DHA YURT BÜLTENİ-4

 

Ordu’da karayolu buz pistine döndü

Kaza yapan otobüsteki yolcular buzlanan yolda güçlükle yürüdü

Ordu Ünye – Fatsa Karayolu buzlanma nedeniyle trafik kazaları meydana geldi. Kazaya karışan araçlarda yolcular araçlardan buzlanan yolda güçlükle yürüdü.

Bu sabah saatlerinde Ünye – Fatsa Karayolu’nda buzlanma meydana geldi. Buzlanan yolda otobüs ile minibüs çarpıştı. Kazada 2 kişi yaralandı. Kaza yapan araçlarda bulunan yolcular bir başka otobüse geçirilmek istendi. Yolcular buzlanan yolda ellerindeki eşyalarla güçlükle yürüdü. Vatandaşlar yetkililerin önlem almamasına tepki gösterdi. Buz pistine dönen karayolunda yaşananları bir vatandaş cep telefonuyla görüntüledi.

Görüntü Dökümü

———————

-Ünye – Fatsa Karayolu

-buzlanma olan yoldan görüntü

-Kaza yapan araçlar

-yolcuların ellerindeki eşyalarla güçlükle yürümesi

-detaylar

Haber : ORDU (DHA)

====================================

Rize’de yoğun kar yağışı etkili oluyor

RİZE’de etkili olan yoğun kar yağışı nedeniyle 348 köy yolu ulaşıma kapandı.

Rize’de 3 gündür aralıklarla süren ve bu sabah saatlerinden itibaren etkisini artıran yoğun kar yağışı nedeniyle dün ulaşıma açılan köy yollarının tamamı yeniden kapandı. 348 köy yolunun ulaşıma açılması için İl Özel İdaresi ekipleri yoğun bir çalışma yürütüyor. İl merkezinde 30 santimetreye ulaşan kar kalınlığı, yüksek kesimde 80 santimetreyi aştı. Kar yağışı nedeniyle Karadeniz Sahil Yolu’nda da ulaşım güçlükle sağlanıyor.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Kar yağışı detayları

Karadeniz Sahil Yolu detayları

Detaylar

Haber-Kamera: Muhammet KAÇAR RİZE (DHA)

==========================================

İşadamının oğlu kaçırıldı, cipi yanmış halde bulundu

ANTALYA’da işadamı İsmail Erten’in oğlu 30 yaşındaki Süleyman Erten, dün silahlı 2 kişi tarafından kaçırıldı. Kendisinden haber alınamayan Süleyman Erten’in aracı bu sabah Korkuteli’de yanmış halde bulundu. İsmail Erten, oğlunu kaçıranların kendisini de bir buluşma noktasına çağırıp kaçırmak istediğini söyledi.

Antalya’da seracılıkla uğraşan işadamı İsmail Erten’in oğlu Süleyman Erten, dün sabah Yenigün Mahallesi’ndeki işyerinden çağrıldığı havalimanı kavşağı yakınlarına gittiği 06 FY 2514 cipiyle birlikte kimliği belirsiz silahlı 2 kişi tarafından kaçırıldı. Polis ve jandarma olayla ilgili çalışma yaparken, Erten’in aracı bu sabah Korkuteli Naldöken yolu üzerinde yanmış halde bulundu. Ekiplerin haber verdiği jandarma olay yerine gelerek İsmail Erten’in üzerine kayıtlı ve tamamen yanmış haldeki cipte inceleme yaptı.

‘POMPALI TÜFEĞİ BANA DOĞRULTTU’

Olayla ilgili İsmail Erten, Aksu Jandarma Karakolu’na giderek şikayetçi oldu. Oğlunun silahlı 2 kişi tarafından kaçırıldığını belirten Erten, ifadesinde şunları söyledi: "Dün saat 09.00’da oğlum işyerindeyken arkadaşı olduğunu beyan eden bir kişi görüşme bahanesiyle havalimanı yakınlarına çağırmış. Oğlum 06 FY 2514 plakalı ciple çağrıldığı yere gitmiş. Saat 09.20’de bana telefon geldi. Telefondaki kişi ‘İsmail amca, Süleyman’ın arkadaşıyım. Akşam Süleyman çok alkol aldı ve çok sarhoştu. Yanımızda da 2 kadın var. Isparta yolunda kaza yaptık, araba devrildi. Acil gel bizi kurtar’ dedi. Ben de kendi özel aracımla tek başıma yola çıkarak saat 09.40’ta belirtilen adrese gittim. Aracın yanına gittiğimde oğlum bagajda el ve ayakları bağlı, başında da pompalı tüfekle bekleyen bir kişiyle karşılaştım. Diğer kişi de elindeki pompalı tüfeği bana doğrulttu ve araca binmemi söyledi. Ben de tepki gösterdim, binmemek için direndim."

‘KARGAŞADAN YARARLANARAK KAÇTIM’

İsmail Erten ifadesinin devamında şunları anlattı:"Silahı doğrultan kişiye, ‘Ne istiyorsunuz, siz manyak mısınız? Alacağınız mı var, vereceğiniz mi var, bir borcu mu var bu çocuğun, bir kız davası mı var, borcu varsa ben ödeyeyim’ dedim. 10 dakika boyunca beni araca bindirmek için uğraştılar. Bu sırada çimento yüklü bir kamyon geldi. Kamyonun önüne atlayarak, durdurup yardım istedim. Ancak pompalı tüfekli şahıs da silahı doğrultarak, kamyon şoförünü gitmesi için tehdit etti. Ben de bu kargaşadan yararlanarak aracıma binerek yaklaşık 400 metre geriye doğru kaçtım. Bu arada jandarma ve polisi arayıp olayı haber verdim. Tekrar döndüğümdeyse şahısların oğluma ait araçla kaçtıklarını gördüm."

Erten, oğlunun hayatından endişe ettiğini belirterek, "Yetkililerden yardım bekliyoruz. Umarım sağ salim oğlumu bulurlar. Sorumlular da yargıya teslim edilir" dedi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

————-

– Yanan araçtan görüntü

– Aracın fotoğrafı

– Süleyman Erten’in fotoğrafı

Haber: Süleyman EKİN- Kamera: Adem DURMAZ/ANTALYA, (DHA)

============================================

Üniversite öğrencisi; ‘Asteğmen ağabeyim darbeci diye haksız yere tutuklandı’

Asteğmenin Atatürk Havalimanı’nda Türk Bayrağı ile omuzlarda taşındığı görüntüleri

KONYA’da üniversite öğrencisi Yunus Arıcı, 66’ncı Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’na bağlı Tank Taburu’nda görev yapan ağabeyi asteğmen Mustafa Arıcı’nın, 15 Temmuz darbe girişimine karıştığı gerekçesiyle haksız yere tutuklandığını iddia etti.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü 4’üncü sınıf öğrencisi Yunus Arıcı, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu’ndan mezun olan ağabeyi Mustafa Arıcı’nın, vatani görevini yapmak için yedek subay olarak askere gittiğini anlattı. İstanbul’da 66’ncı Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı’na bağlı Tank Taburu’nda asteğmen olarak askerliğini yapan ağabeyinin, 15 Temmuz darbe gecesi tutuklandığını belirten Yunus Arıcı, cezaevinde görüşmeye gittiği ağabeyinin kendisine anlattıklarını şöyle aktardı: "15 Temmuz günü, ağabeyimi ve taburdaki askerleri silah kaybolduğunu ileri sürerek lojmanlara göndermemişler. Akşam ise komutanı gelerek İstanbul’un bazı bölgelerinde eylem yapan kişiler olduğunu ve onlara müdahale etmeleri gerektiğini, halkı koruyacaklarını söyleyerek emrindeki 9 askerle birlikte zırhlı araçla taburdan çıkmalarını emretmiş. Atatürk Havalimanı’na geldiklerine ise durumun farklı olduğunu gören ağabeyim askerlerine silahlarını araçta bırakmalarını ve gelen polislere teslim olmalarını emretmiş. Tankın üzerine çıkmış ve toplanan halka ‘Bz bu vatanın askerleriyiz. Biz bu vatanın evladıyız. Bu ülkenin vatandaşlarına ateş etmeyiz’ diyerek halkı sakinleştirmiş. Gelen polislere de teslim olmuş."

‘ELİNDE BAYRAK, OMUZLARDA TAŞINDIĞI GÖRÜNTÜLER VAR’

Ağabeyi ve beraberindeki askerlerin silahlarını bırakıp teslim olduktan sonra yaşananların da, olay yerindeki vatandaşlar tarafından cep telefonuyla kaydedildiğini tespit ettiklerini anlatan Arıcı şöyle dedi: "Televizyon kanallarındaki haberlerde ve sosyal medyada ağabeyimin elinde Türk Bayrağı ile omuzlarda taşındığı görüntüleri var. Ağabeyim orada durumun farkına varıp hiçbir müdahalede bulunmadan teslim olmuş. Halk da bu durum karşısında ağabeyimi omuzlarına almış. Olayın içerisinde olan bir asker böyle mi davranır. Ağabeyimin suçsuz yere halen tutuklu olduğuna inanıyorum."

‘FETÖ İLE HİÇBİR ALAKAMIZ YOK’

Ağabeyi ile birlikte gelen askerlerin ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldığını, ağabeyinin ise halen tutuklu olduğunu belirten Arıcı sözlerini şöyle sürdürdü: "’Ailecek perişan olduk. Dayanacak gücümüz kalmadı. Ağabeyimin suçsuz olduğuna inanıyorum. Ağabeyim ile FETÖ arasında hiçbir bağlantı yok. Ne dershanesinde ne kurumlarında ne de yurdunda kalmış değil. Aile olarak da hiçbir alakamız yok. Bu durumun içerisinde olmak bizi çok rahatsız ediyor. Yaklaşık 7 aydır tutuklu. Halen dosyaları hazırlanmadı ve yargılanacağı günü bekliyoruz. Başbakanlığa, ilgili Başbakan Yardımcısı’na, Valiliğe, siyasi partilere konuyu ilettik. Ancak çözüm bulamadım. Ağabeyimin terhisine de 2 ay kaldı. En azından bu zaman zarfında tutuksuz olarak yargılanmasını istiyoruz. Alnımız ak bizim."


Görüntü dökümü:

——————

-Yunus Arıcı ile yapılan röp.

(15 TEMMUZ GECESİ ÇEKİLEN GÖRÜNTÜLER)

-Ağabeyi Mustafa Arıcı’nın cep telefonu ilme 15 temmuz gecesi çekilen görüntüleri

-Mustafa Anrıcı’nın resmi kıyafetli fotoğrağları

Haber-Kamera: Mehmet Kayhan YILDIZ/ KONYA, (DHA))

=================================================

MHP’li Anamur Belediye Başkanı’ndan ‘Vezir Parmağı’ filmine sansür



MERSİN’in Anamur İlçe Belediye Başkanı MHP’li Mehmet Türe, Mahsun Kırmızıgül’ün senaryosunu yazıp yönettiği ve başrolde oynadığı ‘Vezir Parmağı’ filminin ilçedeki sinemada oynatılmasına izin vermeyeceğini açıkladı.

Emekli Yüzbaşı olan Belediye Başkanı Mehmet Türe, sosyal medya hesabından ‘Ben olduğum müddetçe, Mahsun Kırmızıgül gibi birinin ‘Vezir Parmağı’ filmi ve benzerleri asla Anamur sınırlarında gösterime giremez. Film Belediye Sinemamızdan iptal edilmiştir’ yazılı bir paylaşımda bulundu. 64 bin nüfuslu ilçedeki tek sinema olan Anamur Belediyesi Kültür Müdürlüğü’ne bağlı Belediye Sinema Salonu’nda açıklamalarda bulunan Başkan Türe şöyle dedi: "PKK terör örgütüne sempati ile bakan, PKK terör örgütüne ‘terör örgütü’ diyemeyen ve operasyonlara karşı gelen, Türkiye Cumhuriyeti’ni suçlayan bu ve bunun gibi sanatçılara bizim de bir tavrımız, bir sözümüz olacaktır. Bu nedenle Anamur Belediye Sinema Salonu’nda Vezir Parmağı filmi gösterilmeyecek. Sadece bu değil, bunun gibi filmlerin Anamur Belediye sınırları içerisinde oynamaları mümkün değil. Amacımız bir mesaj vermek. Amacımız birileri bir tavır sergiliyorsa, bir saf tutuyorsa, bizim safımız da Türkiye Devletidir, Türkiye Cumhuriyetidir, Türk Milletidir. Dolayısıyla Mahsun Kırmızıgül’ün Vezir Parmağı filmi, Anamur Belediye sinemalarında asla oynatılmayacaktır. Sadece o değil, bunun gibi sanatçılara ve filmlere asla yer vermeyeceğiz."

‘SENARYO SIKINTISI VARSA BEN YAZAYIM’

Mahsun Kırmızıgül’e terörle mücadele eden askerler ile polislerin filmini çekmesini de öneren Türe şöyle konuştu: "Eğer bir film yapacaksa PKK terör örgütü ile mücadele eden asker ve polisin oynayacağı, senaryosunun buna göre ayarlanacağı bir film yapsın. Biz de destekleyelim. Eğer senaryoda bir sıkıntı çekiyorsa, onun senaryosunu da ben yazarım. Çünkü biz eski bir askeriz. Bu konuda bol miktarda mücadelemiz var. Tavrımız var, kahramanlarımız var. Dolayısıyla Mahsun Kırmızıgül gibi sanatçıların, PKK terör örgütüne sempati duyan sanatçıların Anamur sınırları içerisinde yer bulması, halkla buluşması mümkün değil. Amacımız siyasi şov yapmak değil. Vatanımızın ve milletimizin birlik beraberliğe en çok ihtiyaç duyduğu bu dönemde safımı Türkiye Cumhuriyeti devletinden ve Türk Milletinden yana belli etmek istiyorum."

Görüntü Dökümü

————————

– Anamur Belediye Başkanı filmin yasak olduğunu söylemesi

– Başkan aktörlerin fotolarına bakarken

– Sinemanın tabelası

– Başkan ile dışarıda tabela önünde röportaj

– Binanın görüntüleri

– Başkan gişeden bilet alırken

– Anamur manzara görüşü

– Vatandaşlar sinemaya girerken (arşiv)

– Salondan görüntüler

– Perde görüntüsü

– Sinema çıkışından görüntüler

– Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Mithat ÜNAL/ ANAMUR, (MERSİN), (DHA)

========================================

Kayseri’de PKK operasyonu: 5 gözaltı

KAYSERİ’de sosyal medya üzerinden PKK/KCK terör örgütü ve darbe propagandası yaptıkları ileri sürülen 5 kişi gözaltına alındı.

Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele (TEM) Şube ekipleri, sosyal medyada PKK/KCK terör örgütü ve darbe propagandası yaptıkları öne sürülen Besna Ö., Medeni Y., Mehmet Şirin Y., Muhammed Ümit Ş. ve Şefik Y.’nin evlerinde sabah saatlerinde arama yaptı. Yakalanan ve gözaltına alınan 5 kişinin TEM’deki sorguları sürüyor.

Haber: KAYSERİ, (DHA)-

============================================

Belediye otobüsünü yakan 5 PKK’lı yakalandı

İZMİR’de belediye otobüsüne molotofkokteyli atıp yaktıkları ve terör örgütü propagandası yaptıkları iddia edilen, PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması YDG-H (Yurtsever Devrimci Gençlik Hareketi) üyesi 5 kişi Buca ilçesinde yapılan operasyonla yakalandı. Şüphelilerin evlerinde örgüte ait yasak yayınlar ile tarih eser niteliği taşıyan paralar ele geçirildiği belirtildi.

Terörle Mücadele, İstihbarat ve Özel Harekat şubelerine bağlı ekipler, İzmir’in Buca İlçesi Çamlıkule Mahallesi’nde geçen yıl haziran ve kasım aylarında, Buca- Konak hattında çalışan belediye otobüsüne molotofkokteyli atıp kundaklayan, başka bir araca da el yapımı patlayıcı ile saldırı düzenleyen, park halindeki iş makinesini yakıp, çeşitli adreslere bombalı görünümü verilmiş şüpheli paket bırakarak korku ve panik yaratan, duvarlara terör örgütü PKK’nın adını yazdıkları iddia edilen kişilere yönelik sabah saatlerinde eş zamanlı operasyon düzenledi.

Yakalanan 5 kişinin, PKK/KCK terör örgütünün gençlik yapılanması olan YDG-H içerisinde eylem ve örgüt propagandası yaptıkları, terör örgütü adına para topladıkları öne sürüldü. Bu kişilerin evlerinde yapılan aramalarda, ‘tarihi eser’ niteliğinde madeni paralar, örgüte ait çok sayıda yasak yayın ve dijital materyal ele geçirildiği bildirildi. Yakalanan 5 kişi, sağlık kontrolünün ardından emniyete götürüldü.

Haber : Bahri KARATAŞ / İZMİR, (DHA) –

=============================================

Eskişehir’de ByLock operasyonu: 7 polis gözaltında

ESKİŞEHİR’de FETÖ/PDY soruşturması kapsamında, örgütün haberleşme prgogramı ByLock kullandıkları öne sürülen 7 Emniyet mensubu gözaltına alındı.

FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri, kent merkezinde eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonda bir süre önce Kanun Hükmünde Kararnameyle meslekten ihraç edildikleri bildirilen ve ByLock kullandıkları öne sürülen 4’üncü sınıf emniyet müdürü, komiser, 2 komiser yardımcısı ile 3 polis memuru yakalandı. Gözaltına alınan 7 Emniyet mensubu sorgulanmak üzere Eskişehir Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’ne götürüldü.

Haber. ESKİŞEHİR, (DHA) –

=============================================

Sakarya’da FETÖ soruşturmasında 16 kişi adliyeye sevk edildi

SAKARYA’da, Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınan aralarında jandarma ve polislerin de bulunduğu 16 kişi adliyeye sevk edildi.

Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü FETÖ/PDY soruşturması kapsamında Sakarya Emniyet Müdürlüğü’ne bağlı ekipler örgütle bağlantısı tespit edilen kişilere yönelik Sakarya, Hatay, Hakkari, Kahramanmaraş, Mersin, Aydın, Bolu, Şırnak, Şanlıurfa, Osmaniye, Yalova, Kayseri, Ankara, Erzurum, Mardin ve İstanbul’da operasyon düzenledi. Polis, aralarında 5 jandarma ile polislerin de olduğu 19 kişiyi gözaltına aldı. 5 jandarmanın Bylock kullandıkları belirtildi. Emniyetteki işlemlerin tamamlanmasın ardından 16 kişi adliyeye sevk edildi. Gözaltındaki 3 kişinin ise sorgusunun devam ettiği belirtildi.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

Adliyeye sevk edilmeleri

Haber-Kamera: Aziz GÜVENER/ADAPAZARI(Sakarya), (DHA) –

===================================================

Bursa’da metroda tartışmaya 4 yıl hapis cezası istemi



BURSA’da, metroda kulaklıkla müzik dinleyen gence sataşan, kendilerine karşı çıkan kadın yolcu Deniz K.’ya da hakaret ettiği öne sürülen Mehmet A. hakkında 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı. Cumhuriyet savcısının hazırladığı iddianameye, Deniz K.’nin gözaltına alınan Mehmet A.’yı yanına konulan 4 kişi arasından teşhis ettiği fotoğraf da kanıt olarak konuldu.

Olay, Bursa’da kent içi ulaşımda kullanılan Bursaray’da geçen 20 Eylül salı sabahı meydana geldi. Metroya binen 61 yaşındaki Mehmet A., iddiaya göre yanında oturan ve cep telefonundan müzik dinleyen 20 yaşındaki Enes T.’ye, "Neden beni rahatsız ediyorsun diyerek?" tepki gösterip küfür etti.

Bu çıkıştan rahatsız olan yolculardan 26 yaşındaki Deniz K. ise Mehmet Akkurt’a, "Neden bu yaştaki gence küfür ediyorsunuz? Ayıp değil mi?" diyerek tepki gösterdi. Bu sözlere sinirlenen Mehmet Akkurt, iddiaya göre İstanbul’da şortuyla halk otobüsüne bindiği için Abdullah Çakıroğlu tarafından uçan tekmeli saldırıya uğrayan Hemşire Ayşegül Terzi’yi hatırlatarak, "Ben sizin hakkınızı savunuyorum. Rahatsız olmamanız için" yanıtını verdi. Genç kız ise bunun üzerine, "Ben müziği sesini duymuyorum. Sizin ulu orta küfür etmenizden rahatsızlık duyuyorum" dedi.

KÜFÜR ETTİ

Bu sözlere de tepki gösteren Mehmet Akkurt, Deniz K.’ye, "Şortlu kadının başına gelenleri biliyorsunuz. Hala konuşuyorsun" diye bağırdı. Bu sırada, Demirtaşpaşa istasyonunda inmek için hareket eden Deniz K., öfkeli yolcuya, "Bu konunun şortlu kadın ile ne alakası var?" diye sordu. Bu sözlere de sinirlenen Mehmet A., "Sonra sizin de başınıza gelebilir bu olaylar. Hala konuşuyorsunuz" yanıtını verdi., Deniz K.’nin, "O halde bu durum herkesin başına gelebilir. Sizin de akrabanızın başına gelebilir" demesi üzerine daha da sinirlenen Mehmet Akkurt iddiaya göre genç kıza bu kez, "Kes lan sesini o…u" diye bağırdı.

SAVCILIĞA ŞİKAYET ETTİ

Vagonda yüzlerce yolcunun arasında yaşanan bu tartışmanın ardından Deniz K. yaşadıklarını önce arkadaşlarına anlattı daha sonrada cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulundu.

Soruşturma başlatan Bursa Emniyet Müdürlüğü Deniz K. ile tartışıp hakaret eden kişinin nakliyecilik yapan Mehmet A. olduğunu tespit etti. A.’nın kimliğini ve adresini 6 gün sonra tespit eden polis, şüpheliyi evinde gözaltına aldı. Olayın yaşandığı saatlerde, Burulaş’a ait Bursaray ve halk otobüsünü kullanan 67 bin 500 kişinin görüntülerini izleyerek o sırada vagonda yolculuk yapmakta olan A.’nın önce tartıştığı Enes T. ile yaşananlara tanık olan Z.K. ve Ü.Ç. adlı yolculara ulaştı. Enes T., ifadesinde şikayetçi olduğunu söylerken, tanıklar da gördüklerini ve duyduklarını anlattı.

BANA ‘MAGANDASIN’ DEDİ

Mehmet A. ise ifadesinde, Deniz K. ile aralarında geçen tartışmayı kabul edip, kendisine küfür etmediğini söyledi. Deniz K.’nin o gün kendisine çıkışmasına anlam veremediğini ifade eden A. savunmasında şöyle dedi:"Yolculuk sırasında yanımda bulunan genç cep telefonu ile rahatsız edici bir şekilde müzik dinliyordu. Kendisinden müziğin sesini kısmasını istedim. O da söylediğimi yaptı. Daha sonra tekrar açınca bu kez ‘sesini kessene ulan’ diyerek çıkıştım. Bu sırada yolculuk yapan bir kadın bana, ‘Sen ulan diyemezsin. Böyle bir hakkın yok’ dedi. Ben de kendisine, ‘İstanbul’daki şortlu bayan olayını hatırlıyorsunuz. Olaya çok tepkisiz kaldınız. Oysa ki ben sizin ve toplumun hakkını savunmaya çalışıyorum’ dedim. Bu bayanın bana bu şekilde tepki vermesine çok sinirlendim. Üstelik bana, ‘magandasın’ dedi. Bunun üzerine ben de ona, ‘çok ukalasınız. Oysa ki ben sizlerin haklarını savunmaya çalıştım’ diyerek cevap verdim. Yaşanan olayda ben duyarlı bir vatandaş olarak doğru bildiğimi yaptım. Kimseye ‘o….u’ demedim, hakaret ve tehdit etmedim" dedi. Mahkemeye çıkartılan şüpheli tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

SANIĞI BÖYLE TESPİT ETTİ

Savcı, Mehmet Akkurt hakkındaki soruşturmayı tamamladı. Uzlaşmacının uzlaşma teklifini kabul etmemesi sonucu cumhuriyet savcılığı, Deniz K.’nın Mehmet A.’yı 4 kişinin arasından teşhis ettiği fotoğrafı da kanıt olan iddianameye koydu. Savcılık, A. hakkında Deniz K. ile Enes T.’ye ‘hakaret’ suçlarından 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istemiyle Bursa 5’inci Asliye Ceza Mahkemesinde dava açtı.

GörüntüDökümü

———————–

-Adliye ve emniyet binasından görüntü

(ARŞİV) 22.09.2016

Deniz K. ile RÖP.

Haber-Kamera: Halil ÖZÇOBAN/ BURSA, (DHA)-

====================================================

Airsoft çılgınlığı (2) (Geniş Haberi)

ANTALYA’da farklı iş sektörlerinde çalışan adrenalin tutkunları, ‘Airsoft Antalya’ adı altında buluşarak savaş simülasyonu yapıyor.

Dünya üzerinde airsoft olarak bilinen özel oyuncak silahlarla oynanan oyun, gerçek savaşı aratmayacak görünlere sahne oluyor. Kepez bölgesindeki ormanlık alanda buluşarak kamuflaj giyip bot bağlayan, özel airsoft silahlarını alarak dağlara tırmanan airsoft tutkunları, saatlerce süren savaş simülasyonu yapıyor. Adrenalinin zirveye çıktığı oyun sırasında, hedefler bir bir yok edilerek amaca ulaşılmaya çalışılıyor.

Dünyadaki çıkış amacı, profesyonel ordu mensubu askerlerin eğitimlerinde kullanılmak amaçlı ordu simülasyonu olarak tasarlanan silahlar, şarjlı veya sıkıştırılmış havayla çalışıyor. Görünümü gerçeğini aratmayan silahlar, ‘BB’ adı verilen doğada çözülerek yok olan minik top şeklinde mermiler atıyor. Airsoft silahlarının menzili ise 100 metreye kadar çıkıyor. ABD başta olmak üzere, İngiltere, Almanya ve Japonya’da fanatik oyun grupları olan airsoft, Türkiye’nin farklı şehirlerinde de oynanmaya başlandı. Timlere ayrılarak oynanan, rehine kurtarma, bomba imha, alan güvenliği gibi farklı mizansenler yazılarak kurgulanan oyunun amacı, düşmanı yok ederek görevi tamamlamak.

Antalya grubu pazar günleri buluşarak 5 saate yakın oyun oynuyor. Airsoft Antalya grubunda mühendis, müteahhit, memur, öğretmen, mimar, turizmci, avukat ve doktor gibi farklı meslek guruplarından airsoft tutkunları bulunuyor. Yaş ortalamasının 25- 45 arası değiştiği Antalya ekibinde kadın oyuncular da dikkati çekiyor. Tam donanımlı profesyonel asker edasındaki airsoft oyuncuları, airsoft oyuncak silahı, kamuflajlarını, telsiz ve diğer aksesuarlarını kendileri alarak oyuna katılıyor. 500 ila 10 bin TL arasında değişen fiyatlarda satılan airsoft oyuncak silahlarının görünümü ise gerçekleriyle hemen hemen aynı.

AMAÇ EĞLENCE VE SPOR

Airsoft Antalya’nın ilk üyelerinden inşaat sektör temsilcisi Erkan Kastan, yanlış anlaşılmalara izin vermemek için oyun oynadıkları bölgenin çevresinde oturan insanlarla tanıştıklarını söyledi. Bir oyun gününde yoldan geçen bir polis ekibinin yanlarına gelerek silahları incelediğini belirten Kastan, "Ormanlık alanda bizi görenler, başlarda tedirgin oluyordu. Artık onlar bize, biz onlara alıştık. Amacımız eğlenmek ve spor yapmak. Saatlerce arkadaşlarımızla ağaçların arasında taktiksel strateji oyunları oynayarak görevimizi yerine getirmeye çalışıyoruz. Airsoft’un en güzel yanı, size gerçeklik hissi vermesi" dedi.

KADINLAR AIRSOFT’A BAYILDI

Airsoft’un kadın üyeleri de tırnakları ojeli, dudakları rujlu oyunun keyfini çıkartıyor. Eşiyle birlikte her hafta düzenlenen etkinliğe katıldığını söyleyen Çiğdem Teke, airsoft oyuncak silahının bakımını kendisinin yaptığını belirtti. Silahının şarjlı olduğunu anlatan Teke, "Eşimle oyuna geliyorum. İkimiz için de büyük bir eğlence kaynağı. Haftanın tüm yorgunluğunu, stresini atıyoruz. Kadın olmam oyunda dezavantaj değil. Erkek rakiplerime göre daha hızlıyım, üstelik hedef olarak da küçüğüm. Bu nedenle beni vurmaları zorlaşıyor" dedi.

HER MESLEKTEN OYUNCU

İç mimar Toroshan Coşkun, iki yıl önce airsoft ile tanıştığını ve vazgeçemediğini söyledi. Kısa sürede takımda yerini aldığını belirten Coşkun, "Tüm teçhizatımı özenle topladım. Airsoft silahımı 3 bin 500 TL’ye aldım. Güçlü bir oyuncak silahım var. 80 metreye kadar plastik mermi atabiliyorum. Oyunda birtakım kurallar var. Kesinlikle 10 metreden yakından atış yapmak yasak. Oyun süresince gözlüklerimizi kesinlikle çıkartamayız. Vurulan oyuncu ise cebinden çıkardığı kırmızı bezi sallayarak bekleme noktasına gider ve bir sonraki oyuna kadar bekler" diye konuştu.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

——————

– Kıyafetlerini giymeleri

– Kadın katılımcının makyaj yapması

– Ojeli tırnak detay

– Silahlar hazırlanması

– Şarjör doldurulması

– Kadın katılımcıların nişan alması

-Atış yapmaları

– Oyundan detay

– Röp1: Erkan Kastan (Grubun Kurucularından

– Röp2: Çiğdem Teke,

– Röp3: İç mimar Toroshan Coşkun

– Toplu detay

Haber: İbrahim LALELİ- Kamera: Alparslan ÇINAR/ANTALYA, (DHA)

===========================================

Gardıç bıçağı’nın son 2 ustası

ANTALYA’nın Kumluca İlçesi Kuzca Köyü’nde yüzyıllardır geleneksel olarak üretilen ‘Gardıç bıçağı’ yapımını, kalan iki ustası sürdürüyor.

Antalya’ya 52 kilometre uzaklıkta bulunan Kumluca İlçesi’ne bağlı 950 rakımlı dağlık ve ormanlık alanda yer alan ve bir zamanlar ‘Gardıç bıçağı’ ile ünlü olan Kuzca Köyü’nde günümüzde sadece 85 yaşındaki İsmail Bölük ile 72 yaşındaki Sabri Şen, bu geleneksel mesleği sürdürüyor. Demir ve çeliğin bir arada kullanılması nedeniyle kırılmaya karşı son derece dayanıklı olan ve sap kısımları boynuzdan imal edilen ‘Gardıç bıçağı’, artık hatır için yapılıyor. Tamamen elde yapılan, hiçbir elektrikli alet kullanılmayan bıçağın en büyük özelliği yapım sürecinin teknolojik gelişmelerden hiçbir şekilde etkilenmeden ‘iptidai’ yapısını olduğu gibi koruması.

KOL GÜCÜNE DAYALI ALET VE EDAVAT

Tamamen el aletleri ve kol gücünün geçerli olduğu bıçak iç kısmı demirci kumu ile doldurulmuş, kenarları çamurlu taşla örülmüş ve tahtayla kaplanan, yüksekliği 70 santimetre olan tezgahta üretilirken, tuğladan imal edilen ve üzerinde davlumbaz bulunan ocakta demir ısıtılarak yumuşatılıyor. İşlevi ocağa hava üflemek olan ahşap ve ham deriden imal edilen körük, üzerinde dövme, şekillendirme, doğrultma işlemlerinin yapıldığı örs, çekicin yeterli olmadığı durumlarda tavlanan demirin dövülmesi amacıyla balyoz, çekiç, işlenen demirlerin üzerinde kalan çapakları temizlemek için eğe, kesme amaçlı keski, matkap çivisi ve ipten oluşan iptidai kemane matkap, demiri kesen makas, mengene, yapan ustanın adının yazılmasını sağlayan damga zımbası ve bıçağa sap takabilmek ve delik açabilmek için delik zımbası kullanılıyor.

Bir zamanlar sabit ağızlı olan av bıçağı, bel bıçağı, kasap bıçağı gibi bıçak türlerinin yanı sıra çakı adı verilen katlanır bıçakların üretimini de yapan ustalar bir bir meslekten el çekince, kalan son iki usta günümüzde bu işi hatır için ya da sipariş üzerine yapıyor.

KİTAPTA YER VERİLDİ

İl Kültür ve Turizm Müdürü İbrahim Acar’ın proje koordinatörlüğünde yayımlanan ‘Antalya’da Yaşayan Geleneksel Meslek, Sanat ve Zanaatlar’ adlı kitapta da yer verilerek tanıtımı yapılan Gardıç bıçağı ile ilgili bilgi veren halk kültürü araştırmacısı Mahmut Davulcu, araştırmayı meslektaşı Mustafa Tokat ile birlikte yaptıklarını anlattı. Davulcu, "İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü olarak gerçekleştirdiğimiz halk kültür ve somut olmayan kültürel miras tespiti konusunda il genelinde birçok araştırma yaptık" dedi. Bu araştırmalar kapsamında Kumluca ilçesi Kuzca Mahallesi’nde bıçak yapıldığını tespit ettiklerini belirten Davulcu, "Bu bıçak Gardıç bıçağı olarak biliniyor, ancak şu anda bileni de yapanı da kalmamış" diye konuştu.

KAYBOLMAYA YÜZ TUTMUŞ OLMASI ÜZÜNTÜ VERİCİ

Gardıç bıçağının en önemli özelliğinin yapımında hiçbir elektrikli alet kullanılmaması olduğunu kaydeden Davulcu, sözlerini şöyle sürdürdü: "100 yıl önce 200 yıl önce bıçak nasıl yapılıyorsa Gardıç bıçağı o şeklide yapılmaya devam ediliyor. Tüm otantikliğini ve orijinalliğini korumuş. Bu açıdan bizim ilgimizi çok çekti ama kaybolmaya yüz tutmuş olması çok üzüntü verici. İki usta var. İki ustadan biri 80’e yakın. O ustalardan biri bizim için bir bıçak imal etti. Bıçağın özelliği çelik namlulu ve boynuz saplı. Sap kısmı keçi boynunuzdan imal ediliyor. Namlusu ise geçmişte Karabük’ten kaliteli çelik temin edilirken artık günümüzde inşaat çeliği ve karbon oranı yüksek demir temin edilerek yapılıyor."

HATIR İÇİN YAPIYORLAR

Ustalar Sabri Şen ile İsmail Bölük’ün artık hatır için sipariş üzerine bıçak yaptıklarını vurgulayan Davulcu, "Bir bıçağın yapımı 1 gün sürüyor. Zahmetli bir iş. Orijinal ve teferruatlı bir sanat. Kadim sanatlarımızdan biri. Kuzca’da geçmişte bu işi yapmış ustalar mevcut ama artık maalesef bu mesleği bırakmışlar. Çünkü para getirmiyor. Bir kaynak sağlamıyor" dedi.

Son iki ustanın tezgahlarının çalışır durumda olduğunu, ancak bu ustalara bir şey olması durumunda bu mesleğin yok olacağını söyleyen Davulcu şunları kaydetti: "Bizim de müdürlük olarak çabamız bu mesleklerin kaybolmaması, bunların tanıtımının yapılması ve insanların bu meslekleri bilmesi. Bu tür geleneklerin, sanatların yaşayabilirliğinin olmazsa olmazı farkındalıktır. İnsanların bu mesleklerin ve sanatların farkında olması, giderek yerinde görmeleri ve satın almasıdır. Başka türlü ayakta kalmasına olanak yoktur."

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

—————-

– Bıçak yapım aşaması

– Bıçak yapılırken geçen konuşmalar

– Çalışmalardan detay

– Röp: Mahmut Davulcu (halk kültürü araştırmacısı)

Haber: Selam KUNAR- Kamera: Alparslan ÇINAR/ANTALYA, (DHA)

=======================================================


Yer sofrasında yemekli şeyh anması

BATMAN’da, Zilan Türbesi’nde Şeyh Süleyman Bağdu’nun vefatının 11’inci yıldönümü nedeniyle düzenlenen törene binlerce müridi katıldı. Kar yağışı ve soğuk havaya rağmen binlerce mürit yaklaşık 2 kilometrelik alanda kurulan yer sofrasında yemek yedi. Şeyh Süleyman Bağdu’nun oğlu Şeyh Selman Bağdu, bu yılki anma etkinliğinde müritlerine, kapalı ve açık alanda sigara içme yasağı getirdi.

Batman-Siirt karayolunda 11 yıl önce uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen ve binlerce müridi bulunan Zilan Şeyhi olarak da bilinen Şeyh Süleyman Bağdu’yu anmak için dün Zilan Türbesi’nde anma töreni düzenlendi. Türbede düzenlenen anma törenine, kötü hava koşullarına rağmen, Kastamonu, Erzurum, Van, Muş, Bingöl, Diyarbakır başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli kentlerinden binlerce kişi katıldı.

Babasının 11’inci ölüm yıldönümünde yanlız bırakmayan dostlarına teşekkür eden Şeyh Selman Bağdu, "Türbede rahmetli babamı yad ediyoruz. Kurduğumuz soframızın tüm ülkemizde huzur, barış ve bereket getirmesini temenni ediyoruz. Doğu-batı demeden kardeşçe bir aradayız. Bugün burada ülkemizin üzerindeki karabulutların dağılması için de duada bulunacağız. Ülkenin dört bir yanının bizi örnek almasını diliyoruz" dedi.

MÜRİTLERE SİGARA YASAĞI

Beşiri Kaymakamı Mustafa Maslak, Beşiri eski Belediye Başkanı Sait Karabulut, Batman Ziraat Odası Başkanı Nizamettin Aydiş, Ak Parti Genel Merkez İnsan Hakları Başkan Yardımcısı Murat Çiçek ve kalabalık bir topluluğun katıldığı anma etkinliğinde konuşan Şeyh Selman Bağdu, yüzlerce kişiye sigara bıraktırdığını ifade ederek, "İnancımız nefsi terbiyeden geçiyor. İnsanların nefsini bir kenara bırakması lazım. Bu nedenle bu yılki anma programında sigara içme yasağını uyguladık. Yasağa uymayanlara ise ufak cezalar veriyoruz. Yaşlılara bakım hizmeti gibi cezalar veriyoruz. Sigara kendilerine de, ailelerine de zararlıdır. Açık ve kapalı alanda sigara yasağını uyguluyoruz" diye konuştu.

Yapılan konuşmanın ardından konuklara, 2 kilometre uzunluğundaki yer sofrasında kuru fasülye, et, pilav, bulgur ve tatlı ikram edildi.

 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ

-Şeyh Selman Bağdu’nun karşılanması

-Yemek sofrası hazırlanırken

-Şeyh Selman Bağdu’nun konuşması

-Yer sofrasında yemek yenirken

-Genel ve detay görüntüler

Haber-Kamera: Arif ARSLAN-Reşat YİĞİZ/BATMAN, (DHA)-

GÖRÜNTÜLER BATMAN DOSYASINDA

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum