Mekan’ın Sahibi Geldi: Aramco

105249533-RTX67GXM-1.jpg

Dr.Caner Özdurak

Veliaht Prens Muhammed, kadınlara yönelik araba kullanma yasağını kaldırıp Suudi Arabistan kapılarını sinema ve eğlence kültürüne açarak minimal bir Rönesans hareketi başlamış gibi görünüyor. Muhammedi’in bir diğer önemli hedeflerinden biri de ülke ekonomisinin petrole bağımlı olan yapısını diğer sektörlerle çeşitlendirerek azaltmak. Bu yolda attığı diğer adımlardan biri olan Suudi Arabistan devlet petrol şirketi Aramco’nun halkı arzı ise 6 Aralık 2019’da gerçekleşti.

Değerlemeler Suudi prensin önceden hedeflediği 2 trilyon doların altında kalmadığı için Kasım’ın sonlarına doğru Bank of America’dan Soofian Zuberi, Citigroup’dan Tyler Dickson ve Morgan Stanley’den Henrik Gobal gibi üst düzey bankacılarla stresli bir toplantı yaptığını gazetelerden okumuştuk. Uluslararası pazarlarda 1.5 trilyon dolar olması beklenirken yerli pazarda halka arz değerinin 1.6 trilyon ile 1.7 trilyon arasında olması bekleniyordu. Sonuç olarak Aramco 1,7 trilyon dolarla dünyanın halka açık en büyük şirketi olurken 25,6 milyar dolarlık hisse sattı. Buna rağmen yabancı yatırımcıların iklim değişikliği ve küresel ısınma, siyasi riskler ve kurumsallıksan uzak bir şirket yönetimi olması nedeniyle talebin çoğu bir kısmı prens tarafından “telkin” edilerek ikna edilen yerli yatırımcılardan oluştu.

Apple’ın 1,1 trilyon dolarlık piyasa değerini geride bırakan Saudi Aramco, dünyanın en değerli şirketi olurken bu liderliğini ilerleyen yıllarda ne kadar sürdürebileceğini hep beraber takip edeceğiz. Bununla birlikte özellikle enerji ekonomisi üzerine çalışan akademisyenler için de önümüzdeki yıllarda önemli bir araştırma sahası olacaktır. Aramco halka arzının diğer enerji devi şirketlerin hisselerine de pozitif etki yapacağı düşünülse de orta vadede kalıcı bir etkisi olup olmayacağı konusunda biraz çekimserim. Daha önce Prof.Dr. Veysel Ulusoy ile birlikte kaleme aldığımız  “The Impact of Oil Price Volatility to Oil and Gas Company Stock Returns and Emerging Economies” başlıklı makalemizin sonuçlarına göre enerj şirketi hisse getirileri petrol fiyatlarında şoklardan farklı şekillerde etkliniyor. Örneğin Exxon ve Chevron gibi küresel enerji sektörünün önemli oyuncularının hisse senedi getirilerinde negatif ve pozitif şoklar neredeyse simetrik bir belirsizlik yaratırken Hess Corp hisse getirilerinde negatif şoklar pozitif şoklara göre daha fazla belirsizlik yaratmaktadır. Conoco Phillips hisse getirilerinde pozitif şoklar negatif şoklara göre daha fazla belirsizlik yaratmaktadır. BP’nin hisse getirilerinde ise petrol krizi dönemi ile incelenen bütün dönem arasında davranış farklılıkları gözlenmiştir. 4 Ocak 2000 ile 9 Şubat 2017 arasındaki dönemi içeren veri setini kullanarak ürettiğimiz modellere göre, petrol krizi sürecine denk gelen dönemde (çalışmada 1 Kasım 2017 ile 9 Şubat 2017 arasını kapsayan bir altkümeyi “küresel petrol krizi” olarak tanımlamıştık) pozitif şoklar negatif şoklara göre daha fazla belirsizlik yaratırken 2000-2017 arasındaki bütün döneme baktığımızda negatif şokların pozitif şoklara göre daha fazla belirsizlik yarattığını görmekteyiz. Bu nedenle özellikle kurumsal yönetişim ve finansal raporların güvenilirliği konularında sürekli sorgulanacağını düşündüğüm Aramco hisselerinin performansını ve küresel emsallerinin performanslarında yaratacağı etkiyi merakla bekliyorum.

Yazıda alıntı yaptığım makalenin tüm metinini okumak isteyenler https://www.econjournals.com/index.php/ijeep/article/view/5779 bağlantısından makaleye ulaşabilirler.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum