Halep'ten tahliye edilen Suriyelilerin acıları bitmiyor

halepten-tahliye-edilen-suriyelilerin-acilari-bitmiyor_6fede9a.jpg

İDLİB (AA) – HALİT SÜLEYMAN/ADHAM KAKO – Suriye’de 30 Aralık’ta yürürlüğe giren ateşkes, ülkede silahları bir nebze sustursa da savaşın getirdiği acılar bitmek bilmiyor.

Halep’in doğusunda gerçekleşen tahliyelerin ardından, kentin batı kırsalına gelen Kasir ailesi, ülkede yaşanan acıların mağduru olan ailelerden yalnızca biri. Fertlerinin bir kısmı saldırılarda ölen bir kısmı da Beşşar Esed’e bağlı birliklerin kontrolündeki hapishanelerde tutulan Kasir ailesinde, tüm yük de 31 yaşındaki amca Bekir Taha Kasir’in omuzlarında.

AA muhabirine Halep kırsalında yaşadıkları zorlukları anlatan Kasir, kendisi ve kardeşlerinin çocuklarıyla birlikte toplamda 30 çocuğa baktığını belirtti.

İlk olarak, kız kardeşinin eşinin çalışmak üzere rejimin kontrolündeki bölgeye geçtiğini ancak daha sonra kendisinden haber alamadıklarını ifade eden amca Kasir, “Eniştemin 4 çocuğu var bunlardan birisi de tedaviye muhtaç engelli bir kız çocuğu. Maddi imkanlarımız hiç yok. Türkiye’de tedavi edilmesi lazım.” dedi.

Kasir, ayrıca iki erkek kardeşinin tutuklu olduğunu, bir erkek kardeşi ve babasının da şehit olduğunu ifade etti.

Türkiye’ye gelmek istese dahi maddi yardım almaksızın bu durumun mümkün olmadığını dile getiren Kasir, “Çocuklara ben bakıyorum, durumumuz çok ama çok kötü. Çocukların süte ihtiyacı var. Her iki günde bir 4 bin liralık (12 Türk lirası) içme suyu satın alıyoruz, çok fazla masrafımız var.” diye konuştu.

Kasir, Halep’in doğusunda ikamet ettikleri süre içinde maddi sıkıntıları bulunmadığını hatırlatarak, “Bu 30 çocuk önce Allah’a sonra bana emanet. Halep’te olsaydık bu sorunu halletmek daha kolaydı, orada iş yerlerimiz var durumumuz daha iyiydi.” ifadelerini kullandı.

Çocukların durumunun kendisini çok üzdüğünü anlatan Kasir, şunları söyledi:

“Bazen bazıları bana baba diye sesleniyorlar. Bu durum karşısında çok ama çok üzülüyorum. Kucağımdaki yavru babasını kaç yıldır görmüyor, rüyasında sürekli baba diye sayıklıyor. Çocukların hepsi böyle. Şehit kardeşim ve tutuklu diğer kardeşlerimin çocuklarının yanı sıra iki kız kardeşimin çocukları da burada. Çocukların hepsi bombardımandan ve saldırılardan korkuyorlar. Halep’in batı kırsalında uçaklar zaten sürekli bölgelerimizi bombalıyor.”

Yeğenlerinden birinin hasta olduğu bir gece rejimin elinde tutuklu babasının adını sayıklayarak uyandığını söyleyen Kasir, “Bu çocuklar, günlerini zorluklar umutsuzluklar içerisinde geçiriyorlar. Onlar daha çocuk, çocukluk hakları ellerinden alınmış bir şekilde yaşıyorlar. Hiç okula gitmediler, hayatta hiçbir şey yaşayamadılar. Ne suçları vardı? Beşşar Esed onları darmadağın etti. Ne söylesem yetersiz kalır.” diyerek duygularını dile getirdi.

– “Halep’ten kaçtık saldırılar burada da devam ediyor”

Babası rejimin hapishanelerinde tutuklu olan 12 yaşındaki Subhi Taha Kasir bin Mustafa da hayatlarının giderek zorlaştığını belirterek, şunları söyledi:

“Doğu Halep’te sadece mercimek ve bulgur gibi yiyecekler yiyoruz. Halep’te Esed rejimi ve Rusya bize bombalarla saldırdı. Mahalleden mahalleye kaçtık. Seyfuddevle, Meşhed gibi mahallelere kaçtık. En sonunda otobüslerle Halep’ten çıktık. Halep’in batı kırsalına geldik ama burası da aynı. Halep’ten kaçtık saldırılar burada da devam ediyor.”

Rejimin saldırılarında babası hayatını kaybeden çocuklardan Meryem de duygularını, “Babam aracıyla bize bir şeyler almak için Halep’in batı kırsalında bir yere giderken uçak saldırdı. Babam arabasının içinde öldü. Bizler şu an perişan durumdayız, bizlere amcam ve anneannem bakıyor ama burada saldırılar devam ediyor.” şeklinde ifade etti.

Babası Esed rejiminin elinde tutuklu çocuklardan 8 yaşındaki Zeynep de “Babamın serbest kalmasını istiyorum, onunla okula gitmek istiyorum. Okuma yazma öğrenmek istiyorum. Babam beni parka götürür onunla oyun oynarız, bana oyuncak alır. Tek hayalim babamı görmek. Bizimle olmasını çok istiyorum.” dedi.

10 yaşındaki Meram Taha Kasir de babasının rejimin elinde tutuklu olduğunu, yaşadıkları zorlukları şu ifadelerle anlattı:

“Halep’te Esed güçleri, Rusya, İran ve Hizbullah bizlere her türlü silahlarıyla bütün güçleri ile saldırıyordu. En sonunda otobüslerle bizleri batı Halep’e çıkardılar. Buradaki durumların Halep’ten bir farkı yok. Sürekli saldırılar var. Halep’teyken kardeşlerim hastalandı ve tedavi edilemedi çünkü doğu Halep’te hastaneler yoktu. Rus uçakları hastaneleri vurdu. Halep’ten çıkarken hiçbir kıyafetimizi yanımıza alamadık. Her şeyimizi Halep’te bıraktık. Tek isteğim babamın serbest kalması ve aramıza dönmesi. Keşke her şey yine eskisi gibi olsa. Babam aramıza katılırsa bize bakan amcama ve anneanneme de yardım edecektir.”

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum