Polis ve askere karşı çatışma emri vermişler

thumbs_b_c_900c64ee1654ae71a72870161e8335e7.jpg

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminde komuta merkezi olarak kullandığı Akıncı Üssü’ndeki eylemlere ilişkin davanın görülmesine tanık beyanlarıyla devam edildi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesince Sincan Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’ndeki salonda görülen duruşmaya, sanıklar ve yakınları ile müştekiler ve taraf avukatları katıldı.

Darbe girişiminin yaşandığı gün Hava Kuvvetleri Komutanlığı Güvenlik Harekat Merkezi’nde (GHM) görevli olduğunu dile getiren Naim Memiş, 15 Temmuz’da nöbetçi olduğunu ve olayların saat 21.15 gibi başladığını söyledi.

Nöbetçi amirin ön nizamiye bölgesine gittiğini ve kontrolün kendisinde olduğunu, giriş çıkışların da bilgisi dahilinde olacağını belirttiğini ifade eden Memiş, bir süre sonra Genelkurmay tarafından silah sesleri duyulduğunun bildirildiğini kaydetti.

Genelkurmay Harekat Merkezi’ni aradığını ancak oradaki görevlinin durumdan bilgisi olmadığını söylediğini anlatan Memiş, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Harekat Merkezi’ni aradığını ancak telefona da cevap verilmediğini dile getirdi.

Memiş, kuvvetteki tüm kapıların kapatılmasıyla ilgili anons yaptıklarını, bu arada kameralardan, Destek Kıtaları Komutanı İlhan Karasu’nun da komuta katına gittiğini gördüğünü, bir süre sonra da GHM’ye geldiğini bildirdi.

Karasu’nun olayın ne olduğunu sorduğunu, ona, henüz bir bilgi alamadıklarını söylediklerini aktardığını anlatan Memiş, Karasu’nun sonradan terör saldırısı olabileceğini belirttiğini, tüm giriş çıkışların kontrollü olması gerektiğini söylediğini aktardı.

Memiş, giriş çıkışların da Genel Sekreter Veysel Kavak’ın teyidi ile gerçekleştiğine işaret ederek, Tümgeneral Cevat Yazgılı’nın Hava Kuvvetleri Harekat Merkezine (HKHM) girememesi ve kelepçe takılması olaylarının ardından GHM’ye girdiğini bildirdi.

Bu arada, Yazgılı’nın Tuğgeneral Kemal Mutlum’a ulaşamadığını, ulaşıp dönüş yapmasını söylemesini emrettiğini, bunu Mutlum’a ilettiğini bildiren Memiş, Mutlum’un aramaması üzerine Yazgılı’nın bir süre sonra emri tekrarladığını ifade etti.

Memiş, ancak ikinci kez haberdar ettiği Mutlum’un Yazgılı’ya ulaşıp ulaşmadığından haberdar olmadığını kaydetti.

İlerleyen saatlerde Yazgılı’nın emirlerini dinlediklerini bildiren Memiş, daha sonra telsizden bunun bir kalkışma olduğu yönünde anons ettiklerini dile getirdi.

Kaynak: Anadolu Ajansı

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum