Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan önemli açıklamalar

5c2aee9e0f254405e453ed1e.jpg

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan Başbakanı Victor Orban ile ortak basın toplantısı düzenledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, DEAŞ’la mücadele ile ilgili yaptığı açıklamada, “Bağdadi’nin ablasını eşi ile birlikte yakaladık. Aynı zamanda eşini yakaladık. Şimdi en son 13 tane en yakın çevresini yakaladık. Biz DEAŞ’la mücadeleyi böyle veriyoruz.” dedi.

Macaristan Başbakanı Viktor Orban, ”Macaristan zengin ve büyük bir ülke olmamasına rağmen (Suriye’de oluşturulması planlanan) güvenli bölge konusunda üstümüze düşeni yerine getireceğiz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duyurusunu yaptığı yeniden inşa projelerinde memnuniyetle yer alacağız. Bunun detaylarını dışişleri bakanları görüşecek.” dedi.

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Macaristan Başbakanı Viktor Orban, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantısı’nın ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Orban, 2013 yılında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin Ankara’da oluşturduklarını ve bu kapsamda bugünkü toplantının gerçekleştirildiğini söyledi.

Macaristan’ın Türkiye, Rusya ve Almanya’nın arasında bulunduğunu ve bu ülkelerle iyi ilişkilere sahip olma politikası güttüğünü ifade eden Orban, ”Macaristan üç büyük başkent arasında bulunuyor. İstanbul-Moskova-Berlin. Birkaç gün önce Rusya Başkanı buradaydı. Bir, iki gün önce ise Almanya Dışişleri Bakanı buradaydı. Bugün ise Türkiye Başkanını ağırlıyoruz.” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Türkiye-Suriye sınırında kurulması planlanan güvenlik bölgesine ilişkin projeleri kendisiyle paylaştığını ve ülkesinin buna destek vereceğini belirten Orban, ”Evlerini terk etmek zorunda kalanlar evlerine geri dönebilmeli. İnsanın evinin olması dünyadaki en önemli mesele. Ülkesini terk etmek zorunda kalan kişilerin geri dönmesine yardımcı olmak çok önemli. Sayın Erdoğan, oluşturulan güvenli bölgeyle ilgili projeleri benimle de paylaştı. Projelerde, şehirlerin, köylerin, kiliselerin, okulların, hastanelerin tekrar yapılması yer alıyordu. Macaristan zengin ve büyük bir ülke olmamasına rağmen üstümüze düşeni yerine getireceğiz. Başkan Erdoğan’ın duyurusunu yaptığını yeniden inşa projelerinde memnuniyetle yer alacağız. Bunun detaylarını dışişleri bakanları görüşecek.” ifadelerini kullandı.

Görüşmelerde güvenlik ve göç konusunun ele alındığını, Türkiye’nin yasa dışı göç ile ciddi mücadele verdiğini ve Türkiye’nin sadece bu yılın ekim ayına kadar 350 bin düzensiz göçmenin geçini engellediğine dikkat çeken Orban, ”Türkiye olmadan Avrupa’ya yönelen göç durdurulamaz. Türkiye Macaristan’ın stratejik müttefiki.” diye konuştu.

İki ülke arasında savunma sanayisinde iş birliğinin devam ettiğine işaret eden Orban, ”Her iki ülke de NATO ülkesi. Bu yüzden askeri anlamda da müttefikiz. Türkiye NATO’daki ikinci büyük orduya sahip ülkesi. Türkiye bizim mütteffikimiz olduğu için savunma politikası ve savunma sanayisinde iş birliği yapmaya çalışıyoruz.” şeklinde konuştu.

Türkiye ve Macaristan’ın Afrika’da da ortak projeler üstlendiğini aktaran Orban, Türkiye ve Macaristan’ın bu kapsamda Kenya’ya doktor yolladıklarını kaydetti.

Orban, iki ülke arasındaki ticaret hacminin halihazırda 3 milyar dolar civarında bulunduğunu ve bunun 6 milyar dolara artırılması için çalıştıklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9 yıla yaklaşan Suriye krizinde 1 milyon insanın hayatını kaybettiğini, 12 milyon Suriyelinin de evlerini terk etmek zorunda kaldığını anımsatarak, Birleşmiş Milletler hesaplamalarına göre bu insanlar için Türkiye’nin kendi bütçesinden 40 milyar dolar harcadığını belirtti.

“Ülkemiz bu yükü tek başına kaldıramaz.” diyen Erdoğan, şunları kaydetti:

“Peki ‘Avrupa Birliği’nden size ne geldi?’ diye soracak olursanız, cevabını vereyim Avrupa Birliğinin bize vermiş olduğu söz, 2015 yılı için 3+3 milyar avrodur ama bundan bize gelen sadece 3 milyar avro olmuştur. Ne zaman görüşsek, ‘Projelendirdik, geldi, geliyor’ hala gelen bir şey yok.”

Yardımlar gelse de gelmese de varil bombalarından kaçan insanlara, Türkiye’ye sığınan insanlara her türlü desteği vermek zorunda olduklarını vurgulayan Erdoğan, şu anda buna yönelik çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.

Barış Pınarı Harekatı sayesinde terörle mücadelenin kararlılıkla sürdüğüne işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Amerika ile 120 saatlik bir teröristleri bölgeden çıkartma sözü aldık, mutabakatı böyle sağladık. Ardından Rusya ila Soçi Mutabakatı yaptık, onlarla da 150 saatlik bir mutabakattı fakat ne Amerika 120 saatlik sürede bu teröristleri bölgeden çıkarabildi ne de Rusya 150 saatlik süre içerisinde maalesef bu teröristleri bölgelerden çıkarabildi. Tabii şu anda bu bölgelerden bunlar çıkartılmadığı için de özellikle DEAŞ, YPG/PYD/PKK ile mücadele kararlı bir şekilde sürüyor.” şeklinde konuştu.

DEAŞ’lı teröristlerin durumu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “151 ülkeden 76 bin kişiye Türkiye’ye giriş yasağı koyduk. Kim bunlar? Bunların içinde DEAŞ var, diğer teröristler var. Şu an hapishanelerimizde 737’si yabancı uyruklu olmak üzere 1149 DEAŞ’lı var.” diye konuştu.

Barış Pınarı Harekatı sırasında terör örgütü PYD’nin cezaevlerinden çıkardığı çoğunluğu kadın ve çocuk 270 DEAŞ’lıyı tekrar cezaevlerine yerleştirdiklerine değinen Erdoğan, yakalanan DEAŞ mensuplarıyla ilgili değerlendirmelerin devam ettiğini anlattı.

Macaristan’ın Türk Konseyi’nde gözlemci olarak bulunması

Macaristan’ın geçen yıl eylül ayında Türk Konseyi’ne gözlemci olarak katılmasından mutluluk duyduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Macaristan’ın Türk Konseyi’ne gözlemci üyeliğinin ve Budapeşte’de açılan Türk Konseyi Avrupa Ofisi’nin, Orta Asya ve Kafkasya coğrafyasında iş birliğimizin daha da kuvvetlenmesine vesile olacağına inanıyorum. Kısa süre önce de değerli dostumla Bakü’de bir aradaydık. Orada görüşmelerimizi yaptık, bugün de buradayız. Yani birbirimize uzak değiliz, 2 saat süreyle Ankara’dan buraya geldik. Bundan sonraki süreçte de bu yakınlığımızı fiziki değil aynı zamanda gönülde taçlandırdığımızı biliyorum ve bu ifadelerimi kullanmak istiyorum.”

“Avrupa’dan istediğiniz destek gelmezse kapıları açacak mısınız?” sorusuna Erdoğan, şu cevabı verdi.

“Destek gelse de gelmese de misafirlerimize (Suriyeli) ev sahipliğini yapmaya devam edeceğiz. Ancak tabii bu da bir yere kadar. Biz de bir söz var, ‘Zira bu terazi bu kadar sıkleti çekmez.’ Baktık ki bu iş olmuyor, daha önce de söyledim kapıları açmak zorunda kalırız. Kapıları açtığımız zaman zaten nereye gideceği malumdur ama Macaristan’a uğramadan giderler, onu da zaten onlar biliyor.” cevabını verdi.

Bir başka gazetecinin “ABD Başkanı Donald Trump ile bir araya geleceksiniz. Bu görüşmeden beklentiniz nedir? Özellikle Patriot ve F-35 konusunda yeni bir adım atılmasını bekliyor musunuz?” sorusuna Erdoğan, “Doğmamış çocuğa don biçilmez. Her şeyden önce görüşmemizde ikili ilişkilerimiz başta olmak üzere bölgesel sorunları, bunları ele alacağız. İkili ilişkilerde özellikle S400, Patriot ve F-35 konusu bunlarda görüşme içerisinde yer alacak konulardır.” yanıtını verdi.

100 milyar dolarlık bir ticari ilişki hedeflerinin olduğunu ifade eden Erdoğan, hangi alan ve sektörlerde neler yapılabilir bunların ele alınacağını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Hepsinden öte terörle mücadelede bundan sonraki süreçte beraber neler yapacağız. Bugün Mazlum Kobani denilen adamın Bağdadi’den hiçbir farkı yok. Bağdadi ne kadar önemli bir teröristse Mazlum Kobani de o kadar önemli bir teröristtir. Yüzlerce insanın kanına giren bir örgütün o da başındadır. Şimdi burada ‘benim görüştüğüm terörist iyi, görüşmediğim kötü’ diyemeyiz. Kendini öldüren, intihar eden bu şekilde bir terörist. Aynı şekilde Sayın (Barack) Obama döneminde de Usame Bin Ladin bu şekilde öldürülmüştü. Demek ki sadece bu tür terör örgütlerinin başlarında olanları öldürmekle terör bitmiyor. Öyleyse burada bizim ortak dayanışmamız çok çok önemli. Hele hele stratejik ortak olarak da biz bu ortaklığımızın yerine getirmemiz lazım. Bunun gereğini yerine getiremezsek, bugün bizi vuran terör yarın bir başka ülkeyi vuracaktır. Bu bakımdan bu hassasiyetlerimizi ele alacağız.”

“Şartlar uygun olursa Patriot alabiliriz”

Savunma sanayisine yönelik atılması gereken adımları yine aynı şekilde stratejik ortaklık çerçevesinde atacaklarını vurgulayan Erdoğan, Patriotlar verilmediği için savunma sistemlerine alternatifler aradıklarını ve bu aşamada S400’leri satın aldıklarını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, S400’lerin alınmasıyla bu işin bittiğine işaret ederek, şöyle devam etti:

“Ancak Amerika bize Patriot verecekse, Amerika’dan da şartlar uygun olması halinde Patriot alabiliriz. Bunu da kendilerine teklif ettik. Bu konuda ‘Kongreden geçmesi lazım’ diyorlarsa, Kongreden geçirsinler bize teklifi versinler. Biz de o teklif üzerinden değerlendirmemizi yapalım. Kaldı ki bizim Amerika’ya karşı şu ana kadar herhangi bir ön kabülümüz olmamıştır. Şu anda dünyanın özellikle hava taşımacılığında en önemli markalarından birisi olan Türk Hava Yolları, bugün ihtiyaçlarını çok ciddi bir kısmını Amerika’dan karşılanıyor. Boeingler, geniş gövdeli Boeingler ordan alınıyor. Türk Hava Yolları dünyada en fazla destinasyona uçan bir şirkettir. Birinci sıradadır. Bütün bunları görmemiz lazım, görmemezlikten gelemeyiz. Buna göre de adımlarımızı atmamız lazım.”

Hedef topraklarına dönmelerini sağlamak

“Kapıları açarız açıklamanız ardından Avrupalı liderlerden sizinle görüşme talebi gelmişti. Liderle görüşmeleriniz ne zaman gerçekleşecek, tarihi netleşti mi? Bu kapıları açarız ifadesi anlamında Avrupa’ya vereceğiniz net bir süre var mı?” sorusu üzerine Erdoğan, şu anda güvenli bölgeyle ilgili çok ciddi plan ve proje çalışması yaptıklarını dile getirdi.

İlk hedeflerinin, bu insanların kendi topraklarına ve evlerine dönmesini sağlamak olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunu yaparken de sadece Türkiye olarak bu işin altından kalkmanın mümkün olmadığını söyledi.

Cerablus’ta tahrip olmuş binaların bakımını yaptıklarını, tamir ettiklerini ve altyapısını hallettiklerini belirten Erdoğan, 365 bin kişinin tekrar buralara döndüğü bilgisini verdi.

Tel Abyad ile Rasulayn arasının Türkiye’nin kontrolünde olduğunu hatırlatan Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı:

“Biz diyoruz ki burada uluslararası donörler toplantısı yapalım. Bize belli bir destek verilsin. Burada Birleşmiş Milletlerin garantörlüğünde bir adım atalım, biz burada inşaatları yaparız. Dünyada müteahhitlik sektöründe biz bazen iki bazen üçüncü sırada yer alan bir ülkeyiz. Süratle 6 ay ile 2 yıl arasında buralarda en azından bu projeyi, pilot proje olarak hayata geçirelim. Bu insanlar, kendi topraklarına, evlerine dönme imkanını yakalasın. Buna biz hazırız. Görüştüğüm liderlere, hepsine elimizdeki kitapçıkları takdim ediyorum. Anlatıyorum, sorularını cevaplandırıyorum. Bu şekilde de kendimizi her an hazır görüyoruz. Bunun için de altyapı çalışmalarımızı devam ettiriyoruz.”

Kaynak:

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum