Binali Yıldırım: Kapıyı açık bıraktık diye hırsızın suçu yok mu?

1558990036573-untitled-1-2.jpg

AKP İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım, 23 Haziran’da tekrarlanacak İstanbul seçimlerine ilişkin olarak açıklamalarda bulundu. Seçimlerin yenilenmesiyle ilgili muhalefetin mağdur edebiyatı yaptığını ifade eden Yıldırım, “Aramızda binde 1,5 oy farkı var. İptal oylar sayıldığında bir tane bize bir tane ona gitmesi lazımdı. Ama oylar sayılınca bize çıkıyor ona çıkmıyor. Niye bu çalınma işinden alınıyorlar bilmiyorum” dedi.

Devamında, “Kapıyı açık bıraktık diye hırsızın suçu yok mu?” diyen Yıldırım, “Asıl mağdur benim. YSK’nın işini doğru yapmamasından dolayı mağdurum” ifadesini kullandı.

Binali Yıldırım, Gebze-Harem Minibüsçüler Derneği ve Pendik Minibüsçüler Derneği’nin sahur programına katıldı.Sahur programında minibüsçüler ve ailelerine hitap eden Yıldırım, CHP adayının ve ittifak ekibinin seçimin haksız yere yenilendiğini yaymaya çalıştığını söyledi.

“Niye bu çalınma işinden alınıyorlar bilmiyorum”

Seçimlerin yenilenmesiyle ilgili muhalefetin mağdur edebiyatı yaptığını ifade eden Yıldırım, şöyle konuştu:”Birbirine çok yakın iki sonuç var. İlk açıklanan fark 29 bin 504. İşin içine girip baktık ki neler olmuş neler. Bizim oyumuz başka partiye yazılmış. Seçim sonuç tutanağını iki tane düzenlemişler, diğerinde kaydırmışlar. Her nedense bizim oyları başka yerlere yazmışlar. Hadi buna hata diyelim. İptale atılan oylar var, kısıtlıların, vefat etmişlerin adına oy kullanılması var. Biz bunlar üzerine sayımların yeniden yapılmasını istedik. Oyların yüzde 10’unu ancak saydırabildik. Fark, 29 bin 500’den 13 binlere indi. 850 binde 16 bin oy geri geldiyse geriye kalan 7 buçuk milyon oy sayılsaydı sonuç ne olurdu? Biz hiçbir zaman seçimin iptalini istemedik. Aramızda binde 1,5 oy farkı var. İptal oylar sayıldığında bir tane bize bir tane ona gitmesi lazımdı. Ama oylar sayılınca bize çıkıyor ona çıkmıyor. Niye bu çalınma işinden alınıyorlar bilmiyorum.”

Seçimlerde kullanılan oyu namus olarak niteleyen Yıldırım, oyların yerli yerine gitmesinden kendilerinin sorumlu olduklarını dile getirdi. Bu konuda sorumluluklarını kabul ettiklerini belirten Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kapıyı açık bıraktık diye hırsızın suçu yok mu? Seçim kurullarına itiraz sonrası yeniden sayma ihtimalimiz ortadan kalktı. Milyonlara karşı sorumluluğumuz sebebiyle olağanüstü itiraz müracaatı yapık. Belgeleriyle, bilgileriyle bütün yanlışlıkları ortaya koyarak itiraz ettik. YSK da bunları tek tek tek tespit etti. YSK bizim iddialarımızın yerinde olduğunu kabul etti. Bununla da kalmadı ‘Bu işleri yapanlar bulunup yargılansın’ dendi. Asıl mağdur benim. YSK’nın işini doğru yapmamasından dolayı mağdurum. Kanun açık, başkan memur olacak. Memur, işçi değil, sigorta kaydı da yok. Bu şehirde sandık ihtiyacının 7 katı memur var. Bunlar dururken sandık başkanlarının 96 tanesi CHP’nin üyesi. 3 bin 900’ü de birbiriyle akraba. Nasıl oluyor bu iş? 755 sandıkta şartları tutmayan görevlendirme yapmışlar. 200 bin seçmene tekabül ediyor. Sandık sonuç tutanakları da boş ya da kayıp. Bu da 32 bin oy ediyor. Bizim farkımız 13 bin küsür. Bu seçim iptal olmayacak da ne olacak? Antalya’da, Ankara’da, Mersin’de, Adana’da kazandınız sesiniz çıkmıyor İstanbul’da bas bas bağırıyorsunuz ‘Demokrasi hukuk nerede’ diye. AK Parti bize oy vermeyenlerin de hakkını koruma derdinde. O yüzden hiç şüpheniz olmasın. Burada yapılan işlem hukuka yüzde 100 uygun.”

Minibüsçülerden yapılan usulsüzlüklerin hesabını sandıkta sormalarını isteyen Yıldırım, muhtarlık seçimleri için Anadolu’ya gidenlerin kendi yerine en az bir kişiyi bulup sandığa götürerek kendilerini affettirmelerini istedi.

Kendisinin “Otobüsçü Topal Dursun’un evladı” olarak minibüsçülerin işinin ne kadar önemli olduğunu en iyi bilenlerden olduğunu söyleyen Yıldırım, “Minibüslerin engellilere uygun hale getirilmesi meselesi çözüldü. Bu güzergahlarda metrolar artıyor. Kimse bu metrolar neden yapılmıyor demiyor. Vatandaşın konforu her şeyin önünde gelir. Bu hatların yapılmasıyla beraber sizin kayıplarınızın da önlenmesi gerekiyor. ‘Sen başının çaresine bak’ deyip sırtımızı dönemeyiz. Bizim kitabımızda yazmaz. Esnafa yanlış olmaz. Dönüşüm yapacağız. Bazıları taksiye dönüşecek, bazıları 9 artı 1 lüks minibüse dönüşecek. Bu 9 artı 1’le ilgili yarından itibaren belediye ile görüşeceğiz. Bir problem yoksa adımı atarız. Bunun da sözünü veririm. Tarife konusunda da sonuna kadar haklısınız. Tarifenin de enflasyona göre değişmesi lazım. Bu işi de yapacağız” şeklinde konuştu.CHP adayı Ekrem İmamoğlu’nu da eleştiren Yıldırım, “Biz hayal tacirliği yapmıyoruz. Dünyayı yönetmeye de kalkmıyoruz CHP adayı gibi. Şimdi ayakları yerden kesildi. Türkiye az geliyor dünyayı da yönetmeye çalışıyor. Gaza geldi” diye konuştu.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum