Erdoğan’dan IKBY’ye: Hava sahaları da kapatılacak

cumhurbaskani-erdoganin-cagrisina-sinirdan-destek_96dcc9b.jpg

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri’nden bazı kanaat önderleri ile buluşmasında konuşuyor.

Erdoğan’ın konuşmasından satır başları;

Hassas bir dönemde bir kez daha sizlerle birlikte istişare etme imkanı bulduk. İçinde bulunduğumuz kadim coğrafya gerçekten de sancılı bir dönemden geçiyor. Bu dönemin parolası da böl, parçala, yönet hatta yut. Bu taktik bir kez daha bölgemizde tedavüle sokulmuştur. Suriye’nin kuzeyinde itirazlarımıza rağmen oluşturulmaya çalışılan terör kantonları bu karanlık projenin planıdır.

“SENARYO DEĞİŞMİYOR”

Bundan bir asır önce dönemin sömürgecileri ulusçuluk kartını açmışlardır. Şu anda etnik ve mezhepsel yönden dizayn etmeye çalışıyorlar. Babalarının yerini oğullar, zalimlerin yerini başka zalimler almakla birlikte senaryo değişmiyor. Sözler hiçbir zaman tutulmamış, hayaller gerçekleşmemiştir.

Aradan geçen onca süreye rağmen komşular arasındaki sorunlar bölgenin yakasını bırakmamıştır. Yaraların esas sebebi budur. Tarih bir ibret vesikası olduğu kadar istikbalin de pusulasıdır.

Güçlü Türkiye bölgesel huzur ve istikrarın güvencesi demektir. Kurulan tezgahı sahiplerinin başına geçiren ülke demektir. Ülkemiz içerden ve dışardan kuşatılmaya çalışılıyor. Biz ülkemize çizilen sınırlara ‘eyvallah’ demediğim, üzerimize giydirilmeye çalışılan deli gömleğini yırtıp attığımız için hedef alınıyoruz.

SUİKAST TİMİ DAVASI KARARI

15 Temmuz darbe girişiminin bir kısım failleri ile ilgili mahkeme kararını dün açıkladı. Bu dünya etme bulma dünyasıdır. Samimi olmazsan, dürüst olmazsan bunun cezasını ama bu dünyada ama ebedi alemde muhakkak çekeceksin. Bunlar samimi değil. Bu ülkeyi parçalamak için bu adımları attılar. Mücadelemizi de sonuna kadar devam ettireceğiz. Her türlü adımı atacağız.

KUZEY IRAK REFERANDUMU: HAVA SAHALARI DA SINIRLAR DA KAPATILACAK

Birileri çocukluk düşlerini gerçekleştirecek diye bölgemizin ve ülkemizin tehlikeye atılmasına biz müsaade edemeyiz. Kuru hayaldi ve referandum denilen olay bir sebeptir ama netice değildir. Netice bundan sonrasıdır. Burada iş bitmemiştir. Sadece başlamıştır. Bir tarafında İran, kuzeyinde Türkiye, güneyinde Irak yönetimi, batısında Suriye. Ne yapacaksın? Nereye gideceksin? Nasıl çıkacaksın? Bütün hava sahaları da kapatılacak. Yakında sınırlar da kapatılacak. Nasıl girişini çıkışını yapacaksın? Bir devleti yöneten bu şeyleri böyle çocukça yönetir mi?

Türkiye daima başı sıkışanların kapısını çaldığı, sığındığı güvenli liman durumundadır. Biz başka ülkelere benzemeyiz. Biz farklıyız. Hiçbir maddi karşılık beklemedik, beklemiyoruz. Yaptığımız hiçbir işten pişman da değiliz. Biz bu inançla bundan sonra da hiçbir ayrım yapmadan kapımıza geleni geri çevirmeyecek, mazlum ve mağdurların yanında olmayı sürdüreceğiz.

Ülkemizle beraber barış, esenlik istiyoruz. Türkiye’nin Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’nin referandum kararına karşı koyduğu tepkinin ne Kürtlerle ne Kürtlükle bir ilgisi yoktur. Bizim tepkimiz Irak’ın birliğine beraberliğine ihtiyacı olunduğu dönemde ülkemize danışılmadan böyle bir teşebbüste bulunulmuş olmasıdır.

“BU NE ÇOCUKLUKTUR YA”

Gösterdiğimiz tepki karşısında ülkemizin iç güvenliği ile ilgili aba altından sopa gösterilmesi de tam bir oynaklıktır. Türkiye’nin milli güvenliğini hedef alan açıklamalar, bu tür yola başvurmak kimsenin haddine değildir. Yapılan referandumun hiçbir meşruluğu ve temeli yoktur. Daha baştan bir defa bittin ya. Attığın adımın hiçbir kıymeti harbiyesi hukuk noktasında zaten yok. Bu ne çocukluktur ya. “Yaptım oldu” yok.  Hepsi boşta kalırsın.

“AÇIKLAMALAR BU İŞİN ARKASINDA KİMİN OLDUĞUNU ORTAYA KOYUYOR”

Son birkaç haftadır bölgedeki destek gösterilerine açılan bayraklar, bazı açıklamalar bu işin arkasında kimin olduğunu ortaya koyuyor. Kuzey Irak yönetimi ellerinde masumların kanıyla bölgemizdeki sorunların kaynağı olan bir gücün oyununa geliyor. El atına binen teze iner. Bunlar şimdi el atına bindi, emin olun Kuzey Irak’ta da yaşanacak olan budur. Amaç bölgede sürekli kanatılacak yara açmaktır.

Bizim için PKK neyse FETÖ odur. DEAŞ neyse DHKP-C ve benzeri örgütler aynıdır. Geleceğimize kasteden hiçbir örgütü bu topraklarda yaşatmayacağız. Bunu da özellikle ifade etmek istiyorum. Terör örgütlerine doğrudan ya da dolaylı destek veren hiç kimse bu ülkenin ekmeğini yemeyi hak etmiyordur. Bu topraklarda tek bir terörist kalmayana kadar mücadelemizi aralıksız sürdüreceğiz. Hukuktan, adaletten, demokrasiden de asla taviz vermeyeceğiz.

haberturk.com

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum