Vedat Milor bile birikim yapmıyormuş

122775.jpg

Türkiye’nin önde gelen yeme-içme yazarlarından Vedat Milor, kendisini ‘sosyal entelektüel’ olarak gördüğünü söyledi. Gurmeliğin kendisine başkalarının verdiği bir ad olduğunu belirten Milor, “Gurmeden ne kastedildiğini anlamıyorum. Tanımı belli olmayan bir şeyden de rahatsız oluyorum. Benim seçici bir damağım var” dedi. Milor, “Hakkınızda ‘Yiyor, içiyor, bir de üstüne para kazanıyor’ diyorlar. Gerçekten dünya size mi güzel” sorusunu ise “Dünya herkes için zor. Birikim yapamıyorum hatta borçlanıyorum. Geliri olan eşim. Mütevazı yaşıyoruz. Kazancımı tatillerde harcıyorum” diye yanıtladı.

Hürriyet Pazar’dan Hakan Gence’nin sorularını yanıtlayan Vedat Milor’un açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

Kısa süre içinde sosyal medya fenomeni oldunuz. Bir gurme olarak sosyal medyayla sınavınız nasıl gidiyor?

– Ben kendimi gurme olarak görmüyorum ki! Gurmelik bana başkalarının verdiği bir ad.

Ne olarak görüyorsunuz?

– Sosyal entelektüel. Sosyal entelektüel birinin de her kesimden insanla etkileşimde olması gerekir.

Kimdir sosyal entelektüel?

– Farklı bakış açılarını göstererek yaşamı zenginleştirip derinleştiren kişi.

Peki, size gurme denmesinden de rahatsız mısınız?

– Evet. Gurmeden ne kastedildiğini anlamıyorum. Tanımı belli olmayan bir şeyden de rahatsız oluyorum. Benim seçici bir damağım var.

‘BİR BABA OLARAK KIZIMIN HESABIN YARISINI ÖDEMESİNİ İSTERİM’

Twitter’ı keşfetmek için biraz geç kalmadınız mı?

– Normal. Ben her şeyi geç keşfeden biriyim çünkü popüler kültürden uzak yaşıyorum. Kendi dünyamdan çıkıp olayları anlamam için zaman gerekiyor. Twitter’la tanışmamın en önemli nedenlerinden biri kızım. O büyüdükçe bunları keşfedip bana gösteriyor.

Sık sık attığınız tweetlerle gündem oluyorsunuz. Ve asla durmuyorsunuz… Amaç, popülerliğinizi devam ettirmek mi?

– Zaten popüler olduğumu sanıyorum. Amaç, yaşadığımı anlamak. Artık televizyonda program yapmadığım için beni takip edenlerle etkileşimin gazete dışında, sosyal medyada da çok etkin olduğunu düşündüm.

Twitter’da patlamayı “Menemen soğanlı mı soğansız mı olmalı” sorusuyla yaptınız. Ardından “Doblo nedir, bilmiyorum” dediniz. Bunları biraz da ses getirme dürtüsüyle mi paylaştınız?

– Hayır, niyetim tartışma yaratmak değildi, merak ettim. Doblo’yu da, yemin ederim, bilmiyordum. Türkiye’deyken zaten Adalar’da yaşıyorum, orada da polis arabası ve ambulans dışında araç yok.

Peki, şimdi bir anket yapsak… Neyi merak edip sormak istersiniz?

– Bir kızla ilk çıktığınızda hesabı kim ödemeli? Gençler ne düşünüyor, merak ediyorum.

Sizce?

– Bizim dönemimizde çıktığımız kızlar varlıklı ailelerden gelirdi ama hesap ödemezlerdi. Kızım 16 yaşında. Bir baba olarak onun, hesabın yarısını ödemesini isterim. Çünkü hepsini erkek verirse, kız üzerinde bir hak iddiası doğuyor.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum