Anket doldur para kazan!
Aksoy Araştırma

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu: “Artık bu kişinin ülkenin başından ayrılması gerekiyor”

disisleri-bakani-cavusoglu-artik-bu-kisinin-ulkenin-basindan-ayrilmasi-gerekiyor_2a98918.jpg

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfının düzenlediği “Avrupa İslamofobi Raporu 2017” başlıklı panele katılım sağlayan Bakan Çavuşoğlu, program sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. İslam İşbirliği Teşkilatı aracılığı ile İslamofobi karşısında tüm sorunları kapsayacak bir yapı geliştirilmesi noktasındaki değerlendirmesi sorulan Çavuşoğlu, bu noktada Avrupa Müslümanları Temas Grubu’nun oluşturulmasının temel amacının bu konuda mücadele edilmesi olduğunu ifade etti. Bakan Çavuşoğlu, İİT’nin bu konularda biraz daha hassas olması gerektiği mesajını verirken, İİT Dışişleri Bakanlar Toplantısının 5 Mayıs’ta Bangladeş’te yapılacağını belirtti.

“Artık bu kişinin ülkenin başından ayrılması gerekiyor”

ABD’nin olası Suriye müdahalesi ile alakalı gelen sorulara cevap veren Çavuşoğlu, dün Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde yapılan oylamaların bir kriter olacağını ifade ederek, “Rusya tarafından veto edilmezse araştırma grubu kurulur ve sonuç beklenir, eğer veto edilmezse bir müdahale olabilir havası vardı. Bekleyip göreceğiz. Ayrıca Esad rejiminin Suriye’nin başından ayrılması gerekiyor. Esad rejimi ilk defa kimyasal silah kullanmıyor, havadan yaptığı bombalamalarla, varil bombalarıyla 1 milyona yakın insanı öldürdü. Artık bu kişinin ülkenin başından ayrılması gerekiyor ve siyasi sürece geçilmesi lazım. Devam eden ateşkes, çatışmasızlık bölgelerinin oluşturulması, güven arttırıcı adımlar, Astana ve Soçi süreçleri, işlemeyen bir Cenevre var. Artık tüm bunların çok etkin bir şekilde işletilmesi ve ülkenin çok kısa süre içerisinde de seçime hazırlanması lazım. Şeffaf bir seçimin BM çatısı altında gerçekleştirilmesi önemlidir. Artık biz Suriye’de kan ve gözyaşı görmek istemiyoruz” dedi.

“Lavrov endişe duymasın”

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’un geçtiğimiz günlerde yaptığı “Erdoğan, Türkiye’nin Afrin’i işgal etmek istediğini hiçbir zaman söylemedi. Nitekim biz de Afrin’deki durumu normalleştirmede en kolay yöntemin, Türkler buradaki hedeflerine ulaştıklarını söylediklerinde, bu bölgenin kontrolünün Suriye hükümetine geri verilmesi olacağına inanıyoruz” açıklamasını değerlendiren Bakan Çavuşoğlu, “Lavrov’un sözleri muhtemelen bir soruya cevaptır. Ama bunun neden söylendiğine bakmak lazım. Biz Afrin operasyonunu gerçekleştirirken, Rusya ile koordinasyon içerisinde olduk. Rus gözlemcilerin Afrin’den ayrılmasını istedik ve ayrıldılar. Hava sahasını kullandık, Rusya ile koordine içerisinde olduk. Operasyonun ikinci aşaması, insanların geri dönmesini sağlamak ve bu bölgeye istikrar getirmek. Bizim Suriye’nin toprağında gözümüz yok. Suriye istikrara kavuştuğu zaman sınır bütünlüğü konusunda bir endişesi olmaması gerekiyor. Buranın rejime teslim edilmesi olmaz. Rejim bir gün YPG ile çatışıyor, bir gün iyi geçiniyor. Suriye’de arazide o kadar ilginç şeyler var ki. Bugün birbiriyle çatışan gruplar, yarın birbirlerine silah bile satıyorlar. Böylesine karmaşık bir durumda, oraya ver buraya ver olmaz. Orası Suriye’nin toprağıdır ama benim de güvenlik endişelerim var” ifadelerini kullandı.

Genel olarak Batı’da ve özellikle Avrupa’da ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslam düşmanlığının giderek arttığını belirten Çavuşoğlu, “Bu çarpık zihniyet, Batı ülkelerinde yaşanılan sorunların sebebi olarak Müslümanları veya göçmenleri göstermeye başladı. Oysa Müslümanlar veya yabancılar sadece son on yılda Avrupa’ya gitmiyor. AB’nın başarısız ekonomik politikalarının sebebi göçmenler değildir, tam tersine göçmenler bu ülkelerin ekonomik kalkınmasına çok ciddi katkı sağlamıştır. Ne yazık ki toplumsal düzeydeki bu ön yargılar, populist politikacılar tarafından körükleniyor. Populist politikacıların 3-5 oy daha fazla almak adına aşırıcı ve nefret dili kullandığını görüyoruz. Oysa nefret dili tüm Avrupa ülkelerinde suçtur, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde çok net bir şekilde vardır” ifadelerini kullandı.

Nefret söylemlerinin geçen yıl başta Almanya olmak üzere Avrupa’da gerçekleştirilen pek çok seçimde görüldüğünü anımsatan Çavuşoğlu, seçimlerde Türkiye, Türk ve İslam düşmanlığı üzerine propagandalar yapıldığının vurguladı. Çavuşoğlu, “Merkez dediğimiz siyasi partilerin de hızlı bir şekilde bu aşırıcı partilerin çizgisine kaydığını görüyoruz. Onların da kaygısı kaybettikleri oyları geri alabilmektir fakat bu dili kullandıkça daha da oy kaybediyorlar. Bu dil ırkçı partilerin eylemlerini meşrulaştırıyor. Başka bir sorun Avrupa’da basın, bugün Avrupa basınının da maalesef bu akıma kapıldığını görüyoruz. Medyanın kullandığı dile bakıldığında yabancı ve göçmen düşmanlığı açıkça ortadadır. Kim bu trendi tersine çevirecek, STK’lar, aydınlar veya akademisyenler. Bu akımlara karşı Avrupa’nın tamamen kayıtsız kaldığını söyleyemeyiz. Ama çifte standart görüyoruz, örneğin Roman karşıtı davranışlar daha fazla ciddiye alınıyor ama İslam düşmanlığı içeren söylemler adil bir suç gibi değerlendiriliyor. Oysa tüm akımlara karşı aynı hassasiyeti göstermemiz gerekiyor” dedi.

Fransa’dan Suriye konusunda bir görüşme talebi geldiğini dile getiren Çavuşoğlu, bugün bir görüşme ayarlanabileceğini de belirtti.

Yazıyı paylaşın:
Top
big data blogu