75 milyon doları hak eden üniversitemiz var mı?

75milyon-dolari-hak-eden-universite.jpg

Bir Türk, ABD’deki bir üniversiteye yeni bir enstitü kurulması için tam 75 milyon dolar bağışladı. Haber yayılır yayılmaz da neden Türkiye’ye yatırım yapmadı eleştirileri başladı. Aşağıdaki bilgileri de tartıya koyup düşünün, siz olsanız ne yapardınız?

ABD’de Trump yönetiminin ve hemen ardından İngiliz hükümetinin aldığı kararlarla İstanbul’dan bu ülkelere yapacağınız ziyaretlerde cep telefonundan büyük elektronik cihazları kabin içinde taşıyamayacağınızı duymuş olmalısınız. Arkasında çoğu kişiye göre ekonomik gerekçeler olan bu uygulamanın sizi potansiyel terörist ilan etmesi son derece üzücü bir durum. Ülke olarak listede yer almamız ise maalesef itibarımızın ne kadar gerilediğini gösteriyor.

Durum her zaman böyle değildi elbette. Buradan giden ya da orada doğu büyüyenlerin başarı hikayelerinden etkileyici bir kitap çıkabilir rahatlıkla. Bu kitaba bilimde ilk Nobel ödülünü alan Prof. Dr. Aziz Sancar’ı ya da şahsen ileride Nobel alabileceğini düşündüğüm, geçtiğimiz yıllarda Forbes ve MIT Technogy Review gibi kalburüstü yayınlar tarafından 30 – 35 yaş altı en başarılı bilim insanları arasında gösterilen Dr. Canan Dağdeviren’i ekleyebiliriz.

Dün medyaya yansıyan bir haber ise Facebook’un kurucularından sonraki ilk çalışanı olan Taner Halıcıoğlu ile ilgiliydi. Halıcıoğlu, Kaliforniya Üniversitesi’nin San Diego Kampüsü’nde bir “Halıcıoğlu Veri Bilimi Enstitüsü”nün açılması için tam 75 milyon dolar bağışladı.

Çıkan haberlerdeki yorumlara bakıldığında bazı yorumların milliyetçi duyguların da etkisiyle, “Neden Türkiye’ye yatırım yapmadı?” olduğunu gördüm. İstese yapabilirdi elbette. Fakat istediği sonucu alabilir miydi orası biraz şüpheli.

Kaliforniya Üniversitesi’nin sitesine girdiğinizde karşınıza çıkan ilk görselde, üniversitenin lisansüstü eğitim alan öğrencilerinin her yıl tam 600 yeni buluş gerçekleştirdiği bilgisi karşınıza çıkıyor. UCLA ve Berkeley gibi sadece ABD’nin değil, dünyanın en prestijli eğitim kurumlarını bünyesinde bulunduran üniversitede yapılan bilimsel çalışmalar ve geliştirilen teknolojiler arasında neler mi var?

  • Cep telefonunuzun bir DNA detektörüne dönüştürülmesi
  • Kendi kendine gidebilen sürücüsüz araçların ulaşım sektörüne etkilerinin ölçülmesi
  • Aşırı zayıflamaya neden olan Aneroksiya hastalığının arkasındaki genin tespit edilmesi
  • Yılan zehrinin etkilerini ortadan kaldırarak belki de milyonlarca insanın hayatını kurtarabilecek bir moleküler jel üretilmesi
  • Cep telefonunuzu 30 saniyede şarj etmenizi sağlayacak, elektrikli otomobiller için de kullanılabilecek tamamen çevre dostu bir şarj/batarya teknolojisi

Liste uzun, dediğim gibi lisansüstü öğrencileri her yıl 600 buluşa imza atıyor. Sadece Berkeley’deki fakültelerin 7 Nobel ödülü bulunuyor. Mezunlara baktığınızda ise alınan Nobel ödülü sayısı 29. Halıcıoğlu’nun bağış yaptığı San Diego Kampüsü de çok geride sayılmaz. Toplamak istedikleri toplam bağış miktarı dudak uçurtan cinsten: Tam 2 milyar dolar! 2012’de başlatılan kampanya ile bugüne kadar 1.2 milyar dolar toplanmış. Karşılaştırma için en fazla bütçeye sahip üniversitemiz olan İstanbul Üniversitesi’nin toplam bütçesinin 2016 başında 1 milyar TL’yi geçtiğini aklınıza getirebilirsiniz.

Şimdi burada bir mola verip Türkiye’deki eğitim sistemini gözünüzün önünde canlandırın. 6-7 yıl sonra dünyamızın en büyük 10 ekonomisi arasına girmeyi hedefleyen ülkemiz, uluslararası bir test olan ve öğrencilerin yalnızca bilgi seviyesini değil, okuduğunu anlayıp anlamadığını da ölçen PISA’da ancak 50. sırada kendine yer buluyor.

Üniversitelerimiz için durum hem iyi hem de kötü. QS World University Rankings gibi, dünya genelinde 80 ülkeden 900’den fazla üniversitenin sıralandığı listelere sadece Bilkent, Sabancı, KOÇ, ODTÜ, Boğaziçi ve İTÜ gibi kurumlarımızla 400 ve sonrasındaki sıralarda yer bulabiliyoruz. Bununla birlikte üniversitelerimizin toplam patent başvurularında da artış var. 2012’de bu sayı 268 iken, 2016 sonunda 974’e yükselmiş durumda. Tabii bunun ülkedeki tüm üniversiteleri kapsadığını belirtmeliyim.

 

Şimdi lütfen kendinizi Kaliforniya Üniversitesi’ne 75 milyon dolar bağışlayan Taner Halıcıoğlu’nun yerine koyun. Eğer amacınız gerçekten bilim ve teknoloji üreten bir enstitüyü hayata geçirmekse bağışınızı nereye yapardınız?

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum