Çavuşoğlu’ndan Yunanistan’a net mesaj

1038943508_0_171_1000_712_1000x541_80_0_0_368bfccd306d48080f4079afa93c8d09.jpg

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Yunanistan’la Doğu Akdeniz’de yaşanan gerilime ilişkin konuşurken, Fransa’ya atıfta bulunarak, “Yunanistan’a tavsiyem, bu şımarıklıktan vazgeçin. O önkoşulsuz ve tam AB desteği ile bir yere varılamayacağını artık anlamanız lazım. Hele hele bazı ülkelerin dolduruşuna gelerek kendinizi riske atmayın. Elimizden bir kaza çıkmaz, gereği neyse onu tereddütsüz şekilde yaparız” dedi.

Çavuşoğlu ve Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas, Ankara’daki görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Çavuşoğlu, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de haklı taleplerde bulunduğunu belirtirken, “Yunanistan gelsin bizimle otursun, biz hakça paylaşım nedir biliriz, hem kendi hakkımızı koruruz, hem de kimsenin hakkında gözümüz olmaz” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki gerilim için diyaloğa açık olduğunu söyleyen Çavuşoğlu, “Doğu Akdeniz’deki tüm ülkelerle, Rum kesimi hariç görüşmeye oturup konuşmaya, hakça paylaşım için müzakere etmeye varız. Ama bunun için kimse Türkiye’ye ön koşul getirmeye kalkmasın” açıklamasında bulundu.

“Uçuruma yaklaştığınız zaman uçurumdan aşağı düşme riskiniz de var”
Arabulucu rolü oynayan Almanya Dışişleri Bakanı Maas da “Uçuruma yaklaştığınız zaman uçurumdan aşağı düşme riskiniz de var. Biz bu gelişmenin önünü kesmek istiyoruz” derken, iki ülkeye de diyalog çağrısı yaptı.

Çavuşoğlu’nun açıklamalarından satır başları şöyle:

“Görüşmemizde, Doğu Akdeniz’de Türkiye ve Kıbrıs Tük halkını dışlamak yerine adil bir paylaşım istedik. Ancak maalesef Yunanistan ve Rum kesimi maksimalist yaklaşımlarıyla dışlayıcı faaliyetlerine devam ediyorlar. Gerginliği arttıran kesim biz değiliz.

“Sayın Merkel’in arabuluculuk talebini desteklemek için olumlu şeyler yaptık. Bu samimi çabaları için teşekkür ediyoruz. Bu süreçte objektif bir rol üstlenmeye çalıştılar teşekkür ediyorum. Fakat bu çabaları Yunanistan ve Rum kesiminin saldırılarına maruz kalıyor. Yunanistan, AB’nin koşulsuz desteği ile şımardı.

“Kaş’ın önündeki Meis Adası Yunanistan ana karasına 580 km uzakta. Yunanistan hangi hukuka dayanarak 40 bin km karelik kıta sahanlığı talebinde bulunuyor? Yunanistan’ın İtalya’yla Mısır’la imzaladığı anlaşmalarda böyle bir şey var mı?

“Yunanistan’a tavsiyem, bu şımarıklıktan vazgeçin. O önkoşulsuz ve tam AB desteği ile bir yere varılamayacağını artık anlamanız lazım. Hele hele bazı ülkelerin dolduruşuna gelerek kendinizi riske atmayın. Elimizden bir kaza çıkmaz, gereği neyse onu tereddütsüz şekilde yaparız.

“Biz diyaloğa varız. Bugün Heiko Maas’a da söyledim. Doğu Akdeniz’deki tüm ülkelerle, Rum kesimi hariç görüşmeye oturup konuşmaya, hakça paylaşım için müzakere etmeye varız. Ama bunun için kimse Türkiye’ye ön koşul getirmeye kalkmasın.

“Bugüne kadar Yunanistan’ın ve Kıbrıs Rum kesiminin Türkiye’yi ve Türk halkını dışlayıcı faaliyetlerinden dolayı, sebebi budur. Tüm çabalara baktığınız zaman, tek taraflı sondaj çalışmaları, Türkiye’yi yok sayan çabalardır. Biz de bunların geçerli olmadığını söylemiştik. Bugün attığımız adımlarla da sahada ve masada bunların geçerli olmadığını gösteriyoruz. Buna rağmen gelin oturalım diyoruz. Bunun için de maksimalist iddialardan ya da taleplerden vazgeçmesi gerekiyor Yunanistan’ın. Navtex yayınlamak, orada tatbikat yapmak, Oruç Reis’i taciz etmeye kalkmak… Buradaki tacizler, bunların Yunanistan’a bir faydası yok. Yunanistan kendisini Türk donanmasının önüne atmaya çalışan ülkelere kanmasın, gelsin bizimle otursun, biz hakça paylaşım nedir biliriz, hem kendi hakkımızı koruruz, hem de kimsenin hakkında gözümüz olmaz. Biz jesti yaptık, Yunanistan tersini yaptı.

“Türkiye’nin gösterdiği iyi niyeti göstermeye çalışıyorum, Yunanistan buna karşılık verdi mi, vermedi. Yunanistan Almanya’yı aldatsın, gitsin Mısır’la anlaşma imzalasın. Bu Almanya’nın çabasına da saygısılıktır. Türkiye-AB ilişkilerinde biz her zaman üzerimize düşeni yaptık, karşılığını aldık mı? Almadık. Gümrük birliği anlaşmasının modernizasyonu iki tarafın da yararına mı? Yararına. Bir gelişme oldu mu? Hayır. Yeni AB yönetimiyle biz iyi bir diyalog mekanizması oluşturduk. İyi ilişkiler için Yunanistan’ın taleplerinin kabul edilmesine karşıyız. AB ile ilişkileri biraz düzeltmek için bu şartları kabul edin demek, her şeyden önce Türkiye’yi tanımamak demektir. Bizim böyle dayatmaları kabul etmemiz mümkün değil. AB Yunanistan’a da aynı şeyleri söylerse, aynı eleştirileri yaparsa… Burada bizim AB’den beklentimiz dürüst bir arabulucu olmasıdır. Bir çözüme gidebilmek için gerçekçi olmamız lazım.”

Maas’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Uçuruma yaklaştığınız zaman uçurumdan aşağı düşme riskiniz de var. Biz bu gelişmenin önünü kesmek istiyoruz. İki tarafta da diyaloğa hazır olunduğunu duyuyorum, bu nedenle de bu tartışmalı konuların bir çözüme ulaşacağına inanıyorum. İki tarafın da samimi olarak doğrudan görüşmelere başlamasıyla iki taraf için de kabul edilebilir sonuçlar elde edilebileceğine inanıyorum. Almanya bunu elinden geldiğince desteklemeye hazır. Böyle bir görüşme ortamı sadece yapıcı bir atmosferde gerçekleşebilir, iki tarafın faaliyetleri için de geçerli. Şu anda Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerden hiçbirimiz memnun değiliz, iki ülkedeki insanlar için birçok fırsat var, bu konuda ilerlemek istiyoruz.”

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum