Varlık Fonu, THY için harekete geçti… Kısmen ya da tamamen satılabilir!

241209_814x458.png

Reuters, Türkiye Varlık Fonu’nun, THY’yi kurtarmak için devreye girdiğini duyurdu. Havacılık ekonomisinin önge gelen isimlerinden Alper Eliçin, “TVF, THY hisselerinin kendine ait bölümünü yabancılara kısmen veya tamamen satabilir. Esas olan bu aşamada ciddi ve bilinçli küçülmeye gitmektir” dedi.

Reuters Haber Ajansı, Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) koronavirüs salgınından en kötü etkilenen şirketlerden Türk Hava Yolları (THY) ile bir sermaye desteği ya da finansman sağlanması programı için görüşmeler yürüttüğünü duyurdu.

 

Haberde yüzde 49.12 hissesi TVF’nin kontrolünde olan THY’yi kurtarma programının yöntemi ile ilgili görüşmelerin sürdüğü, hangi yöntemin kullanılacağının ve programın tutarının henüz netleşmediği belirtildi.

Bu gelişme üzerine Sözcü Gazetesi, Türkiye’de konuyu yakından takip eden havacılık finansmanı konusunda en yetkin isimlerin değerlendirmelerini aldı.

Türkiye’nin 90 yılda havacılıkta çok büyük kazanımlar elde ettiğini vurgulayan kaynaklar, THY ve diğer özel havayolu şirketleri süratle desteklenmezse bu kazanımların kaybedebileceğini vurguladı.

Türkiye’de havacılık sektörü ekonomisine en hakim isimlerden Pegasus Havayolları Eski Kurucu Ortağı-Danışman Alper Eliçin, “Varlık Fonu yüksek faizle borçlanıp, THY’de sermaye artışı yapabilir. Bir de THY hisselerinin kendine ait bölümünü yabancılara kısmen veya tamamen satabilir. Asıl yapması gereken küçülmesini sağlamak, ama cesaret edemiyor” dedi.

 

Sözcü’den Yusuf Demir’in haberine göre; Eliçin şöyle devam etti:

“Esas olan bu aşamada ciddi ve bilinçli küçülmeye gitmektir. Bu şartlarda küçülerek güçlenmek, zamanı gelince yeniden büyümenin temellerini atar. Bir nevi ağaç budamak gibi. Böyle bir strateji borçlanmayı veya hisseleri nispeten uygun fiyata satmayı kolaylaştırır.”

DÜNYA HAVACILIĞI EN ZOR 6 AYINA GİRDİ

Sektörün mali yapısını yakından takip eden diğer kaynaklar da çok çarpıcı tespitlerde bulundu. Sektörün içinden geçtiği hassas süreç nedeniyle şirketlerine zarar vermemek üzere isimlerinin yazılmasını istemeyen kaynakların, Türkiye havacılık sektörüne ilişkin tespitleri ve çözüm önerileri özetle şöyle:

Dünya havacılık sektörünün yüzde 80’ini oluşturan kuzey yarımküredeki havacılık şirketleri, Eylül ayı sonundan itibaren en zor 6 ayına girdi. Bu tüm şirketler için geçerli. Destek almadan ayakta durmak çok zor.

 

TÜNELİN UCU MAYIS’TAN ÖNCE GÖRÜNMEZ

Körfez Savaşı gibi daha önceki krizlerin aksine ağır bir belirsizlik var. Tünelin ucu ne zaman görünecek yani aşı ne zaman bulunup yaygınlaşacak bilmiyoruz. Bana sorarsanız Nisan-Mayıs gibidir. Peki bu sürede nasıl ayakta kalacağız.

Elimizde Küresel hava trafiğinin yüzde 82’sini oluşturan yaklaşık 290 havayolunu temsilI eden IATA’nın (Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği) verileri var. IATA’nın son ekonomik etki raporları ışığında havayolu işletmelerinin ayakta kalabilmesi için 2019 yılı cirolarının 4’te 1’i oranında nakit paraya ihtiyacı olduğu ortaya çıkıyor. “Bu kadar paran varsa bu süreci atlatabilirsin” diyor.

Bu genel bir standart. Ama 6 aya kadar olanlar çok güçlü… En güçlüler, mesela Soutwest Airlines 8-9 katına kadar çıkabiliyor. Pegasus 2019 cirosunun kabaca 6 aylık yani yıllık cironun yarısı kadar nakitle girmiş. Tabi ki onlar da bu aylarda eriyorlar. Düştükleri seviyeyi 9 ayın sonunda göreceğiz. Kim olursa olsun acilen bu minimumla 2019 cirolarının 3 aylık karşılığı yani 4’te 1’i kadar hadi 5’te 1’i kadar bir nakit kullanabilir hale gelmesi lazım.

Şoku yaşadık, yüzyılın en sert kışına giriyoruz. Şimdi nakit olmadan plan yapılamaz durumdayız şu an maalesef. Burda şu akla gelebilir, “Varlıklar var onu sat”. İyi de sektör ortada yok ki, varlıkların değeri belli değil. Ortada bir piyasa yok, alan satan yok.

YA DEVLET DESTEĞİ YA DA UÇAK SATIP KİRALAMA

Dolayısıyla bir finansman yaratma modeline gitmemiz lazım. Nasıl olabilir. Birincisi devlet desteği. İkincisi eğer devlet finansman sağlayamıyorsa “sale and leaseback”, yani uçak satıp, geri kiralama stratejisi uygulanabilir. Yani şu anda nakti elde ediyorsunuz, ileriye dönük kira ödüyorsunuz. Hatta bazı malların satılması gerekiyor. Bir finansman kaynağı yaratmadan akıllı bir plan yapamayız. Çünkü bir deprem var ortada.

THY’nin uçakları aldığı birçok kreditörleri var. Müzakere masasına oturduğunda herkesin beklediği tek şey iyi bir planın olması…Sonunda devlete gidin, ya da kimden para isterseniz isteyin. Parayı ne yapacaksınız, ne süreyle, nasıl diye soracaklar. Bu plan ortada var mı, yok. Bilimsel olarak ortaya konulmuş mu, yok.

THY bu konuya kendi penceresinden bakar. Çünkü daha komplike bir yapı. Ama diğer tarafta özel sektörün bir araya toplanıp nasıl temsil edileceklerini, neye ihtiyaçları olduğunu , hemen bir finans komisyonu kurarak, ihtiyacın ne olduğunu tespit etmesi lazım. Burada Türkiye Özel Sektör Havayolu İşletmecileri Derneği’ne (TÖSHİD) çok iş düşüyor.

THY’NİN MAL SATMASI ZOR

THY mal almayı çok iyi biliyor. Piyasada pazarlık gücü çok arttı. Fevkalade. Ama satmaya gelince satamıyor. THY’nin en zayıf tarafı satış. Çünkü kamu iktisadi teşekkülünün bir dönüşümü… Serbest olamıyor. Hızlı karar verilemiyor. Özel sektördeki şirketin sahibi, “Ne yapayım kardeşim, ben bu deveyi aldım 10 liraya, ihtiyaç var şu anda satıyorum 2 liraya” der çıkar adam işin içinden. Ama THY’de nasıl yapacaksınız. Çok acayip bir bürokratik işlem var. Bir an evvel bir finansman paketine tüm havayollarının ihtiyacı var. Rakiplerimiz Lufthansa’nın aldığı paket belli. Emirates… Uzun yıllar mücadeleyle stratejik, müthiş kazanımlar sağlandı. Bunu da kaybetmememiz lazım.

ŞİRKETLER BU FİNANSMANI ÖDEYEBİLİR

Bu finansmanın ödemeleri uzun vadeye yayılır. 2023-2024 hatta 2021’in sonuna doğru talep normale dönmeye başlayacaktır. Ondan sonra da ödemeler, cirolar içerisinde çok önemli oran değildir. Yavaş yavaş hal yoluna konulur. Havayolu işletmelerine hizmet ve malzeme sağlayan yerli tedarikçilerin sayısı çok arttı. Sağlanan finansman o küçük KOBİ’leri de korumuş olacak. Müthiş bir sektör.  3’üncü 3 ayda da sonuçlar o kadar iyi gelmeyecek. Bunu örtebilecek ya da kendi ayağı üzerinde durabilecek bir THY ya da Pegasus bilançosu göremeyiz. Bu bir hayal olur. Bunu görmek lazım.

ONURAIR VE CORENDON BÜTÜN YAZI KAYBETTİ

Onurair ve Corendon Türkiye’ye çok ciddi sayıda turist getiriyor. Turizme dayalı yazın çalışan firmalar. Bu yazı tamamen kaybettiler. Ayakta kalmaları çok zor.

Tüm havayollarımız Eylül sonu en geç Ekim 15’e kadar finansman desteğine kavuşamazsa kış çok sert geçer. Finansman derken nakit ve nakit karşılığı olan teminat mektubu vb bir sürü şey var. Bu krizi finansman bularak atlatabiliriz gerçeğinden boşanamayız.

PEGASUS BAKIM İÇİN YURTDIŞINA GİTMEMELİ

Bu sadece kaynak paketi meselesi değil. Kendi içimizde varolan kaynakları nasıl yönetebileceğimizi de ortaya koymak lazım. Zaten para yok, kendi memleketimizi savunmamız lazım. Pegasus’un bu kış 27 uçağına bakım yaptırması gerekiyor. Sadece birkaç tanesini Türkiye’de yaptıracak, kalanı için yurtdışına büyük paralar ödenecek.

SEKTÖRDE İLETİŞİM EKSİKLİĞİ VAR

Elimizde kapasite var. Özellikle TÖSHİD nezdinde müthiş bir iletişim eksikliği olduğunu düşünüyorum. Sektör olarak oturulup buna bir çözüm üretilmeli. Ortak bir anlayış geliştirilmeli ve şeffaf hareket edilmeli. Finansmanda esnek olma, daha ucuz olma, anlayışlı olma gibi bir uzlaşmanın olması lazım. En üst seviyedeki insanların oturup birbirleriyle bir mutabakat kurmaları lazım. buna THY de dahil. Yani bu şirketler üstü, siyaset üstü , her şeyin üstü bir durum.

ERDAĞI: “ACİLEN HAVACILIK KRİZ YÖNETİM MERKEZİ OLUŞTURULMALI”

Sivil Havacılık eski Genel Müdür Yardımcısı Oktay Erdağı: “Bütün dünyada, devletler havacılık şirketlerine büyük nakit desteği sağlarken Türkiye aylardır adım atmadı. Acilen bir havacılık kriz yönetim merkezi oluşturulmalı. Türkiye havacılık endüstrisinin içinde bulunduğu bu ağır tablo hafifletilmeli, sektör oyuncularının ayakta kalması sağlanmalıdır. Şirketlerimiz kapandığı takdirde, çok değerli slotlar kaybedilebilir. Bu şirketlerin değil Türkiye’nin kaybı olacaktır.”

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum