Ukrayna'daki kriz 10 bin cana mal oldu

ukraynadaki-kriz-10-bin-cana-mal-oldu_61b839a.jpg

KİEV (AA) – Ali Cura

Ukrayna’nın doğusundaki Donbas’ta ordu ile Rusya yanlısı ayrılıkçılar arasında devam eden çatışmalarda bugüne kadar 10 bin kişi hayatını kaybetti, 23 bin kişi yaralandı, 1 milyon 800 bin kişi yerinden oldu.

Çatışmalar devam ederken Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, ayrılıkçıların kontrolü altındaki bölgede yaşayanların pasaport, doğum-ölüm gibi belgelerinin Rusya’da kabul edileceğine ilişkin kararı, Donbas’ın yeni Kırım olup olmayacağı tartışmalarına yol açtı.

Ukrayna’da 2013’te başkent Kiev’deki Bağımsızlık Meydanı’nda başlayan ve 2014 Şubatı’nda ülkenin doğusuna sıçrayan kriz devam ediyor. Tüm dünyanın çözüm çabalarına rağmen devam eden kriz, 2013 sonunda dönemin Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç’in AB Ortaklık Anlaşması’nı imzalamayı reddetmesiyle başladı. Kararı protesto etmek isteyenler Bağımsızlık Meydanı’nda toplandı, gösteriler kısa sürede ülkenin doğusuna da sıçradı.

Yanukoviç’in Rusya’ya kaçması üzerine ülke genelinde baş gösteren kaos ortamı, doğuda etkisini kısa sürede gösterdi. Ukrayna’nın batısından farklı olarak etnik ve tarihi nedenlerin de etkisiyle Rusçayı anadili olarak kullanan halkın bir kısmı, Kiev’deki Batı yanlısı gösterilere karşı çıktı. Rusya yanlısı Yanukoviç yönetiminin devrilmesi, Rus etnik kökenlilerin yaşadığı Donetsk, Luhansk, Harkov ve Odessa’da olumlu karşılanmadı.

Yanukoviç’in 2014’ün şubatında ülkeyi terk etmesiyle Rus yanlısı silahlı gruplar harekete geçti. Ukrayna’nın güneydoğusunda Rusya sınırındaki bazı bölgeler, kısa sürede Kiev’in kontrolünden çıktı.

Rusya’nın 2014’te ilhak ettiği Kırım’daki ayrılıkçıların taktiğini izleyen Donbas’taki silahlı gruplar, silahların gölgesinde sözde bir referandum düzenleyerek “Donetsk Halk Cumhuriyeti” ve “Luhansk Halk Cumhuriyeti” adlı iki ayrı sözde yönetim kurdu. Böylece, Ukrayna’nın 410 kilometrelik Rusya sınırı ayrılıkçı silahlı grupların kontrolüne geçti.

Ordunun savaşma kabiliyetindeki zaaf kullanılıyor iddiası

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra ordunun zayıflaması ve Rus kökenli subayların orduda aktif görev alması, Ukrayna’nın savaşma kabiliyetinin azalmasının temel nedenleri arasında gösteriliyor. Bu zayıflığın bilincindeki Rusların, Kırım’da olduğu gibi Ukrayna’nın doğusundaki toprakları da kontrol etmek için bu zaafiyeti kullandığı ileri sürülüyor.

Rus tankları ve ağır silahlarla desteklenmiş ayrılıkçıların, profesyonel Rus askeri uzmanlardan eğitim alması da bölgede hakimiyeti kolayca ele geçirmelerine neden oldu.

Krizin başladığı dönemde hükümet çalışmalarının kısa sürede tamamlanamaması, Ukrayna ordusunun bölgeye müdahalesini geciktirdi.

Ukrayna ordusu ile silahlı ayrılıkçı gruplar arasında devam eden çatışmalarda her iki taraf da ciddi kayıplar verdi.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, bugüne kadar çatışmalarda sivil, asker ve ayrılıkçılardan yaklaşık 10 bin kişi hayatını kaybetti, 23 bin kişi yaralandı, 1 milyon 800 bin kişi yerinden oldu.

Ayrılıkçıların mühimmat sayısındaki artış

Ukrayna-Rusya sınırının ayrılıkçıların kontrolünde olması, Rusları bölgede etkin kılan faktörlerden biri oldu. Halihazırda Ukrayna’nın bölgedeki Rusya ile sınırı, Kiev yönetiminin kontrolü dışında bulunuyor. Ukrayna resmi kaynaklarına göre, Rusya, sınırdan ayrılıkçıların kontrolündeki bölgeye asker, silah ve mühimmat geçirmeye devam ediyor.

Rusların bölgedeki ayrılıkçıları silahlandırmaya devam ettiğine işaret eden Ukraynalı resmi kaynaklara göre, Donbas’ta çatışmaların başladığı 2014’ten bu yana zırhlı askeri araçların sayısı 124’ten bin 260’a, tankların sayısı 30’dan 600’e, topçu ve roketatar sistemlerinin sayısı 110’dan bin 60’a, uçaksavarların sayısı ise 50’den 470’e çıktı. Kaynaklara göre, Rusya, Ukrayna sınırına yaklaşık 50 bin kişilik askeri birlik konuşlandırıldı.

“Putin A planından B planına geçti” yorumu

Rusya’nın Kırım tecrübesini Donbas’a aktararak bölgeyi yeni bir Kırım yapmaya hazırlandığı yorumları yapılıyor.

Rusya Devlet Başkanı Putin’in geçen hafta sonu Donbas bölgesinde ayrılıkçıların verdiği pasaport, doğum-ölüm gibi belgelerin Rusya’da kabul edilmesini öngören kararnameyi imzalaması, bölge ile ilgili “yeni bir plan”ın başlangıcı olarak yorumlanıyor. Kararnameyle Putin’in ayrılıkçılara olan desteğini artık saklamadığı ifade ediliyor.

Rus politikacı Natalya Gulevskaya, Obozrevatel’deki makalesinde Putin’in Donbas’taki A planının başarısız olduğunu, pasaport kararnamesini imzalayarak B planına geçtiğini öne sürdü.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum