Anket doldur para kazan!
Aksoy Araştırma

Kılıçdaroğlu’ndan sert çıkış: “Cumhuriyetten intikam almaya çalışıyorlar”

kılıçdaroğlu.jpg

(DHA) / CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MESAM’a ilişkin, “Kültür Bakanlığına sormak isterim. Sen sanatı ve sanatçıyı korumakla yükümlüsün. Bir yere kayyum atarken yasa dışına çıkamazsın. Sen çıkarsan sokaktaki  vatandaş ne yapacak. Açıkça suç işlemiştir Kültür Bakanlığı burada” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM’de partisinin grup toplantısında konuştu. Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Musiki Eser Sahipleri Meslek Birliği’ne (MESAM) “kanunsuz bir şekilde kayyum atandığını” söyleyerek Kültür Bakanlığına tepki gösterdi. Sanatı ve sanatçıyı yüceltmenin her toplumun görevi olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: “MESAM diye bir örgüt var. Sanat ve sanatçı her ortamda değerlendirilir. Sanatı ve sanatçıyı desteklemeyen hiçbir iktidar yoktur dünyada. Sanatçı özgür olmalı. Sanatın yedi dalını da desteklememiz gerekir. Sanatçının da hakları vardır ve bunların korunması gerekir.  Bu konuda özel bir yasa var.  MESAM diye bir sivil toplum kuruluşu  oluşturulmuş bu yasaya dayanarak. Mart’ta olağan kongresini yapacak ama yapmadan Kültür Bakanlığı kayyum atıyor. Yasadaki kurala uyarsanız kayyum atarsınız itiraz edilmez. MESAM yönetimi kurulu görevden alındı. Kültür Bakanlığından size herhangi uyarı yazısı geldi mi diye sordum. Hiçbir yazı yok. Peki yasaya uyması gereken yasalara  uymazsa ne olacak? Yasaya göre önce uyaracak ve bir ay süre verecek, tekrar süre verecek. Bütün bunlar sanat ve sanatçıyı bir anlamda korumak içindir. Kültür Bakanlığına sormak isterim. Sen sanatı ve sanatçıyı korumakla yükümlüsün. Bir yere kayyum atarken yasa dışına çıkamazsın. Sen çıkarsan sokaktaki  vatandaş ne yapacak. Açıkça suç işlemiştir Kültür Bakanlığı burada.”
“ŞEKER FABRİKALARINI ÖZELLEŞTİREREK CUMHURİYETTEN İNTİKAM ALMAYA ÇALIŞIYORLAR”

Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine tepki gösteren Kemal Kılıçdaroğlu, Veli Ağbaba başkanlığında oluşturdukları komisyonun tüm şeker fabrikalarına gideceklerini söyledi. Kılıçdaroğlu şöyle konuştu: “Şeker fabrikalarının özelleştirilmesine toplumun hemen hemen her kesiminin karşı çıktığı uygulama. Oluşturduğumuz komisyon bütün şeker fabrikalarını gezecek. Hepsi karşı özelleştirilmeye. Pancar üretiminde şeker elde ediyoruz. Niçin özelleştiriyoruz. Bu üretimin kaybedeni yok. Herkesin kazandığı ortama siz dinamit koyuyorsunuz. Ne olacak sonra büyük kısmı kapanacak. Biz kapanmayacak denen çok sayıda fabrikanın nasıl kapandığını gördük. Amaç başka. Nişasta bazlı şeker üretimini teşvik etmek.  1926’da ilk fabrika Atatürk  hayattayken kuruldu. Osmanlı’da bir kilo şeker üreten fabrika yoktu.  Özelleştirerek bir anlamda cumhuriyetten intikam almaya çalışıyorlar. Şeker fabrikalarına sahip çıkmak cumhuriteye demokrasiye  alın terine sahip çıkmak demektir. Hangi uluslararası kuruluşlarla anlaşma yaptınız ve bu anlaşma metnini neden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarından gizliyorsunuz. Uluslararası kuruluşlarla yapılan anlaşma çerçevesinde şeker politikası belirleniyor. Sormak istiyorum: Nişasta bazlı şekerde yüzde 15 oranını uygulayan bir ülke var mı? Bizim insanımızın hayatı bu kadar mı ucuz? O nedenle biz şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşıyız.”
“GÜNDAYDIN RECEP BEY, NİHAYET ÖĞRENEBİLDİN”

Kemal Kılıçdaroğlu, yargının bağımsız olmadığını daha önce çok kez söylediğini anımsatarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Yargıtay 150’nci yıl dönümü sempozyumundaki konuşmasında “Eğer bir ülkede halk bunalmış ve ellerini semaya açarak adalet çığlığı atar hale gelmişse yargı sisteminde bir sorun vardır” dediğini kaydetti. Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı: “Günaydın Recep Bey, nihayet öğrenebildin. Yargı sisteminde çok sorun var. Yargı  yok adalet yok. Neyden bahsediyorsun sen. Yargı hiyerarşisi var mı, yok.  AYM karar veriyor. Hakim diyor seni takmıyorum, gücümü siyasi otoriteden alıyorum. Eğer bir ülkede yargı gücünü siyasi otoriteden alıyorsa adalet zaten yoktur. Hangi adalet. Milyonlarca kişi ellerini semaya açmış adalet diye bekliyor. Tek adam rejiminin olduğu bir ülkede yargı vicdanıyla karar veremez hale geldi. Acaba bir karar verirsen saraydaki zatı kızdırır mıyım diye endişe ediyor. Sarayın bazı avukatları saray adına hakimlere talimat veriyor.”

Yazıyı paylaşın:
Top