“Kuşak ve Yol” Girişimi

Uluslararası  “karşılıklı bağımlılık” fikrinin gittikçe hızlanarak yol aldığı günümüzde, 14-15 Mayıs 2017 günlerinde, Çin’in başkenti Pekin’de, küresel dönüşümlere damga vuracak iddiada bir uluslararası toplantı düzenlendi. Kuşak ve Yol Forumu adıyla nitelenen, ama “One Belt-One Road” deyişinden esinlenerek uluslararası çevrelerde OBOR diye de anılan bu girişim, dünyanın 70 kadar ülkesini kara ve denizden kapsamlı bir ulaşım ağıyla birbirine bağlamayı öngörüyor.

Söz konusu ağ için seferber edilecek takriben 1 trilyonluk fon Dünya Bankası, Asya Altyapı Yatırım Bankası gibi finans kurumları ve başta Çin, güzergah ülkeleri tarafından karşılanacak. Söz konusu güzergah üzerinde Türkiye de bulunuyor. Fon otoyollar, enerji hatları, demiryolları, limanlar gibi altyapı tesislerinin inşası için seferber edilecek. Bu projeyle, dünya ekonomisinin -Asya, Orta Asya, Afrika, Orta Doğu ve Avrupa’yı içine alan- %40’ının gelişme yönünde etkilenmesi planlanıyor.

İpek Yolu ve onun insanlık tarihindeki rolü herkesçe biliniyor. Ancak günümüzün “ipek yolu” olma iddiasındaki OBOR projesi ilk kez Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı Xi Jinping tarafından, Eylül 2013’te, Kazakistan’da ortaya atıldı. Girişim, daha sonra Ekim 2013’te, yine Xi tarafından bu kez Malezya’da ve İpek Yolu’nun deniz ulaşım versiyonu olarak da açıklandı. Dolayısıyla girişim bir Çin “yapımı”. Esasen konuyu küresel düzlemde ele almak için oluşturulan uluslararası forum da Pekin’de toplandı.

Katılım ortaya atılan projenin kapsamıyla orantılı oldu. 70’ten fazla ülkeden ve 40’tan fazla uluslararası örgütten toplam 360 yabancı konuk katıldı. Bunların bir kesimi Çin yöneticileriyle ve kendi aralarında ikili görüşmeler yaptı. Forum sürecinde, 18 ülke ve 8 uluslararası örgütü kapsayan 32 adet ikili ve çok taraflı işbirliği anlaşması imzalandı. Çin Halk Cumhuriyeti Başkanı Xi, Çin’in dünyada öncü ve “norm” belirleyici bir ülke konumuna yükselmiş olduğu algısını hazır bulunan liderler ve ilgili dünya kamuoyu gözünde de pekiştirme olanağı buldu.

Genelde olumlu karşılanan projeye kuşkuyla bakan ülkeler de var. Açılış konuşmaları bağlamında, Çin’in 2016’da, güzergah ülkeleriyle 1 trilyon dolardan fazla ticaret yaptığı; bu ülkenin, önümüzdeki 5 yıl içinde, 600 milyar dolar dış yatırım çekmeyi, 750 milyar dolar dışarıya yatırım yapmayı planladığı ve bu sürede yurtdışına yolculuk gerçekleştirecek Çinli sayısının 700 milyonu aşacağı açıklandı. Bu sayısal verilerden ürken ülkelerin de bulunmadığı söylenemez. Başta, Çin’in bölgede emperyal bir güç olma çabasını vurgulayan Hindistan, İngiltere ve dış ticaret fazlasıyla ünlü Almanya da -bu alanda en büyük rakibi Çin’in işine yarayacağı düşüncesiyle- projeye ilişkin kuşkular belirttiler. Ancak Çinli yetkililer, Kuşak ve Yok Girişimi’nin bir tür “kazan-kazan” projesi olup yararının kalkınma çabası olarak tüm güzergah ülkelerine aynı derecede yansıyacağı görüşünün altını çizdi.

Girişimin, sürdürülebilir küresel kalkınmaya sağlayacağı yararlar pek çok en üst düzey yabancı katılımcı tarafından dile getirildi. Nitekim Birleşmiş Milletler genel Sekreteri Antonio Guterres, Kuşak ve Yol’un 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Programı ile benzer amacı hedeflediğinin altını çizdi. Öte yandan, yolun geçtiği ülkelerde halklar ve yöneticiler arası karşılıklı güvenin oluşup pekişeceği ve projenin, daha küçük çapta benzer projelerle birleştirilerek küresel etkisinin artırılabileceği saptandı.

İçinde bulunduğumuz hızlı küreselleşme dönemi dünyaya hem büyük fırsatlar sunuyor hem de önemli riskler getiriyor. İletişim patlaması sayesinde 24 saat durmadan işleyen bir küresel alışveriş düzeni var. Dünyanın bir noktasında gerçekleşen performans, anında dünyanın öbür ucunu etkiliyor. Ne var ki, buna, riskler de dahil. Dünyamızı ortaklık içinde optimal düzeyde paylaşma (iklim değişikliği, ekosistem kaybı, su kıtlığı); yaşama olanaklarımızın sürdürülebilirliği (yoksulluk, terör, silahlı çatışma olasılıkları, bulaşıcı hastalıklar) ve yetersiz ortak kurallarımız (nükleer yayılma, zehirli atıkların sonu, ticaret/finans/vergileme kuralları) gibi küresel/ortak sorunlarımız var.


Aydın Cıngı

@aydincingi

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum