'Evdeki her odanın çiçeği farklıdır'

evdeki-her-odanin-cicegi-farklidir_ab2db37.jpg

BURSA (AA) – Evdeki her odanın, güneş alıp almama ve nem durumu gibi etkenlerden dolayı farklı çiçeği olduğu belirtildi.

Uludağ Üniversitesi (UÜ) Ziraat Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Murat Zencirkıran, AA muhabirine yaptığı açıklamada, evinde saksı bitkileri yetiştirenler için çiçek bakımının püf noktalarını anlattı.

Evdeki her odanın yazın aynı oranda güneş ışığı almadığını, bu yüzden farklı ışık ve nem oranlarına sahip olduğunu vurgulayan Zencirkıran, ”Her odanın bir nevi farklı bir çiçeği vardır. Oda koşullarına uygun çiçekleri seçersek hem bitkinin ömrü uzamış olur hem de ortamın hava ve estetik kalitesi artar. Yeterli ışık koşullarına sahip ortamlarda bulundurulmayan saksı çiçeklerinin gelişimi olumsuz etkilenir. Bu bitkilerde normalden daha ince bir gövde gelişimi, soluk tonda cansız yapraklar, yapraklarda anomali, yaprak renginde açılma ve sürgünlerin ışığa doğru yönelimi gibi gelişme anomalilerine rastlanır.” dedi.

“Begonya ve sardunya fazla ışık, benjamin ve salon sarmaşığı az ışık ister”

Zencirkıran, evlerde sıklıkla tercih edilen kamelya, yaprak güzeli, sardunya, begonya, kaladyum, orkide, Afrika menekşesi çiçeklerinin iyi gelişmesi ve daha canlı bir görünüme sahip olması için daha fazla aydınlık ve ışıklı bir ortam istediğini belirterek, ”Bu yüzden begonya, sardunya ve kaladyum gibi çiçekler evlerde güney, doğu ve batıya bakan pencerelerin bulunduğu mutfak ve oturma odası gibi odalar için uygun bitkilerdir. Eğreltiler, salon sarmaşığı, dua çiçeği, benjamin ve salon yaprağı gibi bitkiler de daha az aydınlık ve ışık sevdiklerinden dolayı, kuzeye bakan pencerelerin bulunduğu odalar için uygundur.” değerlendirmesinde bulundu.

Doğru odaya ortamın ışığına göre doğru saksı çiçeğini yerleştirdikten sonra en önemli işin onun bakımı olduğunun altını çizen Zencirkıran, ”Ev çiçeklerinin daha sağlıklı ve uzun ömürlü olabilmesi için bakım yaparken dikkat etmemiz gereken en önemli konu, nem, ışık, gübre, ilaçlama ve belirli aralıklarla saksı değiştirmektir.” diye konuştu.

“Saksı bitkiyi ne çok sıkmalı ne de çok gevşek bırakmalıdır”

Aşırı sulamanın bitkinin çürümesine, sararmasına ve yapraklarını dökmesine neden olduğunu aktaran Zencirkıran, şöyle devam etti:

”Eğer bitkinin bulunduğu toprağın köklerine parmağımızı batırdığımızda nem varsa sulama yapmaya gerek yoktur. Çünkü toprakta yeterince su vardır. Yani çiçeği ne zaman sulamamız gerektiğinin ölçütü topraktaki nem. Nem varsa sulamaya gerek yok. Diğer önemli parametre ise gübre. Tüm bitkilerde olduğu gibi ev bitkileri de normal ve sağlıklı bir gelişim için yeterli ve dengeli gübrelemeye ihtiyaç duyar. Bu noktada çiçek özelliği için yetiştirilen sardunya, begonya, menekşe gibi çiçeklerde azot içeriği fazla olan gübre kullanılmamalıdır. Aksi takdirde çiçeklenme azalır ve yapraklanma artar. Bunun dışındaki ev çiçeklerinde ise yaz aylarında en az 15 günde bir gübreleme yapılmalı. Bir diğer husus ise saksı büyüklüğü. Saksı bitkiyi ne çok sıkmalı ne de çok gevşek bırakmalıdır. Bu noktada plastik saksılar idealdir çünkü hem bitkinin kökleri daha rahat ve orantılı yayılır hem de toprak daha uzun süre nemli ve ıslak kalır.”

Zencirkıran, bitkilerin kökleri saksı içindeki gelişimini tamamlamışsa ve kök uçları saksı deliklerinden gözükmeye başlamışsa saksı değiştirme zamanının geldiğinin anlaşılacağını belirterek, “Değişimi yaparken çiçeğin içinde bulunduğu saksının bir büyük boyuyla değiştirmeye özen göstermeliyiz. Çok büyük saksılar bitkinin gelişimini olumsuz etkileyeceği için tercih edilmemeli. Bunun yanında çiçekler hava cereyanına da maruz bırakılmamalıdır. Bu tip olumsuz koşullarda özellikle benjamin ve salon sarmaşığı sıklıkla yapraklarını döker.”

Muhabir: Batuhan Atik

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum