Portekizli sömürgecilerin 'beton şehri' Maputo

portekizli-somurgecilerin-beton-sehri-maputo_d478dab.jpg

MAPUTO – TUFAN AKTAŞ

Bugün yaklaşık 2,5 milyonluk nüfusun yaşadığı Maputo, 1898 yılında sömürge döneminin başkentliğini yaptı.

Maputo Koyu’na 16’ncı yüzyılda gelen Portekizli tüccar Lourenço Marques’in ismini taşıyan ve bu isimle ünlenen şehre, 1975’te kazanılan bağımsızlık sonrası Maputo Nehri’nden esinlenilerek Maputo adı verildi.

Şimdilerde Maputo’nun dört bir yanında devasa binalar yükseliyor olsa da bağımsızlık sonrası ülkeyi terk etmek zorunda kalan Portekizlilerin ve Portekiz yönetiminin bıraktığı izler hala duruyor.

Portekizliler tarafından inşa edilmiş yönetim binaları, tren istasyonları ve pazarlar bugün hala halk tarafından kullanılırken şehirde Gustave Eiffel tarafından tasarlanmış “Demir Ev” gibi farklı mimariye sahip yapılara da rastlamak mümkün.

Kendileri “beton şehir” dedikleri şehir merkezinde kalan Portekizli sömürgeciler, tuğla ve demirden ev inşa etmesine izin vermedikleri yerli halkı yıllarca baraka evlerde yaşamaya mahkum etmiş.

Bağımsızlık savaşına öncülük eden ve hala iktidarda olan Mozambik Kurtuluş Cephesinin (FRELIMO) Marksist ideolojisi ise şehrin sokak ve cadde isimlerinde kendini gösteriyor. Karl Marks, Vladimir Lenin ve Mao Zedong gibi çok sayıda komünist önderin ismi caddelerde yaşatılıyor.

Portekiz eserleriyle çevrilmiş Bağımsızlık Meydanı

Maputo’da sömürge mimarisinin en fazla hissedildiği yerlerin başında Bağımsızlık Meydanı geliyor. Meydana bakan eski Portekiz yönetim binasının etrafındaki kilise, eğlence merkezi, park ve diğer tesisler ise sömürgecilerin şehri sadece beyazlar için inşa ettiğini gösteriyor.

Meydanın tam ortasında Bağımsızlık Savaşı’nın önderlerinden ve Mozambik’in ilk Cumhurbaşkanı Samora Machel’in heykeli bulunuyor. Okyanusa bakan Machel heykelinin yerinde bir zamanlar sömürge idarecisi Joaquim Albuquerque’nin heykeli yer alıyordu.

Meydanın hemen arkasında ise bugün Mozambik Belediyesi olarak kullanılan, Portekizli sömürgecilerin eski yönetim merkezi binası var. İnşası 1947 yılında tamamlanan bina bugün hala şehrin en görkemli binalarından sayılıyor.

Heykelin hemen sağında ise Beyaz Katolik Katedrali yer alıyor. 1944’te temelleri atılan katedralin yapılış amacını ise şehre akın akın gelen Avrupalı Hristiyanlar oluşturuyor.

Mimari yapısıyla ilgi çeken bu katedralin, küçük kiliselerin yetersiz kalması sebebiyle inşa edildiği belirtiliyor.

Eiffel’in demirden evi

Şehirdeki en ilginç mimari yapılardan biri Demir Ev, Paris’teki Eyfel Kulesi’nin ve New York’taki Özgürlük Heykeli’nin mimarı Gustave Eiffel tarafından tasarlanmış. Her bölümü demir kullanılarak inşa edildiği için bu adı alan yapı, Jardim Tunduro Bahçesi’nin hemen karşısında bulunuyor. Evin, ülkedeki sıcak iklime rağmen neden demirden inşa edildiği de tam olarak bilinmiyor. Yapımının tamamlandığı 1892’de mahkeme ve kolej olarak kullanılan bina bugün ülkenin Kültür Mirası Ulusal Ajansına hizmet veriyor.

Jardim Tunduro Bahçesi

Vasco da Gama Bahçesi olarak 1885’te yapılan Jardim Tunduro Bahçesi ise İngiliz mimar Thomas Honney tarafından tasarlandı.

Honney’in bahçesi hem Afrika’dan hem de dünyanın farklı yerlerinden çeşitli bitki ve ağaçlara ev sahipliği yapıyor.

Yaklaşık 64 bin metrekarelik bahçede bugün yerli halk tarafından gezintinin ve pikniğin yanında düğün organizasyonları da gerçekleştiriliyor.

Maputo Kalesi

Şehrin en eski yapılarından ve bugün bir müzeye dönüştürülen Maputo Kalesi ise 18’inci yüzyılın sonlarında inşa edilmiş.

Okyanustan gelen saldırılara karşı şehri korumak için yapılan kalede, Portekizli sömürgecilerin yerel halka yaptıkları zulüm ve işkenceleri anlatan resimlerle figürlerin yanı sıra döneme ait silah ve mühimmatlar da sergileniyor.

Maputo Tren İstasyonu

Amerikan Time Dergisi’nde 2016 yılında dünyanın en güzel üçüncü tren istasyonu olarak gösterilen Maputo Tren İstasyonu’nun inşası 1920 yılında tamamlanmış.

Mühendis Alfrede Augusto de Lima’nın tasarladığı istasyon bugün hala hem yolcu taşıyor hem de içindeki müzeyle mekanın tarihini anlatıyor.

Şehir sakinlerinin sebze, meyve ve el yapımı ürünleri satın aldığı büyük pazar ise Merkez Pazarı olarak anılıyor. 1903 yılında, eski ahşap pazarın yerine inşa edilen bu pazar İngiliz mimarisiyle inşa edilmiş.

Maputo’nun en eski binalarından olan pazar, ülkedeki sömürge mimarisinin de önemli örneklerinden biri.

Sömürgecilerin ülkeyi terk edişleri

Mozambik’in 1962’de başlayan bağımsızlık mücadelesi, 25 Haziran 1975’teki bağımsızlık ilanıyla sonuçlandı.

Bağımsızlık sonrası alınan ilk kararlardan biri ise ülkedeki tüm Portekizlilerin 24 saat içinde, yanlarına sadece 20 kilogramlık bagaj alarak ülkeyi terk etmeleri oldu.

Tarihe “24/20 emri” olarak geçen bu karar sonrası on binlerce Portekizli Mozambik’i terk etti. Bağımsızlıktan sadece bir yıl sonra ülkeyi terk edenlerin sayısının 250 bini bulduğu belirtiliyor.

Sömürgecilerin deyimiyle beton şehirde yaşayan Portekizlilerin evleri ise fakir halka ve devlet yöneticilerine verildi.

Portekiz evlerinin birçoğu bugün yenilenmek yerine yıkılıyor ve yerini modern binalara bırakıyor.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum