Darbe girişiminde Kasırga'nın alıkonulmasıyla ilgili davaya Başbakanlık müdahil oldu

darbe-girisiminde-kasirganin-alikonulmasiyla-ilgili-davaya-basbakanlik-mudahil-oldu_e1164a8.jpg

ANKARA

Fetullahçı Terör Örgütü’nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga’nın alıkonulmasına ilişkin davaya Başbakanlık müdahil oldu.

Sincan Cezaevi kampüsü içindeki mahkeme salonunda, Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinin gördüğü davanın duruşmasında, sanık savunmalarının alınmasına devam edildi.

Tutuklu sanıklarından Murat Sarı, “15 Temmuz günü normal mesaimi tamamladım ve evime gittim. Akşam saat 21.02’de bölük komutanı Piyade Yüzbaşı Burak Ercan, Whatsapp üzerinden ikaz alarm kodu olan ‘Pars’ yazdı.” dedi.

Olay öncesi ya da sonrasında kimseden tehdit almadığını ifade eden Sarı, “13 Temmuz’da bölük komutanı Piyade Yüzbaşı Burak Ercan, mesai saatleri içerisinde bizi toplantıya çağırarak, ‘Olası bir durumda reaksiyon ölçmek adına, Ankara civarında alarm durumu verilecek. Kimin hangi timde ve mangada olduğu planladı. Emirler, Whatsapp üzerinden verilecek.’ dedi.” diye konuştu.

Normalde görev yaptığı 25 no’lu nizamiyede görev alacağının ve muhtemel tatbikatın hafta içerisinde yapılacağının bildirildiğini öne süren Sarı, “15 Temmuz günü normal mesaimi tamamladım ve evime gittim. Akşam saat 21.02’de bölük komutanı Piyade Yüzbaşı Burak Ercan, Whatsapp üzerinden ikaz alarm kodu olan ‘Pars’ yazdı. Daha önceden planlanan Piyade Uzman Çavuş Güven Kiper, Piyade Uzman Çavuş Ömer Erarslan ile buluşup saat 21.35’de 1 no’lu kapıdan alaya giriş yaptık. Koğuşa çıkarak, üzerine eğitim elbisesi, hücum yeleği giyip silahlıktan bana ait MP5 silahı alarak iki bina arasında toplandık. Diğer tim elemanlarını beklerken, takım komutanı Piyade Üsteğmen İsmail Kutluay Mıhçı, 25 no’lu nizamiyeye giderek, hemen nöbet değişimi yapmamı söyledi.” ifadelerini kullandı.

Başbakanlık müdahil oldu

Başbakanlık Avukatı Mehmet Sait Kurt, darbe girişiminin Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya yönelik eylem içerdiği için başbakanlığın davaya katılma talebinde olduğunu belirtti.

Mahkeme, suçtan zarar görme ihtimali üzerine başbakanlığın davaya katılma talebinin kabulüne karar verdi.

Tanık Orhan Öztuğ’un beyanı

Duruşmada, sanık savunmalarının ardından tanık beyanlarına geçildi.

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga’nın koruması Orhan Öztuğ, ekip amirinin 15 Temmuz gecesi saat 22.45 civarı kendisini arayarak, Genel Sekreter Kasırga’nın konutuna gidip eşini almasını ve Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne getirmesi talimatını verdiğini söyledi. Çankaya Köşkü’ne gittiğinde nizamiyedeki üsteğmenin kendisini içeriye almadığını belirten Öztuğ, “Saat 23.10 gibi konuta gittiğimde kapıda 5-6 kişilik bir asker grubu vardı. Alay komutanının emri olduğunu ve kimseyi alamayacaklarını söylediler. Beni içeriye almadıkları için ben de hanımefendiyi arayarak, kendisini de dışarı bırakmayacaklarını söyledim.” dedi.

Olay yerine 15-20 dakika sonra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kasırga’nın geldiğini anlatan Öztuğ, şöyle devam etti:

“Fahri Bey geldiğinde nöbetçi kendisine içeriye alınamayacağını söyledi. Fahri Bey de kapının açılması talimatını verdi, ‘alay komutanınızı arayın’ dedi. Alay komutanıyla görüştükten sonra bana dönerek, ‘Git yengeni al içeriden’ talimatı verdi. Fahri Bey’in eşini alıp çıkacağım sırada ‘Çıkış yasak’ dediler. Bir araç ve ambulansla gelerek önümüzü keserek silah doğrultular. ‘Alay komutanının kesin emri var çıkamazsınız’ dediler. Ben de ‘Düne kadar koruduğunuz insanlara silah mı doğrultuyorsunuz? Devletin iki gücünü birbirine mi vurduracaksınız?’ dedim. O sırada Fahri bey, ‘Ben buradayım, beni vurun o zaman’ diye askerlere çıkıştı.”

Beyaz bir araçla olay yerine gelen bir binbaşının “Darbe oldu, devlet biziz, artık yönetim bizim elimizde” dediğini aktaran Öztuğ, “O an Fahri Bey’e ‘yat yere’ dediklerini duydum. Fahri Bey de askere, ‘Siz benim emrimde değil misiniz? Yatmıyorum, vurun beni.’ dedi. İki kişi Fahri Bey’in koluna girerek ambulansa bindirdi. Arka taraftaki bir uzman çavuş bizi göstererek, ‘Bunları ne yapalım?’ diye sordu. Hanımefendinin bağırdığını görünce de ‘Bırakın gitsinler’ dediler.” diye konuştu.

Duruşmada tanık beyanlarının alınmasına devam ediliyor.

Muhabir:Zafer Fatih Beyaz

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum