Robot yasasına evet, robot vergisine hayır

robotlar-vergi.jpg

Geleceğe ilişkin kanunlar çıkarmak bir hobi değil, vizyon sahibi her politikacının görevi olmalı.

Ülkelerin meclislerinden gözünüzü uzaklaştırıp küresel çapta çıkarılan kanunların ne olduğuna baktığınızda, karşınıza çoğunlukla bugün hiçbir işlevi olmayan, ama geleceğin yeni normali haline gelecek olan konular çıkar.
Mesela bir uzay gemisi sahibi olsanız ruhsatını nereden alacağınızın belirlenmiş olması böyle bir konudur. Yine uzaydan örnek verecek olursak uzaydayken bir astronotun bir başka astronotu, kozmonotu ya da her ne kadar Çinliler tarafından kullanılmasa da onlara atfedilen taykonotu yaralaması da yani uzay hukuku da böyle bir konudur.

Avrupa Parlamentosu’nda son üç dört aydır tartışılan bir konu ise daha yakın geleceğe işaret ediyor. Kamuoyuna robot yasası olarak yansıyan bu kanunla, ileride yapay zekaya sahip hallerini de göreceğimiz robotların birer ülke vatandaşıymışçasına hukuk kurallarına tabi olması konuşuluyor. Öncelik ise oluşturulacak Avrupa Robot ve Yapay Zeka Ajansı ile etik konuları ve hukuki sınırları çizmek. Bununla ilgili kararlar Parlamento’da oylandı ve kabul edildi. Şimdi sıra, meşhur AB müktesebatına uyum sağlanması için gerekli kanunları çıkartmakta.

Ama Avrupa Parlamentosu’nda robotlarla ilgili tartışılan bir konu daha var. Daha doğrusu düne kadar vardı. O da robot sahibi şirketlerin, sahip oldukları robotlar için vergi ödeyip ödemeyeceğiydi. Robot vergisini savunanlar şirketlerinde, fabrikalarında çalıştırdıkları robotlar nedeniyle işsiz kalacak kesimin bu vergilerle finanse edilebileceğini öne çıkartıyordu. Karşı çıkanlar ise bunun işverenlere ek bir yük getireceği, bu nedenle robot kullanımından elde edilen başta maliyet olmak üzere pek çok avantajın yitip gideceğinden endişe ediyordu. Yapılan oylamada oy çokluğuyla robot vergisi reddedildi. Tam 85 üyenin çekimser olduğunun açıklanması ise kafalardaki soru işaretlerinin henüz giderilmediğini gösteriyor.

Tam bu noktada, robotların hepsinin Hollywood filmlerinde gördüğümüz tipteki robotlardan olmadığını belirtmekte fayda var. Fabrikalarda kullanılan ve çoğunlukla işi bir parçayı üretim bandının üzerine taşımak, birkaç vida sıkmak vb. işler olan tek kollu endüstriyel robotlar uzun zamandır yaşamımızda aslında. Merkezi Frankfurt’ta bulunan Uluslararası Robot Federasyonu’nun (IFR) verilerine göre global endüstriyel robot pazarının büyüklüğü 46 milyar dolar seviyesinde. Sadece 2015’teki artış oranı ise yüzde 15 civarında. Bir başka yazıda bahsedeceğim Endüstri 4.0 ve akıllı fabrikalara geçişle birlikte pazarın ve artış oranının hızlı bir ivme yakalayacağı kesin gibi. Bir sonraki robot nesli ise hasta ve yaşlı bakımı için evlerimizde bizlerle birlikte yaşayacak. Belki markete gidip ekmek, süt falan almayacak ama sizi 7/24 gözleyerek sağlığınızı kontrol altında tutmanızı sağlayacak, hatta acil bir durumda hastanelerle iletişime geçip ambulans çağırabilecek.

Robot vergisi ev robotları için düşünülmüyordu zaten ama çıkan ret kararı ile işverenlerin derin bir nefes aldığı kesin. Türkiye gibi yeni vergi kalemleri yaratmada yeteneklerini esirgemeyen uzmanların olduğu ülkelerde bu durum ne olur şimdiden bilmek mümkün değil. Ama çok değil, 2020’li yılların ikinci yarısında insanlığın ayrılmaz bir parçası haline gelecek robotlara yönelik bu tip bir kararın alınıp vergi oranlarının açıklanmasına da hazırlıklı olmak gerek.

* * *
Ben Melih Çelik. 2000 yılından bu yana başta bilişim medyası olmak üzere pek çok farklı yayında teknolojinin kendisini ve yaşamı nasıl dönüştüreceğini yazıyor, anlatıyorum. Ekomonitör’deki bu ilk yazımda ülkenin referanduma kilitlenmiş gündeminden biraz olsun başınızı kaldırıp geleceğe bakmanızı istedim. Hem zaten, referandumda ne sonuç çıkarsa çıksın, bu robotlar bir şekilde hayatımıza girecek, bu nedenle şimdiden hazır olmakta fayda var.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum