Çin Komünist Partisi 19. Ulusal Kongresi’nden İzlenimler

N-1.jpg

Pekin’deki görkemli Halk Sarayı, 18 Ekim’den başlayarak bir hafta boyu, yine bir tarihsel toplantının katılımcılarını konuk ediyor. 18 Ekim 2017 tarihinde Çin Komünist Partisi (ÇKP)’nin 19. Kongresi Pekin’de bu sarayın görkemli salonunda açıldı. Bu buluşma, 1921’de Şanghay’da kuruluşundan bu yana 19. buluşma. Bir önceki yani son kongre 2012’de düzenlenmişti.

Çin’in önümüzdeki 5 yıl boyunca izleyeceği rotayı belirleyecek olan kongreye, 90 milyon ÇKP üyesini temsilen 2.300 kadar delege ve 3.000’i aşkın sayıda yerli ve yabancı basın yayın mensubu katılıyor. 5 yıllık dönemin üst yönetici kadrolarının da saptanacağı kongrenin doruk noktasına, aslında daha ilk günde, Başkan Xi Jinping’in açış konuşmasıyla ulaşılmış oldu.

Başkanın açış konuşması üç buçuk saat kadar sürdü ve önümüzdeki 5 yıllık döneme ilişkin unsurlar içermekle kalmadı; ÇKP’nin bu yüzyıl ortasına kadarki perspektiflerine ve dünya tasavvuruna da ışık tuttu. Xi, bu çerçevede, ülkesi için her biri birçok bileşenin gerçekleşmesine bağlı iki “makro” hedef belirledi: Bunlardan birisi, Çin’in bir refah toplumu, mutlu insanların güzel ülkesi olması; diğeri de dünyanın lider ülkesi konumuna gelmesi.

ÇKP, hedeflerden ilki için ,bugünden başlayarak çaba harcayacak ve bu yüzyılın ortasında Çin, müreffeh ve mutlu insanların yaşadığı bakımlı ve güzel bir ülke olma hedefine ulaşmış olacaktır. Bu amaçla öncelikle yoksulluk ve yolsuzlukla kararlılıkla mücadele edilecektir. Üretim süreçleri, inovasyona yönelerek yüksek oranda bilgi yoğun girdi içerecek ve bu yolla hızlı büyüme sürdürülecektir. İklim değişikliği konusunda ise Çin, -ABD’nin Paris Anlaşması’ndan çıkmasına yönelik eleştiriler bir yana- temiz bir çevrenin tüm insanlığın hakkı olduğu ve küresel anlamda paylaşılan değerlerin, bazı ülkeler kendi içine kapandığı takdirde korunamayacağı bilinciyle davranacaktır…

ÇKP, Çin’in küresel çapta önder ülke olması yolunda belirlediği hedefe ulaşmak için ise, araç olarak, “yumuşak güç” ve gerekirse yararlanabileceği bir “muharip güç” kullanma olanağına sahip olacak. ÇKP, ülkelerin içine kapanmadığı ve korumacılığa sapmadan uluslararası işbirliğine açık olduğu bir küresel ortam öneriyor. Bu bağlamda, Çin’in yumuşak gücü olarak Kuşak ve Yol Girişimi türünden yaratıcı projeler, bu ülkeyi dünyanın her tarafındaki partnerleriyle birlikte refaha yönelme yolunda etkili kılacak. Esasen bu dönemde Çin, ABD’nin bir ölçüde içine kapanarak boşalttığı uluslararası alanları doldurarak “önder ülke” konumuna gittikçe yaklaşıyor. Yumuşak güç yeterli olmadığı takdirde veya dışarıdan gelecek zorlama olasılığında elde caydırıcı bir silahlı güç bulundurulması ÇKP açısından önemli. Xi, bu amaçla Çin’in modern silahlarla donanmış, her türlü savaşı kazanabilecek çapta bir orduya sahip olması gerektiğini savunuyor.

Bundan çeyrek yüzyıl önce düşük sosyal ve ekonomik göstergelere sahip olan Çin şimdi küresel lider olmaya talip olma aşamasına nasıl geldi? Bu sorunun yanıtı, Çin’in sosyalist sistemi kendi ulusal karakteristiklerine uyarlayarak uygulamasındadır. Nitekim Xi, 19.Kongre’de de, ÇKP’nin temel Marksist ilkeleri çağdaş Çin’in gerçekleriyle bütünleştirmesi gerektiğini belirtti.

Çin, ekonomisini 1970’lerin sonlarında gerçekleştirdiği reformlar sayesinde dönüştürdü ve şu anda dünyanın ikinci büyük ekonomisi oldu. Bu kalkınmanın temelinde piyasa ekonomisi ve sosyalist devlet yönelimi vardır. Şu anda da özel sektör desteklenip yüreklendirilmekte; ama devlet sektörü, büyüme ve yatırımın esas sürükleyicisi rolünü üstlenmeyi sürdürmektedir.

Çin’in yakın tarihi, bir ulusal kurtuluş ve bağımsızlık hareketi, kalkınma ve modernleşmeye yönelik reform ve Çin’in refah toplumu ve küresel güç olmaya yöneliş süreçlerinin toplamıdır. İlk iki sürecin mimarları Mao Zedong ve Deng Xiaoping olmuştur. ÇKP 19. Ulusal Kongresi, üçüncü aşamanın mimarı olarak Xi Jinping’in de Çin tarihinde bu iki büyüğün yanında yer alacağını şimdiden gösteriyor.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum