Anket doldur para kazan!
Aksoy Araştırma

Biz ne ara buraya geldik yahu?

confusion.jpg

Dolar, bu sabah itibariyle 4,55 TL. Euro 5,35 TL’yi gördü.

Çok değil tam bir yıl önce Ekonomistler Platformu instagram hesabında yaptığımız bir paylaşımı aşağıya ekliyorum.

Gördüğünüz üzere 2 Mayıs 2017 tarihindeki Dolar kuruna göre tam 1 TL değer kaybetmiş Türk Lirası. Euro’da ise durum biraz daha vahim. Değer kaybı her bir Euro için 1,7 TL’ye ulaşmış. Yani o gün dolar alan vatandaş, her 1 Dolar için 1 TL servetini arttırmış. Euro alan ise 1,7 TL daha fazla varlıklı hale gelmiş.

**

Peki, biz ne ara buraya geldik yahu?

Şaşkınlık ifade eden bu söz, bir anda gelişen olaylar için sık kullandığımız cümlelerden biri.

Bugün dövizde yaşadığımız süreç için ise bir anlam ifade etmiyor. Zira bir anda gelmedik bu noktaya. Neredeyse son beş yıldır bugünlere doğru koşar adım geldiğimizi defalarca biz de diğer ekonomistler de yazıp çizdik. Bu süreçte başta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) olmak üzere tüm ekonomi politikası yönetimi ise bizimle birlikte izledi.

Dövizdeki her atakta hem yerliler hem de yabancılar, TL’nin daha fazla değer kaybedeceği beklentisine girdiler. Öte yandan Türkiye’nin geçmişten bu yana artarak gelen dış borçlarının ödeme vadelerine yaklaşıyor olmamız, artan cari işlemler açığı, olumsuza dönen beklentilerin ekonomik temelini de oluşturdu.

Bu süre içerisinde ekonomi yönetimine düşen, somut adımlarla beklentilerin en azından daha olumsuz hale gelmesini engellemek ve yukarıda saydığım ekonomik sorunlara kalıcı çözümler üretecek adımlar atmaktı. Bu da eğitim ve hukuk başta olmak üzere birçok alanda reformların gerektiği anlamına geliyordu.

Ancak reform yapmak ve önlem almak bir yana hem para politikasında hem de ekonomi politikasının diğer bileşenlerinde iyileştirme yerine, başta bütçe disiplini olmak üzere iyi seyreden başlıklara da zarar verecek adımlar atmakla meşgul olduk.

Önümüzdeki dönemde de bu sürecin devam etmesi bugünkü siyasi konjonktürde pek mümkün görünmüyor. Bu da TL’nin üzerindeki baskının daha da artacağı anlamına geliyor. Peki ne yapmak lazım?

Adım adım yazalım.

Kısa vade:

1. Daha önce de ifade ettim. Faiz arttırımı ya da TCMB’nin atacağı adımlardan çok daha etkili olacağına inandığım bir açıklamanın gelmesi gerekiyor. Nedir bu açıklama? Sözde kalmayacak bir biçimde TCMB’nin bağımsız olduğunu net bir şekilde en yetkili ağızdan duymak. Bu açıklama bile ateşin zayıflamasını sağlamaya tek başına yetecek.
2. TCMB’nin Türkiye ekonomisinin karşı karşıya olduğu küresel ve ulusal gerçekleri baz alarak anlaşılabilir bir para politikası patikasına geri dönmesi.
3. Haziran’daki genel seçimler ve Mart’taki yerel seçimlerin ekonomik disiplini bozmayacağına ilişkin işaretlerin verilmesi.
4. OHAL’in kaldırılması ve normalleşme sürecine geri dönülmesi.

Bu adımları attığımızda en azından TL’nin değer kaybını küresel gelişmelerle birlikte değerlendirebileceğimiz bir sürece girmemiz mümkün olacak, iç gelişmelerin etkisini azaltmış olabileceğiz.

Uzun vadede atacağımız adımlar ise zaten hep aynıydı.

Yeniden piyasa kurallarının işlerliğini sağlayacak adımları atmamız gerekiyor. Hukuk ve eğitim başta olmak üzere Türkiye’nin orta ve uzun vadede rekabetçiliğini geliştirecek, ihracatını arttıracak dolayısıyla cari açığını azaltacak önlemlerin alınması gerekiyor.

**

Hem kısa vade hem de uzun vadede atılması gereken adımların kararlı bir biçimde atılması maalesef bugün içinde bulunduğumuz ortamda mümkün görünmüyor.

Dolayısıyla her hafta yeni rekorları da görmemiz olası.

**

Başa dönersek…

Siz de hala “biz buraya ne ara geldik yahu?” diyenlerdenseniz, biraz daha gözlerinizi açıp, son döneme bir daha alıcı gözle bakın, değerlendirmenizi yeniden yapın.

O gözle bakınca siz de göreceksiniz.

Yaklaşıyordu zaten yaklaşmakta olan.

Yazıyı paylaşın:

Dr. Oğuz Demir Hakkında

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden ekonomi alanında doktora derecesine sahiptir. Halen İstanbul Ticaret Üniversitesi İngilizce İktisat Bölümünde öğretim üyesi ve aynı üniversitenin AB Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü olarak görev yapmaktadır. Ekonomistler Platformu Yönetim Kurulu Başkanlığını 2009’dan bu yana yürütmektedir.

Top
big data blogu