Şehit Halisdemir davasında ikinci gün

sehit-halisdemir-davasinda-ikinci-gun_100a295.jpg

ANKARA (AA) – Özel Kuvvetler Komutanlığını (ÖKK) ele geçirmek isteyen cuntacı general Semih Terzi’yi vurarak, Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) darbe girişiminin seyrini değiştiren Astsubay Ömer Halisdemir’in şehit edilmesiyle ilgili 18 sanık, geniş güvenlik önlemleri altında jandarma eşliğinde duruşma salonuna getirildi.

Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmada, şehit Halisdemir’in eşi Hatice Halisdemir ile ÖKK’da olay gecesi darbeciler tarafından yaralanan İsmail Oğuz müşteki olarak yer aldı.

Duruşmada, sanıkların ifadelerinin alınmasına devam ediliyor.

Ömer Halisdemir’in şehit edilmesi davası başladı

“Ölü bölgeye ateş ettim”

Sanık Halit Çelik savunmasında, “Radyoda geçen haberlerde, Genelkurmay’da sıkıntıların olduğu söyleniyordu. Genelkurmay Başkanının rehin aldığına ilişkin bilgiler veriliyordu. Ben de asker olarak kendime vazife çıkararak ‘Herhalde Genelkurmay Başkanını kurtaramaya gidiyoruz’ diye düşündüm.” dedi.

Terzi’nin de içinde olduğu helikopterin ÖKK’nın VİP pistine indikten sonra hep birlikte karargah binasının olduğu yöne ilerlediklerini anlatan Çelik, sonrasında yaşanılanları şöyle anlattı:

“Bir şahıs çok yakın mesafede Terzi’nin arkasından ateş edip sağ çaprazdan ağaçların arasına kaçtı. Bu esnada yere doğru eğilerek silahımın emniyetini açtım ve bir el ateş ettim. Ben rahmetlinin (Şehit Halisdemir) olduğu yere ateş etmedim, çünkü o taraftaki arkadaşlarımı vururdum. Ölü bölgeye ateş ettim. Sonra ağaçların arkasından ‘Tamam vurdum’ diyen bir ses geldi. Semih Terzi yerdeydi, Kelime-i Şehadet getiriyordu.”

“Zekai Paşa Ömer’in alnından öptü”

Kışlanın içindeki kritik binaların darbeci askerlerden arındırılması için arama emri verildikten sonra söz konusu bölgelerde emri icra ettiklerini, buralardaki askerleri derdest ettiklerini belirten Çelik, şu savunmayı yaptı:

“Sabah Zekai Paşa geldi, konuşma yaptı. Zekai Paşa, Ömer Astsubayı alnından öptü. İki hafta karargahta mesaiye devam ettik. Diğer arkadaşların da belirttiği bu süreçte karargah binasında uzun namlulu silahlarla sadece biz dolaşabiliyorduk. ‘Zekai Paşa’nın en çok güvendiği tim olduğunuz için bu şekilde karargahın içine girebiliyorsunuz.’ diyorlardı. Biz o gece ÖKK’ya gitmemiş olsaydık daha çok kan akacaktı.”

“Ankara aktarmalı Suriye’ye giriyoruz”

Sanıklardan eski Astsubay Kıdemli Çavuş Harun Topbaş, timin en kıdemsiz personeli olduğunu belirterek, 2016 yılı Mayıs ayında ÖKK’ya katıldığını söyledi.

Topbaş, 15 Temmuz akşamı Diyarbakır’daki karargahta akşam saatlerinde Ankara’ya hareket edileceği emrinin geldiğini, hızlı şekilde tam teçhizatlı hazırlandıklarını anlattı.

Tabur Komutanı Fatih Şahin’in içtima aldığını, gelen emri sorgulamaladıklarını ancak ne olduğunu da anlamadıklarını savunan Topbaş, bu sırada Diyarbakır’dan iki adet F-16’nın kalktığını gördüklerini belirtti. Topbaş, bu nedenle aralarında “Kesinlikle Ankara aktarmalı Suriye’ye giriyoruz” şeklinde değerlendirmeler yaptıklarını ifade etti.

Özel Hava Alay’dan helikoptere bindikten sonra “Birliğe gidiyoruz” dediklerinde rahatladıklarını belirten Topbaş, ÖKK’ya indiklerinde bir başçavuşun kendisine Semih Terzi’nin nerede olduğunu sorduğunu, ardından öndeki ekip bahçeye girer girmez silah seslerinin geldiğini anlattı.

“Şaşırdık, sabaha kadar mevzide kaldık”

Aniden kendini yere attığını, elindeki ağır makineli silah bulunduğunu söyleyen Topbaş, o gece yaşananları şöyle anlattı:

“Neler olduğunu anlamadım. Mehmet Astsubay beni ağaçların oraya mevzilenmem için gönderdi. İçeriden de silah sesleri geliyordu. Mevzimde kaldım. Bu sırada Muhammed Astsubay, ‘Mihrali Üsteğmen, Ahmet Kemal Yüzbaşı ile görüştü. Semih Terzi hainmiş, diğer hainleri de aldık. Artık Zekai Paşa’dan başka kimseden emir almıyoruz’ dedi. Şaşırdık, sabaha kadar mevzide kaldık.”

Muhabir: Aylin Sırıklı,Tanju Özkaya

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum