FETÖ'nün yargı yapılanmasının ayrıntıları

fetonun-yargi-yapilanmasinin-ayrintilari_0ca3bc2.jpg

ANKARA (AA) – Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçları Soruşturma Bürosu savcılarından Ahmet Akça’nın, kamuoyunda “Kozmik Oda” olarak bilinen soruşturmayı yürüten eski Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili hakkında hazırladığı iddianamede, farklı davaların sanıkları arasında yer alan eski hakim ve savcıların ifadeleri doğrultusunda FETÖ’nün yargı yapılanmasına ilişkin tespitler aktarıldı.

İddianamede, devlet yönetimini ele geçirme ve örgüt ideolojisine uygun düzeni yerleştirme yönünde yıllar boyunca süren gizli kadrolaşmasıyla etkin hale gelen FETÖ’nün, yargı yapılanmasının en üstünde “yargı imamı” olarak adlandırılan bir ismin olduğu, örgüt elebaşı Fetullah Gülen ile irtibatın bu isim üzerinden sağlandığı vurgulandı.

FETÖ’nün yargı imamlığını bir dönem “Ahmet Can” isimli bir avukatın yürüttüğü, bu görevin daha sonra örgüt içinde “Kartal” kod adıyla örgüt içerisinde tanınan Yargıtay Üyesi İlyas Şahin tarafından devralındığına işaret edilen iddianamede, son dönemde ise örgüt imamlığını “Faik” kod ismiyle kimliği tespit edilemeyen bir sivilin yürüttüğü belirtildi.

İddianamede ifadesine yer verilen FETÖ sanığı Recep Ünal, örgütün yargı yapılanmasında taşradaki mensuplarını kodladığı “Tl”, “T2” ve “T3” şeklindeki gruplardan bahsederken son dönemlerde “T” yerine “Ertuğrul” ibaresini, sonraki kodlamaların da “Osman” ve “Orhan” şeklinde devam ettirilmiş olabileceğini bildirdi.

FETÖ’nün kendi mensupları dahil olmak üzere insanları numaralarla kategorize ettiğine dikkati çeken Ünal, deneme yanılma yoluyla öğrendiği kadarıyla sınıflandırma hakkında “Birlik veya ikilik diye bir kategori hakkında bilgim yoktur. ‘Üçlük: Cumaya giden’, ‘Dörtlük: Beş vakit namaz kılan, dost’, ‘Beşlik: Cemaat mensubu’, ‘Altılık: müntesip’, ‘Yedilik: Sol görüşlü’, ‘Yedi/A: Cemaate karşı olan Alevi’ kökenli kişiler.” bilgisini verdi.

Gülen’in acil müdahale timleri

Ünal, örgüt içinde “ATM” olarak anılan birimle FETÖ mensuplarının evlerine bazen baskınlar yapılarak buradaki “zararlı” materyallerin kontrol edilip, temizlenmesinin sağlandığını, örgütsel kitapların belli bir sayının üzerinde olmaması, evde 2’den fazla seccade bulundurulmaması ve onun da yıpranmış olmaması, “hassas işlerle” uğraşan örgüt mensuplarının isim listesi gibi notların bulundurulmaması şeklinde tedbirler uygulandığını anlattı.

İddianamede, “ATM” görevlilerinin çok gizli olduğu, bilgisayar sistemleri, bilişim, dijital ve elektronik konularında üst düzey seviyede bilgiyle donatıldığı, örgüt üyelerinin tanımadığı ATM görevlilerinin bireysel hareket ettikleri ve doğrudan FETÖ elebaşı Fetullah Gülen’e bağlı oldukları ve bu kişilerin gerek görüldüğünde örgüt mensuplarının tayinlerinin çıkartılması veya cezalandırılması yönünde yetki kullanabildikleri aktarıldı.

Muhabir: Kadir Karakuş

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum