Türk bankaları tüketici bağlılığında küresel ortalamanın üzerinde

İSTANBUL (AA) – Uluslararası denetim ve danışmanlık şirketi EY’nin raporuna göre, Türk bankaları, tüketici bağlılığında 100 üzerinden 75,6 ile küresel ortalamanın üzerinde seyrediyor.

EY’nin bankaların tüketici ihtiyaçları ile bağlılığını ölçmek amacıyla 32 ülkede 55 binden fazla banka müşterisinin görüşünü alarak oluşturduğu Küresel Bireysel Bankacılık Bağlılık 2016 Endeksi’ne göre, dünya genelinde finansal hizmet ihtiyaçlarının değişim göstermesi tüketiciyi farklı alternatif arayışlarına yöneltiyor.

Tüketicilerin bankaları bugün hangi hizmet ve ürünler için kullandığı, gelecekte nasıl kullanmak istediğine dair hem mevcut hem de geleceğe yönelik göstergeleri içeren EY endeksi, bankaların temel finansal hizmet sağlayıcı rolüne ilişkin bulguları içeriyor.

Finansal hizmetlerde kişiselleştirilmiş, kullanımı kolay ve güvenilir ürünler sunan yeni rakiplerin ortaya çıkması, müşterilerin geleneksel bankalarla olan bağlarını kırılganlaştırıyor. Endeks sonuçlarına göre, tüketicilerin yüzde 40’ı banka bağlılığında azalma olduğunu ifade ediyor. Bankalara duyulan güven, sadece dijital kanallardan ürün ve hizmet sunan bankalar ve finansal teknoloji (FinTech) şirketlerinin sunduğu bankacılık hizmetleri karşısında geriliyor.

Son bir yılda küresel olarak tüketicilerin yüzde 42’si geleneksel olmayan finansal hizmet sağlayıcıları kullanırken, yüzde 21’i henüz kullanmadığını ancak yakın gelecekte kullanmayı düşündüğünü belirtiyor.

Tüketicilerin yüzde 32’si finansal hizmet sağlayıcıları arasında ürün farkı olduğunu, sadece yüzde 14’ü günümüz bankacılık sektörüne bütünüyle güvendiğini ifade ediyor. Katılımcıların yüzde 59’u yeni bir hizmet veya danışmanlık almak için şubeye gitmeyi veya bir insanla görüşmeyi istediğini belirtiyor.

– Türk bankaları güvende de ortalamanın üzerinde

Endekse göre, bankaların tüketici ile bağlılığına dair küresel ortalama 75,1 seviyesinde gerçekleşti. Türk bankalarında ise tüketici bağlılığı 75,6 ile küresel ortalamanın üzerinde seyrediyor. Türk bankaları ile aynı değerlemeyi alan Birleşik Krallık bankalarını Yunanistan (76,9) ve İspanya (77,6) takip ediyor.

Finlandiya, Almanya, Yeni Zelanda ve Norveç bankalarının sırasıyla 82,7, 81,1, 80,6 ve 80,5 ile tüketiciyle arasında en yüksek bağlılığı sağlayan ülkeler olurken, Suudi Arabistan, Endonezya, Çin ve Hindistan bankaları sırasıyla 59,7, 66,9, 69,5 ve 71,1 ile en düşük değerlemeleri aldı.

Endeks sonuçlarına göre, Türkiye’de temel finansal hizmet sağlayıcılara duyulan güven küresel ortalamanın yüzde 10 üzerinde oldu. Küresel olarak katılımcıların yüzde 40’ı temel finansal hizmet sağlayıcılara bütünüyle güven duyduğunu belirtirken, Türkiye’de bu oran yüzde 51 seviyesinde. Söz konusu oran, Rusya’da ise yüzde 31 seviyesinde gerçekleşti.

– Bankalar tek finansal hizmet sağlayıcısı olmaktan çıkıyor

Endekse göre, dünya genelinde finansal hizmet ihtiyaçlarının değişim göstermesi tüketiciyi farklı alternatif arayışlarına yöneltiyor. FinTech şirketleri gibi yeni hizmet sağlayıcıların son dönemdeki hızlı yükselişi, Türk banka müşterilerinin geleneksel olmayan finansal hizmet sağlayıcılara yönelmesine yol açıyor.

Endeks sonuçlarına göre, geleneksel bankacılığa göre farklı hizmet ve ürünler sunan bu yeni piyasa oyuncularının Türkiye’de temel finansal hizmet sağlayıcı olarak kullanılma oranı yüzde 13 seviyesinde. Gelişmekte olan ülkeler arasındaki Rusya’da farklı bankacılık hizmetleri sunan yeni şirketlerin temel finansal sağlayıcı olarak kullanılma oranı yüzde 3 iken, Romanya’da bu oran yüzde 7 oldu.

Küresel ortalamaya bakıldığında ise geleneksel olmayan bankacılık hizmetlerinin temel finansal sağlayıcılar olarak kullanılma oranı yüzde 6 seviyesinde gerçekleşti.

Açıklamada görüşlerine yer verilen EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Şirket Ortağı ve Yönetim Danışmanlığı Lideri Gökhan Gümüşlü, Türk bankalarının tüketici taleplerini karşılamak için günümüzün şartlarına uygun adımlar attığını görmenin sektörün temellerinin sağlam olduğuna dair güçlü bir kanıt teşkil ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

“Bundan 30 yıl önce bankalar, finansal danışmanlık ve hizmetlerde neredeyse rakipsizdi ve bankalara derin bir güven duyuluyordu. Araştırmamız, bankaların tüketici tercih ve beklentilerinin hızlı bir şekilde değişmesi ve kullanımı kolay FinTech ürünlerinin geleneksel bankacılığa bir alternatif olarak yükselişi gibi faktörlerin sonucu olarak tüketici ile bağının geçmişteki kadar güçlü olmadığını ortaya koyuyor. Bankaların dijital hizmetlerin gelişmesi, bilgiye erişimin kolaylaşması ve ürünlerin kişiselleştirilmesi gibi etmenler nedeniyle tüketici talebine uyum sağlamada doğru adımları atması gerekiyor. Tüketicilerin banka tanımını yeniden şekillendirdiğine şahit oluyoruz.”

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum