Anket doldur para kazan!
Aksoy Araştırma

Rusya’nın Ekonomik Gücü İle Askeri Gücü Arasındaki Orantısızlık

putin-turkakim-projesi-icin-turk-ortaklarimizla-surekli-istisare-ediyoruz_a436277.jpg

Rusya Federasyonu, ekonomik alanda çok gelişmiş olmamasına karşın, ona ilişkin olarak siyasal ve askeri açıdan küresel bir dev algısı vardır. Bunun tam tersi ise, Avrupa Birliği ve hele özellikle Federal Almanya için yıllardır dile getirilen “ekonomik dev ama siyasal ve askeri cüce“ oldukları yolundaki algıdır.

Ekonomik güç kıyaslaması

Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre Rusya’nın 2017 GSYİH’sı (gayrı safi yurtiçi hasıla) 1.469 milyar dolar. Kıyaslamaları çarpıcı kılmak için hemen uçta bir örnek vermek yararlı olacaktır. Yine aynı kaynağın aynı yıl istatistikleri, örneğin Hollanda için 824 milyar dolar; Belçika için ise 491 milyar dolar veriyor. Bunlara Lüksemburg da katıldığında minik “Benelüks” ülkelerinin -GSYİH açısından- büyüklüğünün, dünyanın en geniş topraklarına sahip dev Rusya’nınki kadar olduğu saptanıyor. Ancak Rusya ve Benelüks’ün karşılıklı ekonomik güçleri, siyasal ve askeri ağırlıkları ile kıyaslandığında, çelişki son derecede çarpıcı olmakta.

Durumu daha da görünür kılmak için aynı ekonomik ölçüt –yani GSYİH- esas alınarak başka karşılaştırmalar da yapılabilir. Bu değere göre dünyanın iki askeri devinden biri olan ABD, diğer askeri dev olarak algılanan Rusya’dan 13 kat daha güçlüdür. Dünyada nüfusu en yüksek olan Çin de, toprakları en geniş Rusya’dan 8 kat fazla GSYİH sahibidir. Rusya’dan, buna göre Almanya 2,5 kat, Fransa neredeyse 2 kat, AB’nin bütünü 12 kat büyüktür.

Savaşlar artık göğüs göğüse değil teknoloji –yani ekonomik güç- aracılığıyla yapılıyor ve askeri üstünlük de siyasal ağırlık üzerinde temel bir belirleyici niteliğinde. Bu durumda siyasal gücü dolaylı olarak belirleyen temel etkenin ekonomi olması gerektiği düşünülebilir. Ancak bu mantık Rusya özelinde işlemiyor.

Gerçi Rusya, askeri harcamaları için kendi ulusal ekonomik potansiyelinin önemli bir kesimini harcıyor. Ne var ki bu potansiyel görece düşük. Nitelim ABD, askeri gider olarak her yıl Rusya’nın bu alana seferber ettiği tutarların 10 katını harcıyor. Çin, Rusya’nın harcamalarının 2,5 katını, Almanya ve Fransa bir arada Rusya‘nın 1,5 katını askeri giderlere ayırıyor. O halde ekonomik bakımdan bir orta boy güç olan Rusya Federasyonu nasıl oluyor da askeri açıdan dünyanın iki büyük oyuncusundan biri konumunu koruyabiliyor?

Askeri ve siyasal alanlar

Bunun başlıca nedeni, Rusya’nın Sovyetler Birliği döneminde oluşturmuş bulunduğu nükleer imha kapasitesidir. Bugün Rusya Federasyonu, bir nükleer savaş durumunda, dünyanın herhangi bir noktasındaki düşmanını kendi topraklarında bütünüyle imha edebilme kapasitesine sahiptir. Dünyada, ABD dışında bu olanağa sahip tek ülke Rusya’dır ve nükleer gücün dünya çapında sınırlanmasına dönük çabalar sonucunda, benzer bir kapasiteyi artık bir üçüncü ülkenin edinebilmesi de zordur. Bu ayrıcalıklı konumu, Rusya’yı ekonomik gücünün ötesinde bir siyasal ağırlığa taşımakta.

Öte yandan, dünyanın en önemli ekonomik kutuplarından biri olan AB, parasal gücünü askeri ve siyasal bir ağırlığa dönüştürebilmiş değildir. Bir birliği oluşturan üyelerin zengin ve o birliğin toplamda çok varlıklı olması, ortak bir savunma politikası oluşturulmadığı sürece, yankısını askeri ve siyasal güçte bulamaz. Çünkü “savunma” konusu, AB bünyesinde ulusal bir alan olarak görülmekten çıkmamıştır. Dolayısıyla askeri harcamaları toplamda Rusya’nınkinden daha yüksek olan AB, bu ülkeye kendinden daha önemli bir askeri güç olma olanak ve imgesini kendi eliyle vermektedir.

Ayrıca Rusya Federasyonu, Avrupa enerji pazarının en önemli tedarikçilerindendir. Petrol ve gaz musluklarını kısarak Avrupa’ya enerji konusunda baskı yapmasından çekinilebilir. Bu olgu, Rusya Federasyonu’nun uluslararası siyasal arenalarda ağırlıklı söz sahibi olmasına yol açan bir faktördür. Bu bağlamda enerji hammaddesini satmayan ve böylece girdi sağlayamayan bir Rusya’nın da enerji alamayan Avrupa kadar sorun yaşayabileceği düşünülebilir. Ancak Rus halkının, Avrupalılardan daha farklı milliyetçi motivasyonlara ve ekonomik yoksunluklara dayanma kabiliyetine sahip olduğu ve karşılıklı bir bilek güreşinde ağırlığın Rusya’dan yana olacağı açıktır. Yine de petrol ve gaz tekeline sahip olmayan Rusya’nın bu alanda Avrupa’ya baskı olanağı sınırlıdır.

Yukarıda özetlenen etkenler şu an için Rusya’yı ekonomik yetisiyle orantılı olmanın ötesinde bir askeri ve siyasal ağırlığa sahip kılıyor.

Yazıyı paylaşın:

Aydın Cıngı Hakkında

Mühendislik ve siyaset bilimi eğitimi almıştır. Araştırma kurumlarında politolog olarak çalışmış. Çok sayıda kitap ve makaleleri, kamuoyu araştırmaları, siyaset biliminde sayısal yöntemler, parti sistemleri, demokratikleşme süreçleri, sosyal demokrasi, göçler, toplumlarda küresel geçişlilik, AB, Güney Avrupa, Avrupa ve Türk siyasal tarihi vb. konulara ilişkindir.

Top