Anket doldur para kazan!
Aksoy Araştırma

Şanghay İşbirliği Örgütü Astana’da Toplandı

sangay-aydin-cingi.jpg

@aydincingi

8-9 Haziran 2017 günleri, Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ)’nün Astana Zirvesi yapıldı. Bu örgütün Şanghay İşbirliği Örgütü olarak anılmasının nedeni, ilk toplantısını Şanghay’da yapmış olması. Bilindiği üzere, ilk kez birkaç yıl önce AKP yönetimi ve lideri Türkiye’nin ŞİÖ’ye katılmasını söz konusu etmişti. Daha sonra küllenen bu konu, Türkiye’nin AB ile –şu veya bu nedenle- anlaşmazlığa düştüğü her vesilede gündeme gelir.  O nedenle bu örgütün bizlerce daha iyi tanınmasında yarar vardır.

ŞİÖ’nün niteliği ve kapsamı

ŞİÖ’nün temel amacı, üye uluslar arasında dış politika ve güvenlik alanlarında eşgüdüm ve işbirliği sağlamaktır. 20 yıl önce “Şanghay Beşlisi” adıyla kurulan örgüt, 5 yıl sonra Özbekistan’ın da katılımıyla altıncı üyesini edinmiştir. Şu anda ŞİÖ’nün tam üyeleri Çin, Rusya, Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan’dır. Bu yıl ŞİÖ’ye Hindistan ve Pakistan da tam üye olarak katılmaktadır. Ayrıca Afganistan, İran, Belarus, Moğolistan gözlemci statüsündedir. ŞİÖ’nün bir de diyalog partnerleri vardır ki, bunlar arasında Türkiye de bulunuyor.

Astana Zirvesi’nde en önemli gelişme, Hindistan ve Pakistan’ın örgüte tam üye olmasıdır. Bu, Şanghay Beşlisi’nden ŞİÖ’ye dönüşmüş bulunan örgüt için ilk “genleşme” anlamına geliyor. Bu iki katılım ile birlikte ŞİÖ, dünya yüzölçümünün %23’ünü kaplayan ülkeleri bünyesinde toplamış olacak.

Nüfus açısından bakıldığında ise, dünyada yaşayan insanların neredeyse yarısı bu örgüt üyesi ülkeleri bünyesinde bulunacak. Ekonomi penceresinden bakarsak, dünya toplam GSYİH’sının şu anda ancak dörtte birini üretmekte olan ŞİÖ üyeleri, büyüme hızları dikkate alınırsa, kısa süre sonra çok daha yüksek bir orana denk düşen bir toplam GSYİH toplamına ulaşacaktır.

Uluslararası oluşmalar açısından özellikleri

Bu arada Astana Zirvesi’nin, birkaç önemli gelişmeyle eşzamanlı olarak gerçekleştiği saptanıyor. Kısa süre sonra yapılacak BRICS toplantısının –yeni üye olacak Hindistan ile beraber- üç üyesi zaten burada bir araya geldi: Çin, Rusya, Hindistan. Öte yandan, Ortadoğu’daki çalkantıların -ABD’nin yoğun katkılarıyla “İran”a odaklandığı bu günlerde, gözlemci üye İran tam üye olmaya davet edildi. Küresel yapılanmayı değiştirmeye yönelik bu davetin, çok anlamlı bir uluslararası politika jesti olduğu açıktır.

Bu arada Astana Zirvesi, ŞİÖ’nün ağır topları Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu’nun başkanları Xi Jinping ve Vladimir Putin arasında ikili görüşmelere platform oluşturmuştur. İki başkan tarafından bu görüşme çerçevesinde ele alınan Afganistan, Kore yarımadası gibi kronikleşmiş sorunların çözümü, bilindiği gibi, biraz da bu türden ikili görüşmelerle olgunlaştırılagelmektedir.

Örgütün yeni ekonomik ve politik boyutları

Şanghay İşbirliği Örgütü, 20 yıl önce 5 ülke arasında kurulduğunda, esas itibariyle, Batı dünyasında oluşmuş bulunan uluslararası işbirliklerini dengeleme çabasına odaklanıyordu. Ancak, arada geçen sürede terör, bölücülük, köktendincilik gibi olumsuzlukların bunalttığı küresel ortam ve koşullar, günümüzde ŞİÖ’ye, denge sağlama çabasının ötesine taşan işlevler yüklemiş görünüyor.

Kaldı ki bu arada, örgütün yönlendirici güçlerinden Çin Halk Cumhuriyeti ve Rusya Federasyonu, kuruluştan bu yana geçen 20 yılda çok farklı bir küresel ağırlık edinmişlerdir. Çin bu sürede görülmemiş bir büyüme oranı tutturarak dünyanın 2. büyük ekonomisi konumuna gelmiş; Rusya ise, Sovyetler döneminin “siyasal kutup” kimliğine kavuşma yolunda her yöne el atarak küresel oluşmaların her birinde söz sahibi olmuştur.

Dolayısıyla ŞİÖ’nün de küresel çapta etkisi doğal olarak yükselmiştir. Hele şimdi dünyanın en kalabalık ve ekonomisi hızla büyüyen ülkesi Hindistan’ın da katılımıyla ŞİÖ’nün önemi daha da artacaktır. Ayrıca Hindistan ve Pakistan gibi, aralarında ihtilaf bulunan iki ülkenin bundan böyle aynı örgüt içinde yer alacak olması, bu ülkeler arasında zorunlu olarak bir işbirliği ve barışçı çözüm arayışı üretecek; bu da, ŞİÖ’nün barış ve istikrarı “bölgesel” ve bir ölçüde de “küresel” düzlemde sağlama işlevinin göstergesi olarak algılanacaktır.

Türkiye bakımından ŞİÖ

ŞİÖ, Çin ve Rusya gibi iki küresel gücün, Hindistan ve Pakistan ile Orta Asya ülkeleri eşliğinde barış ve güvenlik alanlarında eşgüdüm içinde çaba harcaması dünya çapında öneme sahiptir. Bu bakımdan ŞİÖ’nün, Türkiye için de önemi büyüktür. Ancak Türkiye’nin iki yüzyıldır benimsediği yönelim ve Avrupa ile yüzyıllardır iç içe geçmiş tarihi, coğrafyası, “bir barış-bir kavga” ile belirlenen duygudaşlığı, siyasal ve kültürel yapısı ortadadır.

Tek tek bütün ŞİÖ ülkesi ülkeler, Türkiye’nin ilişkilerini gittikçe geliştirmeyi amaçladığı, hatta amaçlaması gereken dost ülkelerdir. Ancak ŞİÖ kurucu üyelerinin, diyalog partneri statüsündeki Türkiye’yi tam üye olarak görmek istediklerine ilişkin somut bir işaret de yoktur. Ayrıca Türkiye Cumhuriyeti’nin yüzyıldır izlediği temel doğrultu ve çoğunlukça içselleştirilmiş değerler, bizi şimdilik ŞİÖ ile -organik bağ kurmaksızın- yakın ilişkiler oluşturmaya yöneltmektedir. Gün gelip Avrupa’ya kızınca AB’ye sırtımızı dönüp yine ŞİÖ üyesi olmaktan söz edildiğinde bu durumu anımsamakta yarar olacaktır.

Aydın Cıngı

@aydincingi

Yazıyı paylaşın:

Aydın Cıngı Hakkında

Mühendislik ve siyaset bilimi eğitimi almıştır. Araştırma kurumlarında politolog olarak çalışmış. Çok sayıda kitap ve makaleleri, kamuoyu araştırmaları, siyaset biliminde sayısal yöntemler, parti sistemleri, demokratikleşme süreçleri, sosyal demokrasi, göçler, toplumlarda küresel geçişlilik, AB, Güney Avrupa, Avrupa ve Türk siyasal tarihi vb. konulara ilişkindir.

Top