Blockchain’de zincirin zayıf halkası olmak

Blockchain-Data-Storage-Business-Model.jpg

Blockchain kavramına şimdilik olmak kaydıyla yabancı olabilirsiniz, ancak bu yıl sona ermeden bazılarınız konunun uzmanı olmak durumunda…

Blockchain, Türkçe’ye blok zinciri olarak da çevrilen bir kavram. İyi ama ekonominin, finans dünyasının ve aşağıda örneklerini bulabileceğiniz farklı sektördeki uygulamaların bir zincirle alakası ne?
Bu kavrama aşina olanlarınız, Blockchain’in bir kripto para birimi olan Bitcoin ile birlikte anıldığını anımsayacaktır. Evet, ikisini birbirinden ayırmak mümkün değil, ancak Blockchain olmasaydı Bitcoin de olmayacaktı, bunun farkında olmak gerekiyor. Çünkü Blockchain temel itibariyle, yapılan her bir işlemin şifrelendiği, verilerin milyonlarca bilgisayarda tutulabildiği şeffaf ama örneğin bir para akışı söz konusuysa bir önceki adımın kim tarafından gerçekleştirildiğinin bilinebildiği gelişmiş dağıtık bir veri tabanından ibaret. Bu veritabanı üzerinde yapılan işlemlere dair kayıtlar birden fazla noktadan aynı anda onaylanabildiği için de veri güvenliğini ön planda tutan başta finans olmak üzere hemen her sektör için cazip hale geliyor.

Merkez Bankaları bunu sevdi
Blockchain’in yukarıda bahsettiğim yapısı, özellikle para transferleriyle ilgili akışları kontrol altında tutmak isteyen merkez bankaları için bulunmaz bir nimet. Bunun farkında olan pek çok ülkedeki ilgili kurumlar harıl harıl biz bu teknolojiden nasıl faydalanırız sorusunun yanıtını arıyor. Aynı ilgi elbette özel bankalar ve aracı kurumlar için de geçerli. Karşımızdaki öncelikle çözülmesi gereken sorunsa şu aşamada yeterli uzmanın bulunmaması.

Bu noktada devreye kimileri belki 5-10 kişiden oluşan yenilikçi FinTech şirketleri çıkıyor. Finansla teknolojiyi buluşturan çözümler sunan bu şirketlerin odağında Blockchain ile yapay zekayı buluşturmak dâhi var. Bankaların kendi içinde yetkin insan kaynağına ‘henüz’ sahip olmaması, bu minik girişimlerin milyonlarca müşterisi olan bankalarla çalışabilmesini sağlıyor. Yapılan araştırmalara göre bankacılık sektörü içinde bulunduğumuz 2017’de Blockchain’den faydalanabilmek adına ortalama 5 milyon dolar yatırım yapacak.

Merkez bankalarının bu teknolojiyi yakından takip ettiğinden bahsetmiştim, birkaç örnekle ilerleyelim. Mesela Çin Merkez Bankası, Blockchain temelli teknolojilerin kullanımını 5 yıllık kalkınma planına dahil etti. İngiltere, Singapur, Kanada, Rusya, Güney Afrika, Nijerya, Avustralya, Güney Kore gibi ülkelerin öncelikli gündemleri arasına girmiş durumda. Dubai’de kurulan Blockchain odaklı merkezde, aralarında IBM ve Microsoft gibi teknoloji dünyasının önde gelen firmalarının da bulunduğu 40 kadar üyeye sahip. Ülkelerin sayısını artırmak mümkün, ama gelin yazıyı daha fazla uzatmadan Blockhain’in neden sadece finans sektörü için ideal bir çözüm olmadığını konuşalım.

Seçimler, kanser araştırmaları, sosyal yardımlar, akıllı sayaçlar…
Blockchain’in son tahlilde güvenilir yapısıyla sektör bağımsız olarak yaygınlaştığından bahsetmiştim. Örneklerle ilerleyelim; mesela Rusya, tüm sektörlerdeki teknolojik altyapıyı Blockchain uyumlu hale getirmek için kendisine hedef olarak 2019’u seçti. Rusya ve Avustralya aynı zamanda bu teknolojiyle seçimlerin nasıl daha güvenli hale getirilebileceği, olabilecek hilelerin nasıl önlenebileceği üzerine çalışıyor.

ABD’de kullanılacak tüm sağlık ürünlerinin onayından sorumlu FDA, IBM ile kanser araştırmalarının hızlanması ve tedavilerin güvenliğinde Blockchain kullanımı üzerine çalışma başlattı. İngiltere ise sosyal yardımların yönetiminde, yani hangi yardımın ne amaçla ve nerede kullanıldığının takibi için bir proje üzerinde çalışıyor. Uluslararası bir yarışmada birinciliği, akıllı sayaçları Blockchain temelli bir sistemle kontrol ederek enerji tasarrufu sağlayan bir proje kazanmıştı. Letstalkpayments.com’dan aldığım aşağıdaki infografikte oyun dünyasından dijital içeriklerdeki telif kontrolüne, hatta 5G ile hayatımızın her noktasına girecek nesnelerin interneti (IoT) çözümlerine kadar finans dışı pek çok alanda Blockchain ile proje geliştirildiğini görebilirsiniz.


Bu yazının yayına girdiği sıralarda Avrupa Parlamentosu Blockchain’in yaşamı nasıl değiştireceğine dair 28 sayfalık kapsamlı bir rapor yayınladı. Konuya Avrupa’nın gözünden bakmak isterseniz “How blockchain technology could change our lives” başlıklı raporu inceleyebilirsiniz.

Bu yazıda sizlere Türkiye’den öne çıkıp dünyada takdirle karşılanan Blockchain projelerinden de bahsetmek isterdim. Ancak ülkemizde konu şimdilik farkındalık oluşturma seviyesinde bulunuyor. Özellikle Bankalararası Kart Merkezi ve FinTech İstanbul platformunun önemli çalışmaları var.

Kamu tarafına baktığımızda Merkez Bankası’nın alt birimlerinde konunun değerlendirildiğine eminim, ancak döviz kurlarıyla ve politik müdahalelerle uğraşmaktan pek fırsat bulamadıklarını düşünüyorum. Umarım, İstanbul’u küresel bir finans merkezi haline getirmek isteyenler, küresel finans sektörünün ve küresel ekonominin nasıl bir dönüşüm içinde olduğunun farkındadır. Aksi takdirde Türkiye Blockchain konusunda zincirin zayıf halkası olmaktan öteye gidemeyecek…

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum