DHA YURT BÜLTENİ-7

İzmir’deki ‘Reina operasyonu’nda yakalanan 10 kişi adliyeye sevk edildi

İSTANBUL’da yılbaşı gecesi 39 kişinin yaşamını yitirdiği, 65 kişinin yaralandığı Reina katliamının ardından İzmir’de düzenlenen operasyonda DEAŞ üyesi olduğu iddiasıyla gözaltına alınan ve terör saldırısını gerçekleştiren Abdulkadir Masharipov ile bağlantılı oldukları öne sürülen şüphelilerden 10’u adliyeye sevk edildi. Aynı operasyonda gözaltına alınan 11 kadın daha önce tutuklandı.

İzmir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ve İstihbarat Şube ekipleri, İstanbul’da yılbaşı gecesi 39 kişinin öldüğü saldırının ardından geçen 4 Ocak’ta Bornova ve Buca İlçelerinde operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında DEAŞ üyesi olduğu öne sürülen 21 kişi gözaltına alındı. Zanlıların kaldıkları evlerde yapılan aramalarda çoğunluğunun sahte olduğu değerlendirilen farklı ülkelere ait 41 pasaport, 12 cep telefonu, tablet, 2 palaska, 2 kütüklük, bel aparatı, GPS cihazı, keskin nişancı tüfeği dürbünü, gece görüş dürbünü, operasyonel fener, yabancılara mahsus 15 sahte geçici kimlik belgesi ele geçirildi.

11 KADIN DAHA ÖNCE TUTUKLANDI

Operasyonda gözaltına alınan zanlıların terör saldırısını gerçekleştiren Abdulkadir Masharipov ile Konya’daki hücre evinde birlikte kaldıkları, DEAŞ terör örgütünün Suriye’deki yöneticilerinin talimatlandırdığı İstanbul’daki örgüt üyelerinin yönlendirmesiyle İzmir’de hücre evi yapılanmasına gittiği tespit edildi. Zanlılardan emniyetteki sorguları tamamlanan 11 kadın daha önce sevk edildikleri adliyede tutuklandı. 21 zanlıdan kalan 10 kişi ise bugün geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Zanlılar adliyeye sevk edilirken görüntü

Haber, Kamera: Tufan HAMARAT / İZMİR, DHA)

============================================

CHP’li Tezcan: Türkiye’yi terörize etmekten vazgeçin

CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, CHP Parti Meclisi üyesi Sera Kadıgil’in Anayasa referandumunda neden ‘Hayır’ dediklerini net bir şekilde anlattığı için gözaltına alındığını savundu.

Adana’ya partisinin Anayasa referandumu ile ilgili yürüttüğü çalışma için gelen Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, havaalanı çıkışında basın açıklaması yaptı. CHP Parti Meclisi Üyesi Avukat Sera Kadıgil’in gözaltına alınmasını değerlendiren Tezcan, "Türkiye’de siyasi rehin alma kampanyası devam ediyor. Parti Meclisi Üyemiz Sera Kadıgil’in İstanbul’da gözaltına alındığını öğrendim. Sera Kadıgil, çalışkan bir parti meclisi üyesidir, çalışkan bir avukattır. Son dönemde özellikle Anayasa değişikliği sürecinde televizyonlarda gösterdiği yüksek performans nedeniyle göz dolduran bir arkadaşımızdır. Konuşmaları sade, berrak net anlatımı ile Anayasa’ya niye karşı çıktığımızı çok rahat anlatıyordu. Karşısına çıkan akademisyenleri de hırpalayıp bir kenara koyabilecek yetenekte bir arkadaşımızdı. Son dönemdeki çıkışları göz doldurmuş ve iktidar kanadını korkutmuş olacak ki geçen hafta sonundan itibaren Sera Kadıgil için bir linç kampanyası başladı. 7 yıl öncesinde attığı twetler, parçalanarak montajlanarak, anlamlarından koparılarak servis edilmeye başlandı. Bunlardan dolayı hiçbir kaygımız korkumuz yok"dedi.

‘HAYIR’ DİYENLERİN GÖZÜ KORKUTULUYOR

Sera Kadıgil’in gözaltına alınmasının referandumda ‘Hayır’ kampanyası yürütenlerin gözünü korkutmaya yönelik bir hareket olduğunu ileri süren Tezcan sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün görüyoruz ki bu montajlanmış twetler nedeniyle Sera Kadıgil, gözaltına alınıp ifadeye götürülmüştür. Bir avukatın İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde ifadesi rahatça alınabilmesi mümkünken, emniyete ısrarla götürülmesi çok açık bir şekilde, ‘Hayır’ kampanyası yürütecekleri korkutmaya yönelik bir adımdır. Türkiye’de ‘Hayır’ kampanyası yapanlara, kampanyayı terörize etmeye yönelik adımları ne yazık ki çok sık görmeye başladık. Bu siyasi rehin alma kampanyasıdır. Buna pabuç bırakmayacağız. Hükümet çevrelerine sesleniyorum. Kampanyayı terörize etmekten vazgeçin. Bizi korkutamazsınız. Eğer bir kişinin 7 yıl öncesindeki attığı twetler ya da söylediği sözler nedeniyle sorumlu tutacaksınız. O zaman Sayın Cumhurbaşkanı olmak üzere, Sayın Başbakan, Hükümet üyeleri, Melih Gökçek ve Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bütün üst yöneticilerinin FETÖ üyeliğinden tutuklanması gerekir. Çünkü bırakın 7 yıl öteye gitmeyi, 4 yıl öncesinde söyledikleri ile Fetullah Terör Örgütü’nü göklere çıkardıklarını biliyoruz. Geçmişi kurcalayacaksanız kendi geçmişinizi kurcalayın. Bizim geçmişimizi kurcalamaya kalkarak bugün Türkiye’de vatandaşın, ‘Hayır’ diyeceği Anayasa değişikliğinde, ‘Evet’ çıkaramazsınız. Bundan medet ummaktan ve Türkiye’yi terörize etmekten vazgeçin. Sayın Başbakan, Sayın Adalet Bakanı, Hükümet üyeleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve bütün yargı çevrelerine, ‘hukuk içinde kalın, bu kampanyada yargıyı iktidarın sopası haline getirmeyin’ diye çağrı yapıyorum."

Görüntü Dökümü

————————-

– CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan’ın konuşması

Haber-Kamera:Murat KİBRİTOĞLU/ADANA,(DHA)

=============================================

Zihinsel engelli genci döven serbest bırakıldı

ERZURUM’da zihinsel engelli 27 yaşındaki Muhammed Lütfü Arpat’ı döven İ.K., çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartı ile serbest bırakıldı.

Olay, geçen 25 Ocak günü akşam saatlerinde merkez Palandöken İlçesinde meydana geldi. Evde yemek yedikten sonra babasından izin alarak dışarı çıkan Muhammed Lütfü Arpat, evlerinin 200 metre uzağında, bir iş yerinde çalışan ve aynı apartmanda oturan genç kızla karşılaştı. İddiaya göre Arpat, kızın yanına gidip kolundan tutarak arkadaş olmak istediğini söyledi. Bunun üzerine genç kız bağırarak yardım istedi.

Korkup evine doğru koşmaya başlayan Muhammed Lütfü Arpat’ı apartmana 10 metre kala yakalayan genç kız yere yatırdı ve yanına gelen ablası ile birlikte vurmaya başladı. Bu sırada apartmandan çıkan genç kızın eniştesi İ.K., yüzde 50 engelli genci karlara yatırıp, kamera kayıtlarına göre 12 dakika boyunca tekme tokat dövdü.

Burnu kırılan ve vücudunun çeşitli yerlerinde çürükler oluşan engelli Arpat’ı babası Sinan Arpat önce karakola, ardından hastaneye götürdü. Oğlunu dövenlerden şikayetçi olan baba Arpat, "Ailece psikolojimiz bozuldu. Oğlum geceleri iğnelerle uyuyabiliyor" dedi.

"ZİHİNSEL OLDUĞUNU SONRADAN ÖĞRENDİM"

Bu olayla ilgili olarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bugün yazılı bir açıklama yaptı. Kamuoyunun bilgilendirilmesi amacıyla yapılan Başsavcılık açıklamasında, dayak olayı ile ilgili olarak nöbetçi Cumhuriyet savcılığının aynı gün soruşturma işlemlerini başlattığı bildirildi. Tarafların ifadeleri alınıp görevli doktor tarafından yapılan muayene sonucunda rapor düzenlendiğine işaret edilen açıklamada şöyle denildi: "Tarafların alınan beyanlarında; şüpheli İ.K. tarafından darbedildiği iddia edilen mağdur M.L.A.’nın zihinsel engelli olduğu beyan edilmiş, şüpheli savunmasında; mağdurun engelli olduğunu sonradan öğrendiğini iddia etmiştir. Mağdurun alınan beyanında şikayetçi olduğunu beyan etmesi üzerine, ilgili Cumhuriyet savcımız tarafından şüpheli İ.K. Cumhuriyet Başsavcılığımıza çağrılarak savunması alınmış, mağdurun doktor raporunda belirtilen yaralama bulguları, alınan beyanlar ve ilgili kanun maddesinde söz konusu eylem için öngörülen ceza miktarı hep birlikte dikkate alınarak, şüpheli Erzurum 1’inci Sulh Ceza Hakimliğine sevkedilmiş olup, adı geçen Hakimlikçe yapılan sorgunun akabinde yukarıda belirtilen gerekçeler dikkate alınarak, şüphelinin haftada üç gün en yakın karakola gidip imza vermesi ve yurt dışına çıkmaktan yasaklanması şeklinde adli kontrol tedbirine hükmedilmesine karar verilmiştir. Söz konusu olayla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığımızca soruşturmaya devam edilmektedir."

Görüntü Dökümü

——————

(GÜVENLİK KAMERASI)

-Muhammed Lütfü Arpat’ı dövülmesi

Haber: Hümeyra PARDELİ/ ERZURUM, (DHA)-

================================================

Skandal mesaja YSK müdüründen savunma: 12 yaşındaki çocuğum paylaşmış

YÜKSEK Seçim Kurulu Malatya İl Müdürü Gürsel Dursun’un sosyal medya hesabıda "Kılıçdaroğlu’nun başı için evet" yazılı bir mesaj paylaşıldı. Büyük tepki gören paylaşım üzerine açıklama yapan YSK İl Müdürü Gürsel Dursun, bunu, 12 yaşındaki çocuğunun bilmeden paylaştığını söyledi.

Dursun’un hesabından yapılan paylaşım kısa sürede sosyal medyada yayılırken CHP başta olmak üzere birçok kesimden tepki gördü. Hesabından yapılan paylaşım ile ilgili DHA muhabirinin sorularını yanıtlayan YSK İl Müdürü Dursun şunları söyledi: "İl Başkanını aradım özür diledim. Milletvekili Veli (Ağbaba) beye ulaşmaya çalışıyorum özür dileyeceğim. Bana yakışmadığı için insanlardan özür diliyorum. Benim böyle bir hata yapmamam gerekiyordu. Ayın 25’inde olmuş. Ben sosyal medyayı çok bilmediğim ve anlamadığım için haberim bile yok. Dün akşam çıktı ortaya. Saat 22.30’da bir arkadaşın aramasıyla ortaya çıktı. Bir avukat arkadaş aile dostumuz hatta avukatımız Mehmet Ali Töroğlu bir şeyler paylaşmış. Ben hiç görmedim bile ve dün akşam çıktı. Çocuk oynarken ‘onun yorumlarına gireyim’ derken ‘paylaşıma girmişim baba’ diyor. Çocuk da farkında değil. ‘Mehmet Ali amca ne yazmış yorumlarına gireyim derken paylaşmışım baba’ diyor. ‘Paylaş’a basmış olabilirim’ çocuk böyle diyor. O da bilmiyor. Tam 12 yaşında. Sürekli telefon, bilgisayar elinde biliyorsunuz zamanın çocukları. hiç haberim yok, haberim olsa böyle şeyi bırakır mıyım? Orada. Anında çekerdim geri. Facebook paylaşımlarımın herkese açık olduğunu daha dün öğrendim. Facebook’um herkese açıkmış. Haberim yok benim. Sosyal medya hesabımda 102 arkadaşım var 102 arkadaşın dışında herkese açıkmış. İşte asıl yazıyı yazan ‘Kılıçdaroğlu’nun başı için evet diyorum’ paylaşımını yapan kişi Mehmet Ali Köroğlu bizim çocukta paylaşıyor bunu. Benim sayfamda. Yoksa ben o yazıyı neden yazayım öyle şey olur mu? 30 senedir çalışıyorum ben hiç bir ayrım yapmadım. Hem de bizim öyle bir açıklamaya ne cüret ederiz, ne yetkimiz var beni ne ilgilendirir. Kim ‘Evet’ diyecek, kim ‘Hayır’ diyecek Kılıçdaroğlu’nun üzerine konuşmak benim ne haddime? Ama işte yani ‘akacak kan damarda durmaz’ hesabı. Çocukta çok bilmiyor ‘baba bn hiç hatırlamıyorum’ diyor. ‘bir paylaşıma basmışım’ diyor. "

YSK İl Müdürü Dursun, bu paylaşım nedeniyle çocuğuna da yüklenemediklerini belirtirken, "Sabaha kadar rahatsız edildik. CHP Malatya İl Başkanını aradım özür diledim. CHP yönetiminde bir akrabam var onu aradım özür diledim. Ondan sonra Veli Beye ulaşmaya çalışıyorum. Ben bunlardan özür diliyorum. Başka yapacağım bir şey yok. Başka ne yapabilirim? Kesinlikle yanlış anlaşılma veya çocuğun yaptığı çocukluk."

CHP Malatya İl Başkanı Enver Kiraz da paylaşımın parti örgütünde ciddi tepkilere neden olduğunu ifade ederek, şunları söyledi: "Yüksel beyi tanıyoruz bugüne kadar taraflı bir tutumunu görmedik. Ancak bu paylaşım bizi çok rahatsız etti. Kendisi aradı. Özür diledi. Ben konuyu arkadaşlarımla istişare edeceğim. Daha sonra bir açıklama yapabilirim. Genel başkanımızdan da özür dilediğini ifade etti. Bu konuda şuan bilgilerim dahilinde bundan ibaret. Böyle bir payşımın yapılması gerçekten çok üzücü. İlgili müdür genel başkan yardımcımız Veli Ağbaba’yı da arıyarak, özür dileyeceğini ifade etti."

GÖRÜNTÜ GEÇİLECEK

Haber-Kamera : Mikail PELİT/MALATYA, (DHA)-

==================================================

Silvan’da kar yağışı hayatı olumsuz etkiliyor

DİYARBAKIR’ın Silvan İlçesi’nde dün başlayan ve halen devam eden kar yağışı nedeniyle onlarca köy yolları ulaşıma kapandı. Yol açma çalışmaları devam ederken, kar yağışına en çok sevinen çocuklar, ilçe merkezinde kar yağışını doyasıya yaşadı.

Silvan İlçesinde, dünden itibaren etkili olan kar yağışı hayatı durma noktasına getirdi. İlçeye bağlı onlarca köy yolları ulaşıma kapanırken, Diyarbakır, Batman, Bismil ve Kulp ilçesiyle bağlantılı yollardaki ulaşımda aksamalar yaşanıyor. Belediyeye bağlı ekipler, yolların açılması için akşam saattlerinden itibaren başlattığı çalışmalar devam ediyor.

Öte yandan Meteroloji 15’inci Bölge Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, Diyarbakır ve çevre illerindeki vatandaşların yoğun kar yağışı, buzlanma ve don olaylarına karşı uyarılarda bulunarak "Çarşamba akşam saatlerinden sonra etkisini kaybetmesi beklenen yoğun kar yağışlarının neden olabileceği olumsuzluklara karşı ulaşımda aksamalar, buzlanma, don ve benzeri olaylara karşı dikkatli ve tedbirli olunması gerekmektedir" denildi.

Silvan İlçesi’nde belediye hoparlöründen yapılan anonslarda, vatandaşların zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları konusunda uyarılar yapıldı. Silvan’da kar yağışına sevinen çocuklar kar topu oynarken, bazı çovuklar da zabıta yardımıyla kardan adam yaptı.

ELAZIĞ’DA 61 KÖY YOLU KAPALI

Öte yandan Elazığ’da merkeze bağlı 13, Karakoçan 24, Sivrice 4, Palu 4, Keban 8, Maden 3, Kovancılar 2, Alacakaya 2 ve Ağın’da 1 olmak üzere toplam 61 köy yolunun yoğun kar yağışı nedeniyle ulaşıma kapantığı belirtildi. İl Özel İdare ekiplerinin yoğun kar yağışı nedeniyle kapalı yollara müdahale edemediği, kar yağışının devam etmesiyle nedeniyle kapalı köy yollarındaki sayının artması bekleniyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Kar Yağışı

Kar topu Oynayan Çocuklar

Kardamadam yapan çocuklara zabıtanın yardım etmesi

Kar temizleme çalışması

Karayolundan kar yağışı

Aç kalaN Kuşların karayolunda yiyecek araması

Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: İhsan YILMAZ/DİYARBAKIR, (DHA)-

===========================================

Rize’de 348 köy yolu kardan kapalı (3)

KARDA MAHSUR KALAN HASTA İÇİN SEFERBERLİK

Rize’de kardan dolayı yolu kapanan Balsu Mahallesi’ndeki evinde rahatsızlanan 18 yaşındaki kalp hastası Dilara Suyabatmaz için Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ve 112 ekipleri seferber oldu. Sağlık ekipleri, genç kıza ulaşmak için kar ambulansı ve UMKE aracı ile harekete geçti. Yoğun kardan dolayı engebeli araziyi aşmakta zorluk çeken ekipler, zincir takarak eve ulaştı. Ambulansta ilk müdahaleyi yapan ekipler, genç kızı hastaneye ulaştırmak için harekete geçtiklerinde de, yolda kalan bir aracı çelik halat kullanarak yoldan çekti. Dilara Subatmaz, yaklaşık 3 saat süren çalışmanın ardından Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ulaştırıldı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

UMKE ekibinin hastaya ulaşması

Hastanın alınması

Detaylar

Haber-Kamera:Muhammet KAÇAR RİZE- (DHA)

============================================

Otoyol projesinin ÇED toplantısında gerginlik

KOCAELİ’nin Başiskele İlçesi’nde, Güney Marmara Otoyolu’nun Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) toplantısı yapıldı. Belediye başkanlarının da toplantıya katılmasını isteyen kişi ile yetkililere yardımcı olunmasını isteyen kişiler arasında gerginlik yaşandı.

Kocaeli’nin Başiskele, Gölcük, Karamürsel ilçelerinden geçerek Yalova’da İstanbul-İzmir Otoyolu’na bağlanacak, bağlantı yolları ile birlikte toplam 91 kilometre uzunlukta olacak Güney Marmara Otoyolu projesinin ÇED toplantısı Başiskele’de bulunan Karşıyaka Kültür Merkezi’nde yapıldı. Toplantıda, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ÇED Şube Müdürü Güneş Ekşi, Etüt Ekip Şefi Mustafa Bayrak, Çevre Araştırma ve Uygulama Mühendisi Selman Yılmaz, Proje Mühendisi Eren Tufanoğlu, Etüt Proje Şube Müdür Yardımcısı Efkan Yüksel ve Çevre Mühendisi Alican Arı vatandaşlara proje hakkında bilgi verdi. Trafik yoğunluğunun azaltılması ve transit geçişle kesintisiz bir trafik sağlamak amacını taşıyan, 2 bağlantı yolu, 8 tünel, 17 alt geçit, 27 üst geçidin bulanması planlanan projenin bedelinin 500 milyon lira olarak hesaplandığı, ÇED süreci bittikten sonra ihalesinin yapılacağı belirtildi.

Proje anlatımında yeterli bilgi alamadıklarını belirtenler, belediye başkanlarının olmadığını dile getirerek yetkililerle tartıştı. Bazı vatandaşlar ise yetkililere yardımcı olunmasını isteyerek, tepki gösteren vatandaşlara saldırmaya kalktı. Tepkiler üzerine bir kişi salondan çıkarıldı. Toplantı vatandaşların her ilçede ayrı ayrı toplantı yapılmasını istemesiyle son buldu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Toplantıdan görüntüler

Tartışmalar, yaşanan gerginlik

Yetkililerin açıklamaları

HABER: Faruk KIYAK/KAMERA: Orhan UZUN / KOCAELİ (DHA)

==============================================

Bakan Tüfenkci’nin acı günü



GÜMRÜK ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkçi’nin pazartesi günü vefat eden annesi Ayşe Tüfençli, toprağa verildi.

Kalp ve solunum yetmezliği nedeniyle 2 yıldan bu yana Malatya Devlet Hastanesi’nde tedavi gören, pazartesi akşamı kurtarılamayan 1’i kız 3 çocuk annesi Ayşe Tüfenkci’nin cenazesi, Şehir Mezarlığı Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.

Cenaze törenine Bakan Bülent Tüfenkçi, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Malatya Valisi Mustafa Toprak, Kayseri Valisi Süleyman Kamçı, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık ve Hayati Yazıcı, TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, TESK Başkanı Bendevi Palandöken, milletvekilleri, siyasi partilerin temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.

Malatya İl Müftüsü Ümit Çimet tarafından kıldırılan cenaze namazı ardından Bakan Tüfenkci’nin annesi Ayşe Tüfenkci’nin cenazesi Malatya Şehir Merzarlığı’nda son yolculuğuna uğurlandı.

GÖRÜNTÜ GEÇİLİYOR

Haber-Kamera: Mikail PELİT/MALATYA, (DHA) –

=================================================

Hak İş Genel Başkanı Arslan, Gaziantep’te

HAK-İş Konfedarasyonu Genel Başkanı Mahmut Arslan, ‘İş yaşamı becerileri’ eğitim programına katılmak üzere Gaziantep’e geldi.

Gaziantep’te Hak-İş ve MÜSİAD tarafından düzenlenen ‘iş yaşamı becerileri’ eğitim programı kapsamında 400 işçi ve işveren bir araya geldi. Bir otelde düzenlenen programa; Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, MÜSİAD Şube Başkanı Mehmet Çelenk, Hak-İş Gaziantep İl Başkanı Mehmet Geçer, işçi ve iş verenler katıldı. Programın açılışında konuşan Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Türkiye’nin başkanlık sistemine 2007 yılında geçtiği ve bu sistemin 2014 yılında halk tarafından tescil edildiğini belirterek, şöyle dedi: "Şu anda parlamento vermiş olduğu karar ile artık bu sistemin krizlere neden olduğunu bilerek çözüm arıyor. Biz bu çözümün taraftarıyız ve tarafındayız. Ülkemiz zaten krizler ile uğraşırken yeni krizlerin ortaya çıkmasını istemiyoruz. Başkanlık sistemi yerine parlamenter sistemi güçlendirebilirdik. Bu da bir çözümdü ama bunu yapamadık. Eğer parlamenter sistem bunun çözümünü bulsaydı şu an bunları tartışmayacaktık. Ama parlamenter sistem, vesayet odaklarını 2007 yılında parlamentonun iradesini bürokratlara; anayasaya mahkemesine teslim etti. Bu teslimiyet parlamenter sistemin krizleri neden olduğunu bir kere daha gösterdi."

Arslan, taşeron sisteminin de biran önce çözülmesini gerektiğin belirterek, "Bu konu biran önce gözden geçirilip çözüme ulaştırılmalıdır. Bu konun çözümü ancak kamu hizmeti yapan insanların, kamu da işçi kadrolarında istihdam edilmesidir. Bunun dışındaki bütün çözümler çözümsüzlüktür ve bizim çözümümüz olmadığın belirtmek istiyorum" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

—————————-

– Toplantıya katılanlar

– Mahmut Arslan’ın konuşması

– Genel ve detay görüntüler

Haber -Kamera: Ahmet SOYDOĞAN -GAZİANTEP-DHA)

==================================================

‘Canlı bomba’ operasyonu davasında HDP İl Başkanı ve 4 kişiye hapis cezası



BOLU’da, polis baskınında ölü ele geçirilen PKK’lı 2 teröriste yardım ve yataklık yaptıkları iddiasıyla tutuksuz yargılanan 9 sanıktan, aralarındda HDP Bolu İl Başkanı Özgür Günaydın’ın da bulunduğu 5’i, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı, 4’ü beraat etti.

Geçen yıl 5 Nisan’da Paşaköy Mahallesi’nde bir apartman dairesine Polis Özel Harekat ekiplerinin düzenlediği operasyonda canlı bomba eylemi hazırlığında olan PKK’lı teröristler Serdar Kayaardı ve Ömer Bayram, çıkan çatışmada ölü ele geçirildi. Operasyonun ardından 4’ü tutuklanan 8 üniversite öğrencisi ile daha sonra tutuklanan HDP İl Başkanı Özgür Günaydın hakkında, ‘teröristlere yardım ve yataklık yapmak’, ‘terör örgütüne üye olmak’ suçlarından ayrı ayrı dava açıldı. İki dosya yargılama aşamasında birleştirildi. Tutuklu 4 öğrenci daha önce, HDP’li Günaydın da geçen celse tahliye edildi.

Tümü tutuksuz olan sanıklar, Bolu Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen karar duruşmasına katılmadı. Sanıkların avukatları, son savunmalarını yaparak müvekkillerinin beraatlerini talep ettiler. Mahkeme, sanıklardan HDP’li Özgür Günaydın ile öğrenciler Gıyaseddin Ö., Bilal T., Ahmet Y. ve Mazlum E.’ye, ‘teröristlere yardım ve yataklık’ suçundan 3 yıl 1 ay 15’er gün hapis cezası verdi. Diğer 4 sanık ise beraat etti.

Haber: Mutlu YUCA/BOLU, (DHA) –

=====================================================

HDP, DBP, HDK, DTK ve TJA’dan referandumda ‘Hayır’

DİYARBAKIR’da, bir araya gelen HDP, DBP, HDK, DTK ve TJA Referandum ile ilgili yayınladıkları ortak deklerasyonda, yeni anayasa değişikliğiyle ilgili yapılacak referandumda parti ve kurumlar olarak, "Hayır" oyu kullanacaklarını belirtirek, "Anaysa referandumun da ‘Hayır’ çıkması, AKP-MHP şer ittifakının çökmesi ve yeniden Kürt sorununda demokratik çözüm sürecine dönebilme imkanı demektir" dediler.

Aralarında Halkların Demokratik Partisi (HDP), Demokratik Bölgeler Partisi (DBP), Halkların Demokratik Kongresi (HDK), Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Özgür Kadın Hareketi (TJA) bileşenleri Diyarbakır’da ortak yayımladığı deklerasyonla anayasa değişikliğiyle ilgili yapılacak referandumda "Hayır" oyu kullanacaklarını duyurdu. DBP İl Başkanlığı’nda, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, HDP Grup Başkanvekili Ahmet Yıldırım, HDP’li miletvekilleri, DBP Eşgenel Başkanı Kamuran Yüksek, DTK Eşbaşkanı Leyla Güven’in yanı sıra çok sayıda kişinin katımıyla açıklanan referandum deklerasyonunu DBP Eş başkanı Kamuran Yüksek okudu.

"BU ANAYASA, HER ŞEYDEN ÖNCE AKP-MHP ANAYASASIDIR"

Yüksek, Türkiye’de yaşanan sorunların, ‘Demokratik Cumhuriyet Anasayası’ ile çözeleceğini belirterek, şu an yapılan anasaya değişikliğinde toplumun beklentilerine cevap vermediğini dile getirdi. Yüksek, "Türkiye Cumhuriyeti’nde 90 yıldır biriken toplumsal sorunların çözümünün başlangıcı "Demokratik Cumhuriyet Anayasası’dır. Ülkede yaşayan tüm halkların, inançların, toplumsal kesimlerin ve kadınların haklarını, özgürlüklerini tanımlayan, yerel demokrasi ve toplumsal katılıma dayalı idari-siyasi yönetim sistemini esas alan bir anayasa toplumsal sorunlarımızı çözecek, toplumsal barışımızı sağlayacak ve toplumu güçlendirecek olan bir anayasa olur. Fakat mevcut haliyle AKP-MHP ortaklığı ile ülke gündemine getirilen, bir çok usulsüzlükle TBMM’den geçirilen ve halkımızın huzuruna getirilecek olan Anayasa değişikliğinin, Kürt sorunu dahil, hiçbir toplumsal sorunu ve siyasi yönetim sorununu çözme imkanı ve kapasitesi yoktur. Bu anayasa, her şeyden önce AKP-MHP anayasasıdır. Tüm siyasi yapıların dahil olduğu bir anayasa olmadığı gibi, ruhu itibariyle etnik, milliyetçi, tekçi, cinsiyetçi ve merkeziyetçi bir anayasadır. Bu anayasanın içinde Kürt halkı da Türkiye toplumu da yoktur. Alevi toplumu, diğer kimlikler ve kültürlerin hakları ve özgürlükleri ile mütedeyyinler ve beklentileri yoktur"dedi.

"REFERANDUMDA ‘HAYIR’ ÇIKMASI TÜM TOPLUM İÇİN YARARLI OLACAKTIR"

DBP Eş Başkanı Kamuran Yüksek, Referandumda "Hayır" çıkması tüm toplum için faydalı olacağını dile getirerek, şöyle konuştu: "Bu anayasa referandumunda ‘Hayır’ oyu vermek ve çıkacak olan ‘Hayır’ sonucuna sahip çıkmamız gerekir. Referandumda ‘Hayır’ çıkması gerçekten herkes için, tüm toplum için yararlı olacaktır. Böylelikle AKP-MHP ortaklığına dayalı merkeziyetçi, devletçi, tekçi, cinsiyetçi, milliyetçi bir anayasa yapımı engellenmiş olacaktır. Anaysa referandumunda ‘Hayır’ çıkması, AKP-MHP şer ittifakının çökmesi ve yeniden Kürt sorununda demokratik çözüm sürecine dönebilme imkanı demektir. Aksi durumda AKP’nin MHP ile ortak anayasa yapımı, ortak hükümet süreçlerine ve uzun süreli bir inkar, tasfiye ve savaş konseptinin uygulamada kalması anlamına gelecektir. Bu nedenle barış ve çözüm isteyen, çözüm sürecine dönülmesini isteyen tüm kesimlerin referandumda ‘Hayır’ demesi gerekmektedir. Topluma ve sorunların çözümüne yarar getirmeyecek bu anayasanın referandumda durdurulması sonrasında gelişecek süreç, yeniden çözüm ve müzakere masası olmalıdır. Çabamız ve siyasetimiz bu yönlü olacaktır. Bu konu da Abdullan Öcalan’ın son görüşmesinde ‘Ben hala müzakere masasındayım, çözüm için projelerim var’ demiştir. Sayın Öcalan’ın barışçıl çözüm yanlısı rolü ve toplumsal sorunların çözümü ve demokrasiye dayalı yeni anayasa görüşmeleri tüm toplum tarafından iyi bilinmektedir."

"GÜÇLÜ ŞEKİLDE ‘HAYIR’ DİYECEĞİZ"

Cumhurbaşkanının yetkileri ne olacağından önce, her gün can alan, ailelerin ocağına ateş düşüren, göçlere ve binlerce insanlık dramına ve ekonomik krize yol açan bu soruna öncelikle çözüm bulunması ve anayasal güvenceler oluşturulması gerektiğini dile getiren Yüksek, "Halkımız bu gidişe dur diyecek, bu anayasaya referandumda ‘Hayır’ oyu verecektir. Hiçbir sorunumuza çözüm getirmeyen, içerisinde Kürt sorunun çözümü olmayan, toplum olarak haklarımızı ve özgürlüklerimizi barındırmayan bu anayasaya onay vermeyeceğiz. Güçlü şekilde ‘Hayır’ diyeceğiz. Gerçekten yeni ve demokratik bir anayasa istediğimizi, içinde Kürt halkının, diğer tüm kimliklerin, toplumsal ve kişisel hakların, özgürlüklerin ve demokrasinin olduğu bir anayasa istediğimizi mevcut olanı en güçlü şekilde reddederek göstermeliyiz"diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ:

-Toplantıya katılanlar

-Toplantıdan görüntü

-Yüksek’in açıklamaları

-Genel ve detay görüntü

Haber-Kamera: Ahmet ÜN/DİYARBAKIR, (DHA)

====================================

 

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum