'Tüm liderlerin özlemi olan bir değişimi hayata geçiriyoruz'

tum-liderlerin-ozlemi-olan-bir-degisimi-hayata-geciriyoruz_08522c3.jpg

İSTANBUL (AA) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Evet Platformu” tarafından Yenikapı Etkinlik Alanı’nda “Aşkımız memleket, millet için evet” sloganıyla düzenlenen “İstanbul Buluşması”nda konuştu.

Erdoğan, 16 Nisan’daki halk oylamasına 1 hafta kaldığını hatırlatarak, alandakilere “16 Nisan’a hazır mısınız?” diye sordu.

Vatandaşlardan “evet” yanıtını alan Erdoğan, şöyle konuştu:

“Geldiğimiz noktada artık bize sadece anayasa değişikliğini geçirmek yetmez, çok daha büyük bir sorumlulukla karşı karşıyayız. İstanbul 16 Nisan’da öyle bir ‘evet’ demeli ki 99 yıl önce bu mübarek şehri ayaklarıyla kirletenlerden başlayarak Türkiye’ye, Türk milletine kem gözle bakan kim varsa hepsinin de yüreği titremeli.”

“İnançla yolumuza devam ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kısa sürede öyle bir devrim gerçekleştirdik ki bizi küçümseyenlerin hepsi mahcup olarak baktı, Batı bile ne dedi; ‘Sessiz devrim.’ dedi. Şimdi o ‘sessiz devrim’ diyenler kudurdular. Ne yaparlarsa yapsınlar, biz inançla, kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.” ifadesini kullandı.

“Sabreden kimse, zafere ulaşır”

“İstanbul 16 Nisan’da ‘evet’ diyerek ecdadının emanetine sahip çıkıyor mu? İstanbul, 16 Nisan’da ‘evet’ diyerek sadece geçmişine değil, bugününe de sahip çıkıyor mu? İstanbul, 16 Nisan’da ‘evet’ diyerek çocuklarına, geleceğine en güzel mirası bırakmaya hazır mı?” diye soran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:

“Kardeşlerim, Türkiye siyasi ve ekonomik bakımdan büyük zorluklara göğüs gererek, çok acılar çekerek, çok bedeller ödeyerek bugüne ulaşmıştır. Durup dururken gelmedik buraya. Çok çile çektik. Ama Rabbim sonunu hayreyledi. Sabreden kimse, zafere ulaşır. Ve ulaştık. Ama yine sabırlı olacağız.”

“48 hükümet kurmuş olmamız demokrasimizin gücünün değil, istikrarsız olduğunun ifadesidir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amerika’ya bakıyoruz. Kaç hükümet değişmiş tüm tarihi boyunca. 17 başkanla yönetilmiş. Bizde 48, onlarda 17. Ama tüm tarihi boyunca. Aynı dönemde Fransa 11 cumhurbaşkanı, İngiltere 15 hükümet kurmuş. En fazla Almanya hükümet değiştirmiş. O da 24 hükümetle bugüne ulaşmış. Bizim 48 hükümet kurmuş olmamız demokrasinin gücünün değil, istikrarsız olduğunun ifadesidir.” dedi.

“Bunlar yıllarca bu ülkeyi böyle sömürdüler”

Türkiye’de tek partinin iş başında olduğu, istikrarlı dönemlerde ortalama yüzde 6 büyüme yakalandığını hatırlatan Erdoğan, buna karşın koalisyon, istikrarsızlık dönemlerinde yüzde 4’ün bile bulunamadığını ifade etti.

“Bu ne demektir biliyor musunuz? Şayet Türkiye, hep güçlü hükümetler tarafından yönetilseydi, yani istikrar ortamı kalıcı olsaydı, bugün bulunduğumuz yerin tam 2 kat ilerisinde yer alacaktık. Ne demek bu? Kişi başına düşen milli gelir 22 bin dolar olacaktı.” diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Ama bunlar bize bunu çok gördüler. Çünkü derdi yok bunların. Biz dertliyiz. Bunlar dertli değil. Biz bu millete aşığız. Ama bunlar bakıyorsunuz, faiz mi faiz, faiz mi faiz. Ya kardeşim faizle adam olunur mu? Bunlar yıllarca bu ülkeyi böyle sömürdüler. Kimlere? Faiz lobisine. Bütün imkanları benim fakir-fukara, garip-gureba milletimin cebinden çektiler, aldılar faiz ofisine dağıttılar. Bakınız istihdam sayımız 27 milyon yerine 34 milyon olsa fena mı olurdu?”

“Tüm liderlerin özlemi olan bir değişimi hayata geçiriyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “16 Nisan’da yaptığımız iş, Amerika’yı yeniden keşfetmek değil. 16 Nisan’da merhum Özal’dan Demirel’e, Türkeş’ten Erbakan’a, Yazıcıoğlu’na kadar tüm liderlerin özlemi olan bir değişimi hayata geçiriyoruz. Tek fark; onların uygun şartları bulup bu değişimi başlatamamış olmaları, bizim ise bu adımı atmış bulunmamızdır. Elbette bu adımı atmak bizim için de kolay olmadı. Çok zor şartlar geçirdik. 2002 yılının kasımından beri ne zaman ülkemizin geleceği için önemli bir projeyi hayata geçirmeye kalksak her defasında birileri ortalığı toz dumana karıştırdı.” şeklinde konuştu.

“Meclisten geçip bana geldiğinde bunu onaylarım”

Erdoğan, Türkiye’nin demokrasisini de hak etmiş bir ülke olduğunu, milletin bir asır önce İstanbul önlerine gelen işgal gemilerine bakıp “Geldikleri gibi giderler” dediğini anlatarak, 15 Temmuz gecesi darbecilerin sokağa çıktığını gören milletin yine aynı şeyi söyleyerek istiklaline ve istikbaline sahip çıktığını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu mücadelede İstanbul’un 99 şehit verdiğini, toplamda 249 şehit bulunduğunu, İstanbul’da 950 gazi, Türkiye’de 2 bin 193 gazi olduğunu anlattı.

Erdoğan, katılımcıların “idam” sözleri üzerine de şunları kaydetti:

“Benim kanaatimi biliyorsunuz, işte karar 16 Nisan. 16 Nisan’da sandıktan çıkacak her ‘evet’ onun da yolunu açacaktır. Bak Kılıçdaroğlu ne diyor; ‘Ben hayır demem.’ diyor, tamam ne güzel. Sayın Bahçeli zaten kanaatini açıkladı; ‘Ben evet derim.’ diyor. Sayın Yıldırım’ın kanaatini de biliyorum. Meclisten geçip bana geldiğinde ben de bunu onaylarım. Tereddütsüz onaylarım, zira şehitlerimizin o katillerini affetme yetkimiz bizim yok, böyle bir şey yapamayız.”

Kılıçdaroğlu’nun “kontrollü darbe” sözleri

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 15 Temmuz gecesi saat 03.30 civarında Atatürk Havalimanına indiğinde kendisini on binlerce kişinin karşıladığını belirterek, F16’lar, helikopterlerin üzerilerinden uçtuğunu ve havalimanını çeviren tanklara, zırhlı araçlara, silahlı darbecilere aldırmadan iradesine, geleceğine milletin sahip çıktığını anımsattı.

Aynı gece kendisinden 3-3,5 saat kadar önce oraya CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da gittiğini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kendi ifadesiyle 23.05-23.30 civarında havalimanına iniyor. Bakıyor ki ortalık karışık. Ortalığın karışık olduğunu görünce hemen Bakırköy Belediye Başkanı’nın evine gidiyor. Şimdi geçenlerde bir televizyon programında kendisini izledim. Ne dese beğenirsiniz? ‘Sayın Cumhurbaşkanı Marmaris’ten çıktığında beni haberdar etseydi, ben de oraya gelirdim.’ diyor. Biz FaceTime’dan tüm Türkiye’ye çağrımızı yaptık. Sen de çıkıp gelseydin. Yine gelmedin. Ama demek ki bundan sonra Kılıçdaroğlu’na iadeli taahhütlü göndermemiz lazım. Bu kişi ‘Darbe olsa tankın üzerine ilk defa ben çıkarım.’ diyen kişi. Şimdi bu durumda olan bir kişinin, bu ülkede yapabileceği bir şey olabilir mi? Bunlarda yürek diye bir şey yok. ‘Ben beyanatımı verdim.’ diyor. ‘Darbelere karşı olduğumu söyledim.’ diyor. İyi ki söylemişsin ya. Sonra da çıkıp, utanmadan bir şey daha söylüyor; ‘Bu kontrollü darbedir.’ diyor. Ey Kılıçdaroğlu, bu ifade var ya şehitlerimizin ruhunu muazzep edecektir, yakınlarımızın ve gazilerimizin yüreğini kanatacak laflardır bunlar. Kontrollü koltukta oturan, her işin o şekilde yürüdüğünü sanır. Kasetle geldi ya kontrollü koltuk… Çünkü bu kasetle oraya gelmiş olan bir kişi. 7 seçim kaybettin, şimdi 8’inciye hazırlanıyor ama inanın yine gitmez, gitmez. Koltuk kontrollü fakat ne olursa olsun, biz onlara rağmen yolumuza devam edeceğiz.”

“CHP’ye gönül vermiş kardeşlerim için üzülüyorum”

CHP’lilere seslenen Erdoğan, “CHP’ye gönül vermiş kardeşlerim için üzülüyorum. Fikirlerimiz uymasa da bu kardeşlerimizin Kılıçdaroğlu gibi bir felakete maruz kalması gerçekten üzüntü verici. Onun için diyorum ki 16 Nisan, CHP’ye gönül vermiş kardeşlerimin de günüdür. Gelin bu adamdan kurtulun. 16 Nisan’da rekor bir ‘evet’ oranına ulaşmamız halinde bu zatın yerinde oturamayacağına inanıyorum.” diye konuştu.

“Bunların her şeyden önce milli iradeye saygısı yok”

Türkiye’nin ana muhalefet partisini, terör örgütleriyle aynı çizgiye getiren birisinin bu ülkede alternatif siyaset üretemeyeceğini ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

Bir gün FETÖ’nün borazanlığını yapan, ertesi gün PKK seviciliğine soyunan, bir sonraki gün başka bir terör örgütünün avukatlığını üstlenen parti, cumhuriyetin partisi olamaz. Cumhuriyetin sahibi cumhurdur, millettir. Bunların her şeyden önce millete ve milli iradeye saygısı yok. Bu partinin bir milletvekili çıkar ‘evet verenleri İzmir’de denize dökmekten’ söz eder. Diğeri ondan aşağı kalmamak için ‘hayır çıkarsa düşmanı İzmir’den denize dökmüş kadar sevineceklerini’ söyler. Güya bu da deneyimli. Deneyimlisi öyle, deneyimsizi böyle. CHP milletvekillerinin bu halk oylaması kampanyası döneminde sokakta vatandaşı tehdit etmekten, kahvede darbetmeye kadar sergilemedikleri rezalet kalmadı. Böyle genel başkanın, böyle milletvekilleri olur.”

“Sanki CHP’nin geçmişini hiç okumamış”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu sabah Trabzon’daki mitingde yaptığı konuşmaya değinen Erdoğan, şöyle devam etti:

“Ne diyor biliyor musunuz? Partili cumhurbaşkanlığını eleştiriyor. ‘Partili cumhurbaşkanlığı olur mu? Partiyi mi yönetecek, ülkeyi mi yönetecek?’ diyor. Sanki CHP’nin geçmişini hiç okumamış. Gazi Mustafa Kemal hem Cumhurbaşkanı hem de CHP’nin genel başkanı değil miydi? Ey Kılıçdaroğlu, biraz tarihini, geçmişini oku. Cemaziyelevvelini bir öğren.”

“Biz bunların hepsini aştık, aşıyoruz ve aşacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt dışındaki 3 milyona yakın seçmene, “Aman ha işi hafife almayın, muhakkak sandıklara gidin, oylarınızı kullanın.” diye seslenerek, seçmenlerin seçimde işi çok ciddiye aldığına ve oylarını kullandığına inandığını ifade etti.

Hedefin ülke için olduğunu dile getiren Erdoğan, “Biz, ‘Söz de karar da milletindir.’ diye yolumuza devam ediyoruz, devam edeceğiz. Seçim dönemlerinde yurt dışında kampanya yapılması yeni bir durum olmadığı halde bu seçimde bu engellemeyi yaptılar. Ne yaparlarsa yapsınlar biz bunların hepsini aştık, aşıyoruz ve aşacağız. 40 yıldır siyasetin içindeyim. 40 yıldır bu tür çalışmaların yapıldığını biliyorum. Peki bu defa niye böyle telaşlı bir engelleme çabasıyla karşı karşıya kaldık? Çünkü bu halk oylamasının alelade bir seçim olmadığını, Türkiye’nin geleceği için bir dönüm noktası niteliği taşıdığını çok iyi biliyorlar.” ifadelerini kullandı.

“Bu toplum sadece Rabbine sığınır”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bu toplum sadece Rabbine sığınır. Mağdurlara, mazlumlara, sayıları milyonları da bulsa kucağını açar, Suriye’den gelen 3 milyona kucağımızı açtığımız gibi. İzzet sahibi olmayanlar ise sınırlarına duvarlar örerek içeriye bu muhacirleri almazlar, köprü altlarını molozlarla doldurarak, botlarını denize dökerek onlardan kurtulmaya çalışırlar. İstanbul, tarihi boyunca kendisine sığınan herkese, gönlünü açmış bir şehirdir. ” dedi.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum