Futbolcu fabrikası Portekizlilerin sırrı ne?

benfixa.jpg

2018 yılının Şubat ayında Ali Koç, Fenerbahçe’de başkanlık çalışmalarına devam ederken “Avrupa’nın büyük kulüpleri gibi bir yapı kurmak yerine Shakhtar Donetsk ve Benfica gibi bir yapı kurabiliriz” açıklamasında bulunmuştu. Bu cümlenin altında yatan sebepler arasında Benfica ve Shakhtar’ın yaptığı astronomik oyuncu satışları yoktu elbette.

Ali Koç, bu örnekleri verirken dernek-üyelik yapısı, kulübün yarattığı gelir modelleri ve küresel pazarlama stratejileri gibi pek çok farklı durumu da düşünmüştü. Örneğin; Benfica, dünyanın resmi olarak en fazla üyesine sahip kulübü konumunda. 270 binden fazla resmi üyeye sahip Benfica, Avustralya’dan Brezilya’ya, Malezya’dan Mozambik’e Benfica, tam 21 farklı ülkede ve her kıtada derneği bulunan, idaresinde taraftarların muazzam söz sahibi olduğu eşsiz bir kulüp.

Taraftarının desteğini futboluna da yansıtmış bir kulüp olan Benfica, 36 lig şampiyonluğu ile birlikte 26 Portekiz Kupası, 2 tane de Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası(yeni adı ile Şampiyonlar Ligi) sahibi.

Porto’da tıpkı Benfica gibi Portekiz’in en başarılı kulüplerinden biri konumunda. Son 10 yılda, 6 Portekiz Ligi, 1 Avrupa Ligi ve 3 Portekiz Kupası kazanan Porto, bu süreç içinde 800 milyon eurodan fazla da oyuncu satışı yaptı. Kısacası söylemek gerekirse hem Benfica hem de Porto, İngiltere, İspanya, Almanya gibi major liglere futbolcu ihraç eden iki büyük kulüp apoletini göğüslerine taktılar.

Haliyle geleceğin yıldızlarının bu kulüplerden çıkacağını düşünen pek çok futbolsever de son 10 yılda Portekiz Ligi’ne entegre oldu. Bu entegrasyon hem kendi liglerindeki hem de Avrupa’daki TV yayın ve Pazarlama gelirlerinde artışa neden oldu.

 

Yukarıdaki gördüğünüz iki tabloda da Portekiz futbolu ile Türkiye futbolu arasındaki fark ortaya çıkıyor. Son yıllarda pek çok kulübümüzün örnek almaya çalıştığı Portekiz futbolu ile Türkiye futbolu arasındaki son 5 yıllık Avrupa Kupaları’ndaki TV yayın ve Pazarlama gelirleri arasındaki fark çok net; 89,3 milyon euro. Üstelik sadece Porto ile Benfica’nın gelirleri tüm Türk kulüplerinin Avrupa’daki 5 yıllık TV yayın ve Pazarlama gelirleri seviyesinde.

Avrupa’nın ekol kulüpleri ile aramızdaki fark ise uçurum denecek vaziyette. Sadece Juventus’un son 5 senelik TV yayın ve Pazarlama gelirleri Türkiye’nin 1.5 katı ilerisinde.

Kulüplerimizin içinde bulunduğu derin borç batağından çıkış için en iyi formül Benfica ve Porto’nun seneler önce kulüplerine entegre ettiği scouting ve altyapı sistemlerinden geçiyor. Umarım kulüplerimiz de en kısa süre içinde bu entegrasyonu tamamlar ve artık aydınlık günlere de futbolcu tüketen değil de üreten olarak devam eder.

UEFA’nın TV yayın ve pazarlama satış gelirlerini nasıl dağıttığını hatırlamayanlar için bir önceki yazıyı okumalarını öneririm.

Şampiyonlar Ligi servet dağıtmaya devam ediyor!

YAVUZ ÇANDIR

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum