Anket doldur para kazan!
Aksoy Araştırma

MHP “çocuk istismarında iyi hal indirimi”ne karşı

mhp_genel_baskan_yardimcisi_ruhsar_demirel_trafik_kazasi_gecirdi_h51539_bed66.jpg

(Milliyet) / MHP Genel Başkan Yardımcısı Ruhsar Demirel, çocuk istismarı konusunda hukuki mevzuatta yer alan uygulamalar ve eksikliklere ilişkin, değerlendirmelerde bulundu. Hukuki çerçevede yapılan “çocuk” tanımında muğlak ifadeler bulunduğunu belirten Demirel, öncelikle “çocuk” tanımında uzlaşılması gerektiğini söyledi.

Anayasaya göre 18 yaşın altındaki herkesin çocuk olduğuna işaret eden Demirel, “Ama ceza muhakemesinde ayrı, medeni kanunda ayrı. Hukuki düzenlemelerde ‘çocuk’ kavramının net tanımlanması lazım. ‘Çocuk’ tanımında mutabık kalınıp, o tanım içine giren herkes için yapılan uygunsuz harekette gereken yapılmalı. Önler mi her şeyin yapılması? Önlemez ama azaltır.” ifadesini kullandı.

Demirel, istismarın ve şiddetin, çocuk, yetişkin, engelli veya kadın, kime yapılırsa yapılsın topluca tepki göstermesi gerektiğini vurgulayarak, MHP’nin bu konudaki tavrının net olduğunu belirtti. MHP’nin düzenleme Meclis’e geldiğinde eksik ya da geliştirilmesi gerektiğini gördüğü noktaları mutlaka dile getireceğinin altını çizen Demirel, şöyle devam etti:

“Bizim zaten MHP olarak çocuklarla, şiddetle ilgili seçim beyannamelerimizde var. Çocukların istismara, şiddete uğramasının önüne engeller konulması, aile mahkemeleriyle ilgili birtakım ifadelerimiz hep oldu. Bundan sonra da olacaktır. Genel Başkanımız hem kadın erkek ilişkisi anlamındaki bazı hadsiz sözler için hem de çocuklar konusunda söyledi. ‘Hapisse hapis, idamsa idam, neyse ne yapılsın’ ifadesi var. Bunun sonu nereye gidiyorsa yapılsın diye. Genel Başkanımızın söylediği söz MHP’nin bu konudaki tutumudur ve geciktirilmemelidir.”

ÇOCUK KİMDİR?

Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ başkanlığında kurulan çocuk istismarının önlenmesine yönelik komisyonun konu üzerinde çalıştığını anımsatan Demirel, şöyle konuştu: “Biz sadece basına düşenleri görüyoruz. Önce ceza konuşuluyordu şimdi koruyucu tedbirler. ‘Bu hal yaşanmadan önce ne yapılmalı’, ‘oluşmamasını nasıl sağlayabiliriz’ konuşuluyor. Bunlar güzel şeyler. Çocuk İzlem merkezlerinin sayısının artırılmaya çalışılması güzel bir şey. Basına düşen, komisyonun ‘iyi hal’ şartını kaldıracağı yolunda. Eğer bu şekilde olacaksa, muhtemel olur da zaten. Ama ‘çocuk kimdir’ sorusu biraz sıkıntılı gibi görünüyor. Basına düşenler üzerinden gördüğüm, hala çocuk tanımında uzlaşamamış olma durumu var.”

Bu konularda toplumdaki vicdani kalkışmayı dinginleştirecek bir yaptırım olması gerektiğini vurgulayan Demirel, “Bu yaptırım bu tür sapkın düşünce sahiplerini biraz dizginleyebilir. Biraz daha onların elini, kolunu kısa tutmalarına sebep olabilir.” değerlendirmesini yaptı. Demirel, Türkiye’de çocuk istismarı konusunda ciddi bir hassasiyet geliştiğine, büyük bir duyarlılık oluştuğuna işaret ederek, bu duyarlılığın bu kadar yüksek sesle söylenmesinin herkesi memnun ettiğini dile getirdi.

Bu tür suçlarda hukuken eksiklik olmadığını, uygulamada birtakım sorunlar olduğunu ifade eden Demirel, “Bu tamamen oradaki yorumla alakalı bir şey. İstenirse hukuk sistemi içinde gereken her şey yapılabilir.” dedi. “Kadına yönelik şiddetin önlenmesiyle ilgili bir sürü yasal düzenleme yapıldığını” belirten Ruhsar Demirel, bunların hiçbirinin bugün netice almaya engel olmadığını söyledi.

Sadece “idam” konusunun mevzuatta bulunmadığını anımsatan Demirel, “Onun dışında her tür cezayı vermeye muktedir kanunumuz var. Ama hukuk yalnızca kağıt üzerindeki değil ki. Orada bir yorum meselesi var. Bu yorumda da kanunun bazı yerlerinin fail adına kullanılabildiğini görüyorsunuz.” diye konuştu.

İYİ HALİN EN OLDUĞU ÇOK MUĞLAK!

Bu çerçevede “iyi hal” uygulamasına da değinen Demirel, sözlerini şöyle sürdürdü: “İşte iyi hal. ‘İyi hal’ dediğiniz nedir? Tekrarlanma ihtimalinin olmaması mıdır, mahkemede ‘ben pişmanım demek midir? Yoksa oradaki traş olmuş ve ‘pişman oldum’ deme hali midir? Bir daha yapmama halini gösteren bir gösterge var mı ki orada ‘iyi hal’ diye çıkarıyorsunuz. İyi halin ne olduğu çok muğlak. Yapmama halinin en ufak bir emaresi yokken yalnızca takım elbiseyle bu yapılacaksa çok kötü bir şey. Vitrin mi oluşturuluyor yoksa bir suçluya ceza mı veriliyor? Yoksa vitrine mi bakıyoruz. Vitrinlerdeki mankenlerin de üzerinde hep takım elbise var ama ruh yok. Bu insanların ne farkı var. O yüzden çocuğa yönelik istismarda iyi hal uygulanmamalı. Çocuğa, kadına, engelliye ve kendinden daha zayıf insana bir şey yapmış olana, canlıya müdahale edene iyi hal uygulanmamalı.” Demirel, bunun toplumun ruh sağlığı için de önemli olduğunun altını çizdi.

MEDYANIN KULLANDIĞI DİLE ELEŞTİRİ

Çocuk istismarına yönelik medyada yer alan haberlerde kullanılan dili de eleştiren Demirel, medyanın olayları ele alış biçimini disipline etmesi gerektiğini söyledi. Olaylara ilişkin il, ilçe ve mahalle adı söylendiğini, bunun sadece çocuk için değil, ailesi için de büyük sıkıntı olduğunu ifade eden MHP Genel Başkan Yardımcısı Demirel, şunları kaydetti:

“Şu mahallede, şu düğünde… Bu olaylara yok dememek lazım ve basında yer alması gerek ama insanların kötülüğü nasıl yaptığının detayına inmek doğru değil. Bu kötülüğe maruz kalmış bir çocuğun bağırsaklarıyla ilgili yazmak gazetecilik değil. Adli tıp dergisi değil o. Haberi vermek var, haberi afişe edip, insanların özeliyle ilgili çok sıkıntılı işler yapmak var. Bu bir tanıdığımıza, yakınımıza yapılabilir. Empati yapmak lazım.”

Yazıyı paylaşın:
Top
big data blogu