Metabolizmayı hızlandırmak için 5 yol

5cc2d9d6ae784913bcb6104d.jpg

“Kilo vermek istiyorsanız kahvaltı yapın” diyen Dr. Sinan Akkurt, kahvaltının metabolizmayı hızlandırıcı etkisine dikkat çekti. Dr. Akkurt, “Metabolizma hızı sabit değil elastiktir; uygun beslenme, hidrasyon, egzersiz ve takviyelerle yükselebilir ve doğal olarak incelmenize yardımcı olabilir” diyerek metabolizma hızlandırmaya yönelik önerilerini şöyle sıraladı: “Kahvaltıyı atlamayın. Protein ağırlıklı beslenin. Günde 3 – 4 fincan yeşil çay için. Un ve şekere güle güle deyin. Düşük glisemik indeksli karbonhidratlar tüketin.”

Yaz ayları yaklaşırken kilo vermek isteyenler için metabolizmayı hızlandırmaya yönelik 5 önerisini paylaşan Dr. Sinan Akkurt, “Anahtar etkenler uygun miktarda kalori alımı, sağlıklı ev yapımı menüler ve egzersiz arasında iyi bir denge kurmaktır” dedi. Kilo alımının sağlıklık beslenme ve hareketsiz yaşam şeklinin yanı sıra hormonal dengesizlikler, virüs, mantar, kist gibi pek çok etkene bağlı olarak ortaya çıkabileceğini hatırlatarak bu gibi durumlarda diyetin yanı sıra tedavi desteği alınması gerektiğinin altını çizdi.

Metabolik hızınızı bir külah gibi hayal edin. Külahın en geniş kısmı sabahları, kademeli olarak azalmak üzere en dar kısmı da akşamları temsil etsin. Güne sağlam bir kahvaltıyla başlayın; başka bir deyişle kahvaltıyı kesinlikle es geçmeyin. Gün ilerledikçe kademeli olarak aldığınız kaloriyi azaltmaya çalışın. Ne yazık ki günümüzde bunun tam tersi yaklaşım yaygın. Kahvaltıyı iş yoğunluğu ya da kalori tasarrufu gibi nedenlerle atlayanlar var. Oysa araştırmalar bu yaklaşımın kilo alımına neden olacağını tekrar tekrar göstermiştir. Protein dolu bir kahvaltı, haşlanmış yumurta, yoğurt, peynir, yulaf ezmesi güne başlamak için güzel bir başlangıç olacaktır.

Glukagon hormonu, yumurta akı, peynir, yağsız et, tavuk ve balık gibi diyette tüketilen proteinlere cevap olarak salınır. Glukagon yağ hücrelerini kana yağ salması, böylece yağ kullanımını arttırması için uyarır. Başka bir deyişle, daha fazla protein tükettiğinizde daha fazla yağ yakılır ve daha fazla kilo verilir.

Ekmekler, makarnalar, kurabiyeler ve kekler gibi rafine tahıllar insülin hormonunun aşırı salgılanmasına neden olur. İnsülin, glukagonun tam tersi bir etkiye sahiptir. Rafine beyaz şeker ve / veya beyaz un gibi yanlış türde karbonhidratlar tüketildiğinde, vücudumuz şekerle baş etmek için aşırı insülin salgılar. Kısacası, “aşırı insülin = aşırı yağ” demektir.

Meyveler, sebzeler, kepekli tahıllar (siyez buğdayı, karakılçık ekmeği) ve kurubaklagiller glisemik indeksi düşük besinlerdir. Kan şekerini bir anda yükseltmez ve insülin direncine neden olmazlar. Araştırmalar, tam tahılların fazla kilo alımı, tip 2 diyabet, kolon kanseri ve kabızlığın önlenmesinde yararlı olduğunu çok açık bir şekilde göstermektedir.

Sabah kahvaltıdan önce bir fincan yeşil çay içmek güne uyanık başlamanıza yardımcı olacaktır. Yeşil çay, kanser ve kalp hastalığı gibi hastalıklarla savaşmaya yardımcı olmanın yanı sıra kilo vermeye de yardımcı olur ve sağlık açısından birçok yararı vardır. Çalışmalar, yeşil çaydaki antioksidanlar olan kateşinlerin yağ yakımını artırmaya da destek olduğunu gösteriyor. Araştırmalar ayrıca yeşil çayın, nişastaların emilmesine izin veren enzimleri inhibe ederek kan şekerlerini azaltabileceğini ve bağırsaktan yağ emilimini azaltabileceğini ortaya koyuyor. Bunun için günde 3-4 fincan, mümkünse taze yapraklardan demlenmiş yeşil çay içmelisiniz.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum