CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu: Demokratik parlamenter sistemi her dönem savunuruz

chp-genel-baskani-kilicdaroglu-demokratik-parlamenter-sistemi-her-donem-savunuruz_9449784.jpg

İSTANBUL (AA) – Kral FM’de canlı yayına katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, anayasa değişikliğinin ne getirip götürdüğünün yeteri kadar anlatılamadığını ifade ederek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile bir araya gelip konuşmak istediğini ancak bunun gerçekleşmediğini söyledi.

“Bu ülke demokrasiyi seviyor”

Tek boyutlu eşitsiz bir kampanya yürütüldüğünü dile getiren Kılıçdaroğlu, “Ama bütün bunlara rağmen demokrasinin kazanacağından yüzde yüz eminin. Bu ülke demokrasiyi seviyor. Bu ülke demokrasiden vazgeçmek istemez, tek adam rejimini kabul etmek istemez.” diye konuştu.

Anayasa değişikliğiyle milletvekili sayısının 600’e çıkarılacağını anımsatan Kılıçdaroğlu, “Temsilde adalet tamam. Yurt dışından niye milletvekili yok? Bunu getirselerdi başımızın üstünde yeri var. Yurt dışındaki vatandaş oy kullanıyor ama milletvekili seçemiyor. Niçin? Kendi temsilcilerini TBMM’ye gönderirler, bu doğrudur ama onları devre dışı bırakıyorsunuz, içeriden 50 kişi daha çıkarıyorsunuz, bu doğru değil.” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Madem ki milletvekilliği kutsal bir alan, madem parlamento çok önemli bir görev yapıyor, niye parlamentonun yetkilerini elinden alıyorsunuz? Niye o milletvekilinin, bir bakana soru sorma hakkını dahi elinden alıyorsunuz? Bir sözlü soru dahi soramayacak bakana. İşine gelince kutsal. Dolayısıyla milletvekilliği çok saygındır, çok kutsaldır. Milletvekilliği kutsalsa bırak da adam Meclis’e çıkıp bakana soru sorsun.” dedi.

“Bu yetkilerin bana verilmesini bile doğru bulmam”

Kılıçdaroğlu, halk oylamasından “evet” çıkması durumunda, 2019’da aday olup cumhurbaşkanı seçilmesi halinde nasıl davranacağına ilişkin soruyu, “Demokratik parlamenter sistemi her dönem savunuruz ve arkasında dururuz. Bu yetkilerin bana verilmesini bile doğru bulmam. Kimseye verilmesini doğru bulmam. Cumhurbaşkanı seçilirsem dahi güçlendirilmiş parlamenter sistemin gerçekleşmesi için her türlü çabayı gösteririm. Bundan hiç endişeniz olmasın.” yanıtını verdi.

Bandırma’daki karşılama töreni

Yayının devamında “Evet” veya “Hayır” diyen vatandaşların bu konudaki görüşlerini içeren bant kaydı Kılıçdaroğlu’na dinletildi.

Kılıçdaroğlu, “Evet” tercihinde bulunan vatandaşların değerlendirmelerine “Güçlü bir Türkiye’yi hepimiz istiyoruz. Güçlü bir Tükiye nasıl olur? Demokrasi standartları gelişen bir ülke güçlü Türkiye’dir. Dünyanın en gelişmiş 20 ülkesine bakalım. Amerika hariç diğerleri parlamenter sistem. Demek ki güçlü ülke parlamenter sistemde çok daha fazla. Dünya örnekleri çok daha fazla. Amerika’daki başkanlık sistemi de bizim yeni getirilen sistemle hiç alakası yok. Başkan büyükelçi bile tayin edemez. Hakim bile tayin edemez, senato onaylamadığı sürece. Dolayısıyla ekonomik olarak güçlüyseniz güçlü olunur. O nedenle Mustafa Kemal Atatürk, üreten Türkiye’den bahsetmiştir. 1940’lı yıllarda Türkiye uçak ihraç eden, kendi denizaltısını üreten bir ülkedir. Demokratik standartları gelişmemiş hiçbir ülke büyümemiş ve kalkınmamıştır. Dünyanın en fakir 20 ülkesine bakın hepsi başkanlık sistemidir.” karşılığını verdi.

“PKK, ‘Evet’ çıksın istiyor”

Bazı Avrupa ülkelerinin ve PKK’nın “hayır” kampanyası yürütmesini de değerlendiren Kılıçdaroğlu, “PKK neden yapmasın? O da istiyor. Şükrü Karatepe ne dedi? PKK ‘Evet’ çıksın istiyor. Cehenneme giden yollar iyi niyet taşları ile döşelidir. ‘Evet’e hizmet ediyorlar. Bundan güzel hizmet mi olur? Hollanda ile kavga ettik kimin işine yaradı? PKK ‘Evet’ çıksın istiyor. Bunun altını çiziyorum.” dedi.

“Hayır” tercihinde bulunacaklarını beyan eden vatandaşların söylemlerini de dinleyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

“Bu bir parti, Kemal Kılıçdaroğlu, Recep Tayyip Erdoğan meselesi değildir. Bu anayasa değişikliği. Burada bir partiyi veya bir kişiyi seçmiyoruz. Hepimizin ortak anayasasını doğru mudur yanlış mıdır çerçevesinde düşünüp, akıl terazisinde tartmak ve oyumuzu kullanmak gerekiyor. Bir kişiye endekslerseniz bu yanlıştır. Partiye de endekslerseniz bu yanlıştır. Benim parti liderlerine ‘Bir araya gelip konuşalım.’ dememin temelinde bu unsur yatıyor. O kadar çok şey var ki. Suriyeliler şu anda bizim ülkemizde birinci sınıf vatandaş. Suriyelileri Türkiye’nin korumasına karşı değilim. 81 ile dağılmasına karşıyım. Kamplarda tutulup her türlü yardımın yapılmasını savunurum. Türkiye’de vatandaş olmalarını istemiyorum. Kendi ülkelerine dönsünler. Biz güvenliği sağladıktan sonra. Suriye’de barışı sağladıktan sonra.”

Muhabir: Hanife Sevinç, Sefa Mutlu

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum