Kılıçdaroğlu: “Hakimleri teşhir etmek boynumun borcu”

chp-genel-baskani-kilicdaroglu-hakimleri-teshir-etmek-boynumun-borcu_7fa078c.jpg

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Yargıya en büyük itibar kaybını yargı mensupları veriyor. Yargının içinde bulunduğu perişan hali hepinizin bilgisine sunuyorum. Hiçbir hakim unutmasın. Nereye giderseniz gidin sizi izlemek, takip etmek ve teşhir etmek benim boynumun borcudur. Cübbeni çıkaracaksın geleceksin buraya, sana nasıl ders verilir ben göstereceğim” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu’nun hedefinde Yargıtay ve yargı üyeleri vardı. Türkiye’de adalet olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun serbest bırakılması gerektiğini ifade ederek, “Hiçbir suçu yok, 399 gündür hapiste. Anayasanın 83. maddesi açık, geçici 20. maddesi açık. Derhal oturup karar almaları ve Enis Berberoğlu’nu serbest bırakmaları lazım. Enis Berberoğlu şu an hangi gerekçeyle hapiste ve neden aramızda değil. Anayasanın 138. maddesini okuyorum; ’Hakimler görevlerinde bağımsızdırlar. Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz.’ Bu kadar açık ve net. Ama bu kürsüde geçen yasama döneminde hakimlere talimat verildiğini ve telkinde bulunulduğunu belgeleriyle açıklamıştım. Yargıya en büyük itibar kaybını yargı mensupları veriyor. Hakimin hukukun üstünlüğüne göre karar vermesi lazım. Berberoğlu’nun içeride kaldığı her saat, her dakika bir hukuksuzluk örneğidir. İlgili yargıçlardan özellikle istirham ediyorum, yargıya gölge düşürmeyin, derhal gereğini yapın” diye konuştu.

“Cübbeni çıkaracaksın geleceksin buraya, sana nasıl ders verilir ben göstereceğim”

Eski milletvekili Eren Erdem’in davasının 19 Eylül’den 29 Haziran’a alınmasına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Niçin, hangi gerekçeyle? Nereden, kimden talimat aldılar? Efendim ’Yurt dışına kaçabilir.’ Dokunulmazlığı kalktıktan sonra tam 39 kez yurt dışına gitti ve geldi. Kaçsaydı Eren Erdem o zaman kaçardı. Ayrıca Eren Erdem neden kaçsın ki? Suçlu değil ki, suçsuz bir insan neden kaçsın. Ne diye tutukluyorlar? ’FETÖ üyesi olmamakla beraber, iltisak’ falan diye bir takım laflar var orada. Eren Erdem’in yazdığı bütün kitaplar FETÖ’nün Türkiye için ne kadar tehlikeli olduğuyla ilgili. 9 kitabı var. Türkiye’de yargının hangi noktaya geldiğini görmek için bu örneği verdim. ’Sen neden gizli tanığı açıkladın’ diye suçlamada bulunuyorlar. Gizli tanık açıklandı ne, adam zaten söylüyor. Yargının içinde bulunduğu perişan hali hepinizin bilgisine sunuyorum. Ortada yargılama falan yok. Bu yapılan yargısız infaz. Ama hiçbir hakim unutmasın. Nereye giderseniz gidin sizi izlemek, takip etmek ve teşhir etmek benim boynumun borcudur. Sanıyorlar ki biz böyle baskı kurdukça, milletvekillerini hapse attıkça, para cezaları verdikçe Kılıçdaroğlu geri adım atacak. Sizin feriştahınız gelse geri adım atmayacağım. Her ortamda ve her yerde hakkı, hukuku ve adaleti savunacağım. Dava benim şahsi davam değil, tüyü bitmemiş yetimin davasıdır bu dava. Adalet istiyoruz, hakkı ve hukuku istiyoruz. Adaleti yargıç eliyle çiğneyeceksin. Cübbeni çıkaracaksın geleceksin buraya, sana nasıl ders verilir ben göstereceğim” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, “Anayasa Mahkemesi’ni tanımayan, ’Anayasa Mahkemesi kimdir’ diyen hakimi Yargıtay’a atadılar. Yargıtay için yüz karasıdır. Peki yarın birisi de çıkar ’Yargıtay’ı tanımıyorum’ derse ne olacak? Hukuksuzluğu bize hukuk kültürü olarak yutturmaya çalışıyorlar. Türkiye’nin geldiği durum budur. Hepimizin bu konuda son derece dikkatli davranması ve bunu bütün herkese anlatmamız lazım. Türkiye adaletin olmadığı bir ülkedir” dedi.

“ODTÜ’de açılan pankartta küfür yok”

ODTÜ mezuniyetinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaret içerikli pankart açılmasına ilişkin değerlendirmede bulunan Kılıçdaroğlu, “ODTÜ’de öğrenci olmak başlı başına ayrıcalıktır. Taşıdıkları pankartlardaki hiçbirinde hakaret, şiddet yoktur ama ODTÜ’lü zekası vardır. O zekanın farkına varmak için de ayrıca zeki olmak gerekir. Zeki değilsen ben sana ne söyleyeyim kardeşim. ODTÜ’lülerin bir başka özelliği var. Herkes birbirine ’hocam’ der. Çaycısı da, rektörü de, kantincisi de ’hocam’ der. Kimse birbirinden üstün değildir, birbirinden öğreneceği var. ODTÜ’lüler hiçbir zaman ’reis’, ’başkan’ diye laflar kullanmazlar. Çünkü ne reise ne de başkana tahammül ederler, herkesin aynı kültüre sahip olması gerektiğine inanırlar. Öğrenciler, Penguen dergisinde 13 yıl önce yayımlanan bir karikatürü taşıyor. Adı ’Tayyipler Alemi.’ ’Bunu neden taşıdınız?’ 13 yıl önce yayımlanmış, yargılanmış, beraat edilmiş. Beraat kararını veren hakim, hukukun üstünlüğüne göre karar vermiş ve güzel şeyler söylemiş. 13 yıl sonra geldiğimiz noktaya, demokraside ne kadar geriye gittiğimize bak. Bürokratken Başbakanlık konutuna gider, çalışmalarımız olurdu. Merdiveni çıkarken Gırgır dergisinin kendisini eleştiren karikatürleri vardı. Onları çerçeveletip Başbakanlık konutuna asacak kadar hoşgörülü birisiydi. Gelen bütün yabancılara demokrasinin olduğunu sizin anlatmanıza gerek yok, o karikatürü orada görünce ’evet bu ülkede demokrasi, fikir özgürlüğü var’ der. Şimdi buna tahammül edilemeyen bir süreci yaşıyoruz. Bu süreç 12 Eylül, 12 Mart darbelerinde vardı, 20 Temmuz darbesinde de var. Pinochet de, Hitler de, Mussolini de böyleydi. Eleştiriye tahammül edemezdi. Sen eleştiriye tahammül edeceksin kardeşim. Hapse atarak bunu önleyemezsin. Bak koydum Twitter hesabına, buyur bakalım ne yapacaksın? Hadi hakim ve savcılarınla karar ver, ne yapacaksın bakayım?” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, “Milletvekili arkadaşlarımdan istirham ediyorum, bu karikatürü yayınlasınlar. Benim Twitter hesabımdan bu karikatür yayınlanacak” çağrısında bulundu.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum