TBMM Başkanvekili Aydın:

ADIYAMAN (AA) – TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, “Türkiye ilk defa makas değişimi yapıyor. Burada bir rejim değişikliği değil aksine bir hükümet sistemi değişikliği söz konusu. Türkiye’nin 2023, 2071 hedeflerine ulaşabilmesi için istikrarın sürdürebilmesi, huzur ve güven ortamında Türkiye’yi geleceğe taşıyabilmek güçlü ülke konumuna gelebilmek adına hızlı ve etkin kararların alınabileceği bir Cumhurbaşkanlığı sisteminden bahsediyoruz.” dedi.

Aydın, beraberinde AK Parti Adıyaman Milletvekili Halil Fırat, AK Parti İl Başkanı Abdurrahman Dimez, AK Parti Gençlik Kolları Başkanı Oğuz Mutlu, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Hanifi Erdem, Belediye Başkanı Hüsrev Kutlu, Emniyet Müdürü Metin Alper, İl Jandarma Komutanı Albay Ercan Atasoy ile Vali Abdullah Erin’i makamında ziyaret etti.

Burada gazetecilere açıklamalarda bulunan Aydın, Türkiye’nin tarihinin en önemli referandum sürecine girmek üzere olduğuna dikkati çekti.

Referandum teklifinin Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girdiği tarihten itibaren referandum sürecinin başlayacağını hatırlatan Aydın, şöyle devam etti:

“Türkiye ilk defa makas değişimi yapıyor. Burada bir rejim değişikliği değil aksine bir hükümet sistemi değişikliği söz konusu. Türkiye’nin 2023, 2071 hedeflerine ulaşabilmesi, istikrarın sürdürebilmesi, huzur ve güven ortamında Türkiye’yi geleceğe taşıyabilmek güçlü ülke konumuna gelebilmek adına hızlı ve etkin kararların alınabileceği bir Cumhurbaşkanlığı sisteminden bahsediyoruz. Bu sistemle ilgili olarak TBMM üzerine düşen görevi yaptı. Milletin vekaletini en iyi şekilde kullanarak millet adına faydalı olabilecek, Türkiye’nin geleceği adına son derece önemli olan paketi meclisten geçirdi. Bundan sonraki süreç halkın vereceği kararla belirlenecek. Biz her seferde ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ diyoruz.”

– “Millet kaderini belirleyecek”

Aydın, söz ve kararın gerçek sahibinin millet olduğunu, referandumda da son sözü milletin söyleyeceğini bildirdi. Aydın, referandum sürecinde bütün siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları ve vatandaşların süreçle ilgili bilgilerini, ilgilerini eteklerindeki taşı dökeceğini söyledi. Aydın, “Herkes sözünü söyledikten sonra son sözü, referandum günü, muhtemelen Nisan ayının ilk yarısında, vatandaş söyleyerek mührü basacaktır. Bugüne kadar referandum süreçlerinde millet, verasetle hareket etmiş, sağduyu ile yaklaşmıştır. Milletin vermiş olduğu karar hepimizin başının gözünün üzerindedir.” ifadesini kullandı.

Referandum kararına herkesin saygıyla yaklaşması gerektiğini vurgulayan Aydın, şöyle devam etti:

“Referandumdan ne sonuç çıkarsa çıksın inanıyorum ki bu millet kendi geleceğini düşünen bir millettir. Millet ilk defa adeta kendi kaderini belki bu süreçte çok ciddi bir şekilde ortaya koyacak, kendi kaderini kendi belirleyecek, kendi göbeğini kendi kesecektir. Dışarıdan dayatmalarla değil, birilerinin istediği değil, millet kendi kararını kendi geleceğini düşünerek verecektir diye düşünüyorum. Şimdiden hayırlı uğurlu olsun.”

– Milletvekillerinin haberleşme giderleri

Aydın, bir gazetecinin, TBMM Başkanlık Divanı Katip Üyesi ve CHP Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen’in haberleşme giderleri ile ilgili yayımlanan haberlere ilişkin değerlendirmesini sorması üzerine, milletvekillerinin iletişim giderlerinin belli olduğunu belirtti.

Her bir milletvekilinin iletişim giderlerinin 2 aylık tutarla sınırlı olduğunu aktaran Aydın, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Bir üst sınırı vardır. Başkanlık divanı üyeleri için, tabii meclisin idari görevlerini yürüttüğü için böyle bir sınır bugüne kadar öngörülmemiş. Ancak, makul bir şekilde sınırlandırılması gerektiğini düşünenlerdenim. 2017 yılının geçtiğimiz hafta içeresinde başkanlık divanını ben toplamıştım. Başkanlık divanında da kısmen bu konuları tartıştık. Böyle bir karar aldık. Bundan sonraki ilk divan toplantısına mutlaka bu konunun gündem maddesi yapılması, bu konuyla ilgili makul bir sınırı çizilmesi gerektiğini o toplantıda da ifade ettik. Arkadaşlarımız, meclis idari personeli bu konuyla ilgili hazırlık yapıyor. Mutlaka dediğim gibi makuliyeti aşmamak lazım. Sonuçta geçmişte bir sınır tanınmamış olabilir ama bunun da makul bir düzeyde kullanılması gerekir.”

– Trump’ın göçmen kararı

ABD Başkanı Donald Trump’ın 7 İslam ülkesi vatandaşlarının ülkeye girişini engelleyen başkanlık kararnamesine de değinen Aydın, bu ayrımcı yaklaşımları tümden reddettiklerini söyledi.

Aydın, insanların tabiatları, inançları ve milletlerine göre sınıflandırılmasının kesinlikle doğru bir yaklaşım tarzı olmadığını vurgulayarak, şu görüşlere yer verdi:

“İnsani de vicdani de değildir. Her millet ve inançtan suç işleyenler olabilir. Masum olanlar olabilir. Bu şekilde sınıflandırmak, insanlara ve ülkelere inançlara yaklaşımda bulunmak hakikaten son derece yanlıştır. Ama zannediyorum ki orada Anayasa Mahkemesinin bu konuyla ilgili zaten bu kararın iptal edileceğini dair bir açıklaması oldu diye biliyorum. Ama ne olursa olsun batı standartları bu kadar çifte standartla idare edilemez. Söz konusu Müslümanlar olunca maalesef her türlü işkence, eziyet, ayrışma ve ötekileştirmeyi masum gösteren onları adeta ülkelerine dair girişini yasaklayan bu zihniyeti çok yanlış bir zihniyet olduğunu, en kısa zamanda bunun düzeltilmesi gerektiğini düşünüyorum.”

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum