CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz:

TBMM (AA) – CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, ABD Başkanı Donald Trump’ın bazı Müslüman ülkelerin vatandaşlarına yönelik vize yasağı kararnamesine tepkilerle ilgili, “Bir iki yüzlülük var. Bu iki yüzlülük sadece Avrupa’da değil. Daha önce Suriyeli mülteciler Türkiye’ye geldiğinde Avrupalıları sessiz kalmakla suçlayan hükümetin de bu konuda ses çıkarmamak suretiyle iki yüzlülük yaptığını söyleyebiliriz.” dedi.

Yılmaz, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, ABD Başkanı Trump’ın “mültecilerin ülkeye kabulünü sınırlandıran ve göçmen vizelerine katı güvenlik prosedürleri getiren”, “terörle ilintili olduğu düşünülen” ülkelerden gelenlerin ABD’ye kabul edilmeyeceğine ilişkin kararnamesine değindi.

Kararnameyi İslamofobik, ırkçı, gerginlik yaratacak nitelikte gördüklerini ve uygun bulmadıklarına dikkati çeken Yılmaz, toptancı bir anlayışla insanlığın değerlerine aykırı böyle bir yaklaşımın kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Çok sayıda ülkedeki kararnameye yönelik tepkilere işaret eden Yılmaz, ancak bu tepkilerin samimiyetinin iyi anlaşılması gerektiğini belirtti.

Yılmaz, şöyle devam etti:

“Bir iki yüzlülük var. Bu iki yüzlülük sadece Avrupa’da değil. Daha önce Suriyeli mülteciler Türkiye’ye geldiğinde Avrupalıları sessiz kalmakla suçlayan hükümetin de bu konuda ses çıkarmamak suretiyle iki yüzlülük yaptığını söyleyebiliriz. ‘Trump’la gelir gelmez sürtüşmeye girmeyelim’ anlayışıyla hareket ediyor olabilirler ama unutmayalım; bazı konular vardır, zamanında ses çıkarmazsanız sonra bağırsanız da bir şey ifade etmez ve inandırıcılığınız kalmaz.”

Türkiye’de yaklaşık 3 milyon Suriyeli’nin bulunduğuna işaret eden Yılmaz, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğünün bazı rakamlarını paylaştı.

Suriye krizinin başladığı 2011 yılında Türkiye’de geçici koruma kapsamında hiçbir Suriyeli’nin bulunmadığını aktaran Yılmaz, Türkiye’deki Suriyeli sayısının 2012 yılında 14 bin, 2013 yılında 224 bin, 2014 yılında 1,5 milyon, 2015 yılında 2,5 milyon, 2016 yılında ise 2 milyon 834 bine ulaştığına değindi.

“2017 yılı Ocak itibariyle ise 2 milyon 871 bin 112 Suriyeli geçici koruma kapsamında Türkiye’de bulunuyor. Bunların sadece 260 bini AFAD’ın yönettiği 26 kampta barınıyor. Geri kalan yüzde 90’ını ise hiçbir kontrol olmadan şehirlere dağılmış durumda.” diyen Yılmaz, ülkeye kontrolsüz girişin yarattığı güvenlik sorunlarına dikkati çekti.

Yılmaz, Suriye’nin ve AK Parti’nin yanlış dış politikasının bütün yükünün Türkiye’nin üzerine yıkıldığını savunarak, “Bizim Mehmet’imiz El Bab’da, Suriye’de şehit oluyor. Ama Türkiye’ye gelen Suriyeli erkeklerin yaş aralığına baktığımızda, 15 ila 44 arasında 819 bin 350 askere alınabilecek erkek, Türkiye’de kafelerde, publarda Türk kızlarıyla geziyor. Bizim Mehmet’imiz Suriye’de şehit oluyor.” dedi

-“Samimiyetsizler, kabul etmiyorlar”

Trump’ın kararnamesine Avrupa’dan gelen tepkilerin samimiyetine bakılması gerektiğini söyleyen Yılmaz, ABD ve Avrupa ülkelerinin Suriyelilere yönelik belirledikleri kotalardan ve yerleştirme rakamlarından örnekler verdi.

Yılmaz, şu görüşlere yer verdi:

“2014 yılında yerleşme kotaları… ABD 4 bin kota vermiş, 760 kişiyi yerleştirmiş. Avusturalya 130 kota vermiş 22 kişi yerleştirmiş. Belçika 70 kota vermiş, 46 kişiyi yerleştirmiş. İngiltere 25 kota vermiş 14’ünü yerleştirmiş. Fransa bir kota vermiş bir kişiyi yerleştirmiş. 13 ülke toplam 4 bin 923 kota vermiş ve bunun bin 378’ini yerleştirmişler. Hani diyorlar ya ‘Trump’ın politikasını eleştiriyoruz’, bunlar sadece eleştiriyorlar. Samimiyetsizler. Nasıl hükümet samimiyetsizse, ses çıkarmıyorsa, Avrupa da samimiyetsiz, kabul etmiyorlar.”

-“Yenimahalle’ye aileler yerleştiriliyor”

Yılmaz, AK Parti’nin yanlış dış politikasının Türkiye’yi tehlikelere açık bir ülke konumuna getirdiğini ileri sürdü.

Öztürk, Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:

“IŞİD terör örgütü Suriye ve Irak’ı 2014 yılında allak bullak ettiğinde gelenler, IŞİD’in baskısından ve zulmünden kaçan insanlardı. Şu anda gelenler ise IŞİD’in yönetimini kabul etmiş, IŞİD sıkıştığı için IŞİD’in gönderdiği ailelerdir. Bugün Yenimahalle’ye aileler, gençler geliyor, ellerinde kimlik yok. Binin üzerinde aile yerleştirildiği duyumları geliyor bize. Biz Yenimahelle’nin yeni Telafer olmasını istemiyoruz, devletin tedbir almasını istiyoruz. Yoksa bu umursamazlık Suriye’de bundan sonraki siyasi sürecin hızlanmasıyla birlikte Türkiye’ye göçü iyice artıracak ve güvenliğimiz kökten sarsılacaktır.”

Yılmaz, Suriye konusunda ABD ve Türkiye arasındaki yaklaşım farklarına da işaret ederek, “Türkiye’nin ABD yeni yönetimiyle Suriye konusundaki ters düşmesi bundan sonra da giderilecek gibi görünmüyor. Bizim bundan sonraki süreçte yerel aktörlerle daha yakın çalışmamız önem arz ediyor.” ifadesini kullandı.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum