kredisi alma ve hızlı büyüme konusunda çekingen davranmaları, bu kuruluşların bir kısmının, ya finans bakımından yeterli düzeyde olmayışları, ya da global gelişmeleri gözlemlememeleri, imal ettikleri makinaları geliştirecek yetişmiş eleman istihdam edilememesi, bazı ülkelerde ve bazı alt sektörlerde firma sayısının fazlalığı ve pazarın bölünmesi sonucu ekonomik imalat adetlerine erişilememesi, AB ülkelerinde dahi bankaların KOBİ’lere kredi açarken isteksiz davranmaları gibi ortak noktalar olduğu gözlenmektedir.

AB Komisyonu’ndaki değerlendirmelerden varılan sonuçlardan en önemlilerinden birisi de, makina imal eden firmaların, yaşamlarını devam ettirebilmek için, konumlarını güçlendirme ve satışlarını artırma çabasında olmalarının gerektiğidir. Bunun için pazardaki talep yapısındaki değişimlere uyum sağlanması, yeni teknolojilerin izlenmesi ve uygulanması, imalatta kullanılan tasarımların geliştirmesi ve yenilikçiliğe önem vermesi önerilmektedir.

Mutfak Eşyaları Sektörünün Başarısı

Türk mutfak eşyaları sektörü, metal pişirme eşyalarını kapsayan yeni dönem müşteri trendlerini takip eden, küresel inovasyonları yakalayan, yerli ve yabancı pazarları izleyerek gelişen bir sektör niteliği taşımaktadır. Türk üretici ve ihracatçıları yerel ve küresel trendleri takip etmekte ve bunlardan elde ettikleri bilgileri kendilerini geliştirmek ve üretim kapasitelerini çeşitlendirmek için kullanmaktadırlar. Geçtiğimiz yakın zamanda küresel pazarlarda cam, porselen, seramik, metal ve plastik mutfak eşyaları ürünleri ile dikkate değer bir başarı elde etmişlerdir.

Mutfak eşyaları sektöründe İngiltere, Almanya, Fransa ve İtalya gibi önde gelen ülkeler Türk mutfak eşyaları sektörünün ürünlerini tercih etmektedirler. Bu pazarlar, Türk şirketlerinin güvenilirliğine, verimlilik, tam zamanlı dağıtım ve uluslararası standartlarla belgelenmiş yüksek kalite ürünlerine değer vermektedir.

Türk ürünleri küresel pazarlarda bilinen mutfak eşyaları ticari markası haline gelmiştir. Türk ürünleri estetik, fonksiyonellik, orijinal tasarım, rekabetçi fiyatlar ve zamanında dağıtım gibi özellikleri ile özel perakendeciler ve dünyanın önde gelen market zincirleri tarafından tanınmaktadır. Ayrıca sektörde ileri gelen Türk şirketleri, konunun önemini kavradıklarından dolayı Türkiye’de ve ihracat yaptıkları ülkelerde satış sonrası müşteri hizmetleri ağlarını (network) oluşturmuşlardır. Bunların yanında Türk şirketleri, yönetim ve üretim yapılarını geliştirmektedirler. Bunun için uluslararası standartlarda ülkelere özel kalite ve diğer sertifikaları da almaktadırlar.

Sektörel SWOT Analizi

Güçlü Yönler:

  • Artan üretim adetleri
  • İç satışlarda olduğu kadar dış ticaretteki yaşanan büyüme
  • Sektörde yeni oyuncuların sayısının artışı ile birlikte rekabetin artması
  • Güçlü AR-GE faaliyetleri
  • Güçlü yan sanayi
  • Genç ve yetişmiş işgücü

Zayıf Yönler:

  • Artan rekabetle fiyat indirimleri ve artan pazarlama harcamalarına sebep vermesi
  • Düşen kâr marjları
  • Yüksek enerji maliyetleri
  • İhracattaki KDV iadesindeki bürokrasi
  • Ülkemizin ve markalarımızın tanıtımına daha fazla önem verilmesi
  • İhracattaki işlemlerin fazlalığı
  • İş gücü üzerindeki vergi maliyetleri
  • Dış ticaretteki işlemlerin fazlalığı

Fırsatlar:

  • Konut projelerinin artışının getirdiği artan pazar payı
  • Yeni uluslararası elektronik ve mobilya perakende zincirleri ile yeni satış kanalları oluşması
  • AB mevzuatı çerçevesinde yan sanayi
  • KOBİ’lere teşvik uygulamaları
  • Türk Cumhuriyetleri, Afrika ve Rusya pazarları

Tehditler:

  • Türkiye ekonomik gelişiminde yaşanan dalgalanmalar
  • Özellikle küçük ev aletlerinde ve yan sanayide Uzakdoğu ve Çin rekabeti
  • Çevre ve benzeri mevzuatlar konusunda AB uyumluluğunun Türkiye’nin şartlarına çok uygun olmaması nedeni ile getireceği maliyetler.
  • Eski Doğu Bloğu ülkelerdeki yatırımlar
  • Gelecekteki büyük eşyalardaki Çin ve Kore rekabeti

Ekonomik ve siyasi anlamda sürekli bir değişim ve yeniden yapılanma süreci içinde olan dünyada, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde makina sektörünün özel bir konumu vardır. Makina sektörü olmadan sanayileşmeden bahsetmek söz konusu değildir. Bir ülkenin dengeli ve istikrarlı sanayi ve ekonomiye sahip olabilmesi güçlü makina sanayinin varlığı ile mümkün olmaktadır. Ekonomik kalkınma açısından çok önemli olan sektörün üretim ve istihdam büyüklükleri sanayileşmenin temel göstergeleri arasında yer almaktadır. 

Makina Sektörü, halihazırda yaşanan küreselleşme sürecinde üretim, pazarlama, ihracat, ticaret alanlarında dünya ile entegrasyonunu büyük ölçüde tamamlamış bir sektördür. Sektör bu alanlardaki yeterliliğini gelişmiş ve gelişmekte olan pazarların tamamına yakınına yaptığı ihracat ile kanıtlamıştır. Sektör gayri safi yurtiçi hâsıla, imalat sanayi üretimindeki payı, ihracat, istihdam, rekabet edebilirlik, yatırımlar, dışa açıklılık ve makro ekonomik büyüklükler açısından ülkemizdeki en önemli sektörlerden biridir.

Diğer tüm sektörlere sağladığı temel girdiler göz önünde bulundurulduğunda yaşanan ve yaşanacak olan küresel kırılganlıklardan makina sektörünün olumsuz etkilenmemesi mümkün değildir. Sektörün küresel rekabet ortamında ayakta kalabilmesi ve büyümesini sürdürebilmesi açısından sektörde rekabet halinde olunan ülkelerin makina sektörüne sağladıkları desteklerin ülkemiz makina sektörüne de sağlanması son derece önemlidir.

Sektörel Vizyon ve Strateji

Sektör olarak kaliteli, beklentileri fazlası ile sağlayan ve rekabet edebilir ürünler ve hizmetler sunulması sonrasında üretilen bu ürünlerin büyük çoğunluğunu ihraç ederek Avrupa Birliği içerisinde en büyük üretici ülkelerden biri olunması hedeflenmelidir.

1- Kaliteli Ürün Üretimi

  • Bilinen ve yeni gelişen tüm kalite programlarının uygulanması
  • Kalitenin gelişmesine katkı sağlayan tüm planlı bakım programların uygulanması
  • Kaliteli ürün üretmenin başlangıcı olan AR-GE teknikleri ile yeni ürünlerin tasarlanması

2- Üretim Maliyetlerinin Düşürülmesi

  • Finansman maliyetlerini düşürücü modeller geliştirilmesi
  • Yatırım malları üzerindeki vergilerinin düşürülmesi
  • İşgücü üzerindeki vergi maliyetlerinin düşürülmesi

3- İhracatın Artışı

  • Pazar araştırmaları yaparak yeni pazarların bulunması
  • Markalı ürünler satmanın yollarının bulunması ve marka üzerine yatırım yapılması
  • Yurt dışı fuarlara katılarak marka ve ürünlerimizin tanıtımlarının yapılması
  • Her ülkenin ihtiyacı ve pazarına uygun ürünlerin tasarlaması ve üretilmesi

4- Yeni Yatırımlar

  • İhracatın ve iç piyasanın ihtiyacı olan ürünlere uygun ürün yatırımlarını ve tesislerini revize ederek gerekirse yeni tesislerin kurulması
  • Yeni yatırımlarda yeni Ar-Ge çalışmalarının gerektirdiği teknolojileri uygulayacak yöntemleri takip ederek uygulanması
  • Ar-Ge yatırımlarını artırarak yeni ve günün şartlarına uygun enerji sarfiyatı düşük ve düşük maliyetli ürünlerin tasarlanması

Sektörle ilgili Avrupa Birliği mevzuatının büyük çoğunluğuna uyum sağlanmış olup zaten imalatın en büyük pazarlarından biri Avrupa Birliği ülkeleridir. AB mevzuatı içerisinde kullanılmış eşya ithalatı ile ilgili mevzuatın uygulamaya geçirilmesi esnasında ticari amaç ile getirilecek kullanılmış eşya ithalinde dikkatli olunması gerektiği aynen yeni ürün ithalindeki istenen şartların burada da istenmesi sektör için son derece önemlidir.

Finansal Etkinliğin Geliştirilmesi

Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de çok büyük oranda KOBİ’lerden oluşan makina imalat sektörünün en zayıf yanı finansman yapısıdır. Firmaların gerek yatırım büyüklüğü gerekse işletme sermayeleri yönünden bir hayli dezavantajı bulunmaktadır. Özellikle atölye tipi olup konvansiyonel tezgahlarla üretim yapan tesislerde ölçek sorunu, hem üretimin miktarının düşük olmasını hem de işletme girdilerinin optimal fiyatlarla temin edilememesi nedeniyle maliyetlerin yüksekliğini getirmektedir. İşletme sermayeleri yetersizdir. Bazı firmalarda işletme sermayesi dahi yoktur; yabancı kaynak kullanımı pahalı ve çoğu durumda teminat sorunlarıyla kısıtlıdır. Firmalarda ölçek sorunu, finansman yapısını da belirlemektedir. Firmaların önemli bir bölümü kurumsallaşma aşamasındadır. KOBİ niteliğindeki firmalar, kriz ve ekonomik kararlardan büyük çapta etkilenmektedirler. Bazı firmalar, sektör dışı parçalar da üreterek kârlılıklarını arttırmaya çalışmaktadırlar. İstikrarsız pazar koşulları, vadeli alım ve satışlar, finansman zorluklarını arttırmaktadır.

Mevcut durumda ülke içindeki olumsuzluklardan bir süre etkilenmeyen ihracatçılar, dış piyasalarda da olumsuzluklar eklenince; bankalardaki döviz bazlı kredilerin faiz oranları da artması ile birlikte olumsuz finansal erken uyarı sinyalleri vermeye başladılar. Kurlardaki istikrarsızlık ihracatçıları etkileyen en önemli faktör. İhracatın geliştirilmesi, ihraç edilen mal ve hizmetlerin çeşitlendirilmesi, ihraç mallarına yeni pazarlar kazandırılması, ihracatçıların uluslararası ticarette paylarının artırılması ve girişimlerinde gerekli desteğin sağlanması, ihracatçılar ve yatırımcılara uluslararası piyasalarda rekabet gücü ve güvence kazandırılması, yurt dışında yapılacak yatırımlar ile ihracat maksadına yönelik yatırım malları üretim ve satışının desteklenerek teşvik edilmesi amacıyla ülkemizde faaliyet gösteren Türkiye İhracat Kredisi A.Ş. hakkında birçok ihracatçının eksik bilgi nedeniyle tam olarak kullanamadığını gözlemlemekteyiz.

Türkiye’de ihracatın kurumsallaşmış tek asli teşvik unsuru olan Türk Eximbank, bu amaca yönelik olarak ihracatçıları, ihracata yönelik üretim yapan imalatçıları ve girişimcileri kısa, orta ve uzun vadeli nakdi ve gayrinakdi kredi, sigorta ve garanti programları ile desteklemektir. Türk Eximbank’ın, gelişmiş birçok ülkenin resmi destekli ihracat kredi kuruluşlarından farklı olarak kredi, garanti ve sigorta işlemlerini aynı çatı altında toplamış olması, ihracatçı firmalara verilen hizmetlerde bir bütünlük oluşturulmasına imkan tanımaktadır.

Kurumsal şirketlerin uluslararası finans kurumları ve onların kaynaklarına ulaşmalarındaki kolaylık, bu firmaların daha uygun şartlarda yatırım kredileri bulmalarına imkan sağlar. Ancak pek çok “küçük ve orta boy şirketin” bu kaynaklara ulaşamamaları sebebiyle, söz konusu kredilerden yararlanamamaktadır. Bu nedenle küçük şirketler, yatırımlarını banka kredilerini ya da yüksek oranlarda vergilendirilen kendi birikimlerini kullanarak yapmak zorunda kalmaktadır.

KOBİ’ler, artan rekabet ortamında kendilerinden beklenen temel işlevleri yerine getirebilmek için her geçen gün daha fazla finansman kaynağına gereksinim duymaktadır. Buna bağlı olarak; üretim, pazarlama, finansman, personel ve yönetim gibi temel işletmecilik fonksiyonlarının yanı sıra istihdam ettikleri personel sayısı, satış hacmi, sabit sermaye ve makine parkı değeri, kullandıkları enerji miktarı, kurulu kapasite düzeyi, katma değerleri, kâr büyüklüğü ve piyasa payı gibi ölçülebilen özellikleri açısından büyük farklılıklar ortaya çıkabilmektedir. Böylelikle de her KOBİ için “finansman” ve “yatırım ihtiyacı” değişken özellik göstermektedir.

Gelecekteki Başarı

Ülkemizdeki son yıllarda atakta olan makina ve metal eşya sektörünün yatırım ortamı incelendiğinde, yakın zamanda bazı olumlu gelişmeler olmasına karşın, orta ve uzun vadeli yatırım ve satış kredilerinin yetersizliği söz konusudur. Yatırım ve işletme sermayesi temininde finansman sorunları önemli boyuttadır. Özellikle özkaynak yetersiz olup, uygun şartlarda kredi olanaklarından yararlanılamamaktadır. Bu durum, firmaların etkin bir rekabet sağlamaları önünde engel oluşturmaktadır.

Firmaların çoğunda düşük ciro ve işletme sermayesi yetersizliği bulunmaktadır. Finansman yönetimi ve planlaması yapılmamaktadır. KOBİ’lere verilen kredilerin yetersizliği burada da görülmektedir. Optimal öz kaynak/kredi kullanımı üst segment dışında mümkün olmamıştır. Son zamanlarda bankaların makina imalatı yapan firmalara sağlamaya başladığı orta vadeli yatırım kredileri, imalatçıların tesislerini yenilemelerini ve yeni teknolojilere uyum sağlamak için yatırım yapmalarını kolaylaştıracaktır.

Finansman gücünün ve kaynaklarının yetersizliği, yeni yatırımların yapılmasını veya mevcut yatırımın modernize edilmesini de önlemektedir. Küresel rekabette genel bir başarı yakalamak için, yeterli ölçekte, maliyet-kalite optimizasyonu sağlamış, verimli ve rasyonel üretim yöntemleriyle çalışan, gerekli yatırımları zamanında yapabilecek firma sayısının artması gerekmektedir. Sektörün, gelişme yolundaki ülkelere olan ihracatının artırılabilmesi için, hedef pazarlar olarak görülen Ortadoğu ve Afrika ülkeleri ile Türk Cumhuriyetlerine yönelik özel finans modelleri geliştirilmeli, Eximbank imkânlarının artırılması yanında, diğer ülkelerle kredi anlaşmaları yapılmalıdır.

Nitelikli ara eleman temini önemli bir sorundur. Meslek liseleri ve üniversitelerin mühendislik bölümlerindeki eğitiminin bu ihtiyacı karşılayacak şekilde düzenlenmesine ve geliştirilmesine ihtiyaç vardır. Nitelikli eleman temini, diğer sektörlerde olduğu gibi makina imalat sektöründe de kolay olmamaktadır. Makina ve Metal sektöründe birçok imalat konusunun seri imalata uygun olmadığı, emek yoğun yapıda olduğu dikkate alındığında, nitelikli eleman konusu daha büyük önem taşımaktadır. Nitelikli eleman temin edilmiş olması da yetmemektedir. Bu elemanların gelişen teknolojileri uygulayabilmeleri için firma içi eğitimlerine de önem verilmesi gerekmektedir. İyi eğitilmiş mühendis ve teknisyen olmadan geleceğin güvence altına alınması mümkün değildir. Aynı şekilde, işe uygun eğitim görmüş işçi de verimliliği artıran önemli bir faktördür.

 

Kaynaklar: 

  • C. Başbakanlık, Devlet Planlama Teşkilatı, Dokuzuncu Kalkınma Planı Makina ve Metal Eşya Sanayi Özel İhtisas Komisyonu Raporu
  • Doğu Akdeniz Kalkınma Ajansı, Metal ve Mutfak Eşya Sektör Raporu
  • Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Dış Ticaret İstatistikleri
  • C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Türkiye Makine Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı
Yazıyı paylaşın:
Top
big data blogu