'Türkiye bize balık tutmayı öğretsin'

turkiye-bize-balik-tutmayi-ogretsin_e1164a8.jpg

İSTANBUL (AA) – Uluslararası Doktorlar Derneği Üyesi Kenyalı Dr. Zehra Ali, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çok fazla tecrübesi olduğunu belirttiği Türkiye’nin, Kenya’da Somali benzeri bir kalkınma politikası yürütmesini beklediklerini söyledi.

Kenya’nın paraya değil, bilgi ve sanayileşmeye ihtiyaç duyduğunu vurgulayan Ali, “Afrika’ya para, balık vermeyin, balık tutmayı öğretin. Zaten geçmişte Osmanlı İmparatorluğu da bunu uyguluyordu. Osmanlı ile Avrupalıların farkı buydu. Sömürgeciler bize ekmek verip buğday ekmeyi, balık verip balık tutmayı unutturdu. Her anlamda zengin topraklarımız var. Biz artık buğday ekip, balık tutmak istiyoruz ve Türkiye’ye ihtiyacımız var. Bize balık tutmayı öğretsin ki bu kıta yoksulluğu kökten silip atsın. Bunları sıfırdan üretmemiz gerekiyor. Dışarıdan değil, kendimiz üretmek zorundayız.” diye konuştu.

“Müslüman çocuklar uyuşturucu batağına saplanmış durumda”

Dr. Ali, İslam dünyasının Afrika’ya elini uzatmaması durumunda Afrika kıtasının çocuklarının yok olup gideceğine işaret ederek, şöyle devam etti:

“Afrika’da çocuklar okula gitmiyor, uyuşturucu kullanıyor ve çalışmıyor. Kıtada, Hristiyan ailelerin çocukları eğitimli yetişirken Müslüman çocuklar uyuşturucu ve fuhuş batağına saplanmış durumda. Çalışmadıkları gibi uyuşturucu parası bulmak için evlerinde ne var ne yok satıp uyuşturucu alıyorlar. Demokratik Kongo ya da Afrika’nın birçok yerinde artan boşanma vakaları Kenya’da da had safhaya ulaşmış durumda.” ifadelerini kullandı.

Aldığı bursla 1987’de Türkiye’ye geldiğini ve Hacettepe Tıp Fakültesi İngilizce Bölümü’nden mezun olduğunu ancak imkansızlıklar nedeniyle kariyer yapamadığını anlatan Ali, Türkiye’de uzun yıllar kaldığını ve farklı işler yaptığını söyledi.

17 Ağustos depreminin hayatında bir dönüm noktası olduğunu anlatan Ali, ”Önce Düzce’ye daha sonra da İzmit’e gittim. 2002 yılına kadar deprem bölgesinde çalıştım. Ardından Yeryüzü Doktorları ile çalışmaya başladım. Zordu, çünkü tek kişiydim ve evden çalışıyordum. Elhamdülillah gönüllü ekipler kurduk ve dünyanın her yerine gitmeye, oralarda çalışmalara başladık.” diye konuştu.

“Türkiye’de edindiğimiz tecrübeleri gittiğimiz her ülkeye aktarıyoruz”

Önceleri Balkanlar, Ortadoğu ve Kafkaslar bölgesinde çalıştığını dile getiren Ali, Türkiye’de edindikleri tecrübeleri gittikleri her ülkeye aktardıklarını vurguladı.

Ali, Afrika’ya geri dönmenin hayatında yeni bir dönüm noktası olduğunu ifade ederek, “Uzun yıllar Türkiye’de kalmış ve Afrika’daki hayatı unutmuştum. Oraya gidince Türkiye’de ne kadar iyi koşullarda yaşadığımızı gördüm. Korkunç bir tabloyla karşı karşıya kaldım. Açlık, terör, kuraklık… Beni en çok Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin başkenti Kinşasa etkiledi. Orada gördüklerimi tarif etmek çok zor.” değerlendirmesinde bulundu.

“Gençlerimizin yüzde 60’ı kayıp nesil”

Saha araştırması yaptığı için başkent Kinşasa’da gece hayatını görmek istediğini, 4 koruma görevlisi ile sokağa çıktığını anlatan Ali, gördüğü manzaranın “korkunç” olduğunu dile getirdi.

Ali, “6 ile 10 yaş arası çocuklar sokakta… Saat 21.00-22.00, 9 yaşında erkek çocuklar sokaktaydı. Sorduğumda çalıştıklarını söylediler. Bunu duymak beni kahretti. Maalesef kadınlar ve çocuklar kötü yola düşmüşlerdi. Kenya’da da durum çok farklı değil, hatta daha da kötü durumdaydı ve Kenyalı Müslümanlar arasında bu bozulma çok daha fazla. Gençlerimizin yüzde 60’ı kayıp nesil sayılır. Evlilik kavramı tamamen ortadan kalkmış gibi.” dedi.

Bütün bunları görünce orada kalmaya ve birtakım çalışmalar yapmaya karar verdiğini belirten Ali, şöyle devam etti:

“Yeşilay’ın Türkiye’de gençleri uyuşturucu ve alkole karşı nasıl koruduğuna dair elimde birçok uygulanmış örnek vardı. Bir proje geliştirdim ve ‘Kenya Yeşilayı’nı kurduk. Bütün çabam, uyuşturucuya bulaşmamış gençlerimizi bundan korumak, kayıp saydığımız o yüzde 60’lık nüfusu kurtarmaya yönelik bir takım çalışmalar yapmak.”

İş birliği çağrısı

Dünyada artık sıtma, kolera gibi hastalıkların tıp literatüründe yer almadığına işaret eden Ali, Afrika’da ise insanların hala bu hastalıklardan öldüğününe dikkati çekti.

Afrika’nın sağlık konusunda Türkiye’nin deneyimlerine ihtiyacı olduğunu vurgulayan Ali, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Lütfen gelin iş birliği yapalım. Buradaki tıp sistemi Kenya’ya adapte edilirse, sadece Kenya değil, tüm Afrika kurtulacak. Belki de dünya üzerinde sıtma diye bir şey kalmayacak. O sıtma ilaçları kör ediyor insanları. Yan etkileri çok. Kimse bunu konuşmuyor.”

Bir doktor olarak Türkiye’de sağlık alanındaki gelişmeleri yakından takip ettiğini anlatan Ali, AK Parti iktidarından önce muayene için insanlar saat 04.00’te hastanelerde kuyruğa girerken, şimdi telefonla randevu alma seviyesine gelindiğini kaydetti.

Ali, “Ben bütün bu gelişmeleri mümkünse Kenya’ya götürmek istiyorum. Sigorta sistemini burada gördüm ve bu sigorta sistemine Afrika’da çok ihtiyaç var.” dedi.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum