Yeşilada: “Yakında IMF’nin de en kadim dostumuz olduğunu öğreneceğiz”

imf_699-ab.jpg

Ekonomist Atilla Yeşilada Para Analiz’de paylaşmış olduğu köşe yazısında ekonomi yönetimi ve IMF konularına değindi.

Yeşilada’nın yazısından satır başları:

Başkan Erdoğan’ın  “Bizim IMF’le işimiz yok, biz bu defteri kapattık. Türkiye’nin IMF ile yolunun kesişmesi söz konusu olamaz!!!” kükremesinin transkripsiyonunu okuyan IMF Türkiye heyetinin derhal bavul toplamaya koştuğu, Dulles Havalimanında hazır bekletilen uçağa yakıt ikmalinin tamamlandığı ve Fon’un Fed’den 100 milyar nakit istediği gel-meyen duyumlar arasında.

Ama gelecektir, çünkü malum biz sık kandırılan  saf insanlarız. Yakında IMF’nin de en kadim dostumuz olduğunu öğreneceğiz.

Hem, Odin aşkına söylesenize bana, niye IMF’den borç almayalım?  Mafya mı? Tefeci mi? ABD maşası mı?  Evvet…Öyleyse JP Morgan, Morgan Stanley, Wells Fargo ve diğerlerinden de almayın. Onlar maşanın hası. Ben IMF’nin ortağıyım, Yönetim Kurulu’nda üyem var; bir de şakır şakır borç veriyorum hergeleye. Tabii sıkıştığımda biraz cebime canlı indirmelerini isterim.

Aslında Dünya Bankası da IMF’ye benzer bir iş yapar, ama daha sinsi ve art niyetli olduğu için adı o denli kötüye çıkmamıştır, bol kredi alırız. Dünya Bankası’nı 2. Dünya Savaşı’ndan sonra Büyük Mason Locası, Sebataycılar ve İngiltere Kraliçesi’nin kurduğunu herkes bilir.

NEDEN IMF’yi sevmiyoruz? Çünkü şartlı borç veriyor. Doğru, ama bu şartlar öyle mantıksız şeyler değil ki. Şöyle anlatayım IMF’nin şartlarını:

  • Obezsin, kilo ver.
  • Her gördüğün tozu burnuna çekmekten vazgeç.
  • Pavyonda Leyla Hanım’a para basma.
  • O gece barda tanıştığın kişilerle korumasız seks yapma.
  • Kredi kartıyla lüks araba alma.

Peki, niye her gittiği yerde halk ve hükümetler IMF’yi linç etmek ister?  Çünkü IMF bir yere gittiğinde, orada pavyonda para dağıtmak, korumasız seks yapmak, burna toz çekmek ve obesite Sodom ve Gomorra’dan beter  almış başını yürümüştür. Hiç bir bağımlı da tribine karışılmasından hoşlanmaz.

Türkiye de bağımlıdır. Neye bağımlıdır?  İnkar ve kibire.  İnkar nedir?  İçinde bulunduğumuz ekonomik bunalımın kendi ahlatlığımızdan kaynaklandığını kabul etmeyip ona-buna bok atmak. Kibir nedir?  ABD-AB ölüm döşeğinde, doların devri kapandı, Hristiyan uygarlığı artık bunadı,  sıra bizde, 21cü Yüzyılın parlayan yıldızıyız gibi tezviratla self-hipnoz yapmak.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum