Bilim Kurulu toplantısı sona erdi!

1041776354_0_88_1200_738_1000x541_80_0_0_a8124382ff31c9202011e2ff1cd6f4ff.jpg

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, haftalık Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından açıklamalarda bulundu.

Koca’nın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Vaka sayıları bir süredir yükselişte, son 1,5 ayın en yüksek hasta sayısına ulaştık. 12 Haziran’da tespit edilen bin 592 olduğunu güç birliği ile bunu binin altına çektiğimizi unutmayın. Vaka artışları uyarı olmalı, yenilgi duygusuna kapılmamalı.

“Geçmiş güne değil, yarınlara bakmaya davet ediyorum. Salgınla mücadelemiz başarıyla sürüyor, bundan kuşkunuz olmasın. Türkiye’nin salgınla mücadelesine başarısızlık etiketi yapıştırmak isteyen varsa ya salgının ne olduğu bilmiyor ya da unutmayı tercih ediyor. Vakaların azalması yükselmeyeceğine güvence teşkil etmemektir. Önemli olan mücadelede istikrardır. Geldiğimiz noktayı özetlemeye çalışayım.

“Test sayımız 82 bin olarak gerçekleşti, bu sayı birkaç gün içinde 100 binin üzerine çıkabilecek. Yaşı genç, haftalığı hafif geçiren kişiler evde istirahat etmekte, izole olmaktalar. Evde tedavi edilen hastalarımız için önümüzdeki günlerde yeni bir uygulamaya geçiyoruz. hekimlerimiz teletıp denilen bir sistemle hastalarıyla doğrudan görüşme yapacak. Türkiye hastaların Covid-19 tedavisini erken aşamada başlatmaktadır. Tedaviye erişim kolaylaşmıştır, riskli gelişmelerin önü alınmaktadır. İlaç tedariğinde herhangi bir sıkıntımız yoktur, tanı testlerinde olduğu gibi ilaç giderleri de devlet tarafından karşılanmaktadır. Salgının sonuçları açısından en önemli gösterge ağır hasta sayısıdır, dün 686’ya ulaştı. Vaka tablosunda her gün karşımıza çıkan vefat sayılarının arkasında sağlıklı bir insanın asla bilemeyeceği çırpınışlar var. Temas ve bulaşma zincirlerinin güçsüz kişiler için bir sebepler zinciri olmasına izin vermemeliyiz.

“Türkiye salgınla mücadelede filyasyon çalışmasının çok yararlarını gördü. Bu başarı devam ediyor. 1 Temmuz’da 7 bin 507 olan filyasyon ekibi sayımız 9 bin 344’e çıktı. Her ekibimizde bir hekim görevlendirdik. Temaslı zincirinde olduğu bilinen kişilere ulaşma oranımız son 45 gün içinde yüzde 98,9’dur. Sivas ve Urfa’da kısa süre yaşanan yoğun bakım hasta doluluğu dışında bir sorunla karşılaşılmamıştır. Yoğun bakım yatağı doluluk oranı yüzde 67,8’dir. Sağlık çalışanlarımız, sağlık sistemimiz, hastanelerimiz ihtiyaca cevap verecek güçtedir.

“İl hıfzıssıhha kurullarımızın adını daha sık duyuyorsunuz. Her şehirdeki kararların yaptırım gücü var. Vaka artışının dikkat çektiği illerin kurullarıyla ortalama haftada iki toplantı düzenledik. 10 ilde vaka sayıları düştü, 7 ilde mücadelemiz devam ediyor.

“Bakanlığımız HES adlı bir mobil uygulama geliştirmişti. Bu uygulamaya riskli alan özelliğini kazandırdık. Kırıkkale’de denenen bu özellik ay sonuna kadar tüm yurtta hizmete girecek. Gittiğiniz mekanlarda karekod uygulamasıyla size bilgi verecek. Orada bir Covid hastası veya bir temaslı bulunmuş mu, bulunuyor mu bunu öğreneceksiniz. HES kodu üreten vatandaş sayısı 25 milyonu geçti. Hastalığı veya teması sebebiyle izolasyonda olması gereken 95 binden fazla kişinin izolasyon kuralını ihlal ederek ulaşım araçları kullanmaya çalıştığını bu uygulamayla tespit ettik. Ev izolasyonları da yine bu uygulamayla denetlenmektedir.

“Mükemmel var olan değil, aranan şeydir. Eksikler, yanlışlar elbette olacaktır. Geçen haftalar içinde bazı şehirlerimizde hatalardan kaynaklanan bazı şikayetler aldık. İnsanlar yorulabilir, insan kaynaklı sorun tespit ettiğimiz yerlerde değişikliklere gittik. Sağlık ordumuz insanımız için fedakarlığını göstermeye devam ediyor. Sağlık çalışanlarımızdan hizmet alırken onlara güvenimiz tam olsun. Hastaları için mücadele ederken birçoğu hastalığa yakalanıyor. Başka bir meslekte bunu göremezsiniz. Amacımız insan sağlığını korumak, bu süreci en az acı ve ızdırapla atlatmak oldu. Bu amaçtan vazgeçmeyelim. Zayıflama işaretleri veren birlik ve beraberliğimizi bozmayalım.

“Birbirimizi korumayı ahlak ediniyoruz, savaşın kayıpları karşısında kazandırdıkları da var, gelişen insani hassasiyetlerimizi, ödev duygularımızı aramızda kalıcı kılalım. Bizi başarılı kılacak olan başkasının hayatına saygıdır. Salgınla mücadele unutulmuş, ihmal edilmiş bazı hasretleri geri getiriyor. Savaşı yeniden öğrenip sarıldığımız hasretlerle kazanacağız. Elimizden gelen her şeyi yapıyoruz, yapmaya devam edeceğiz. Sizden istediğimiz, salgınla mücadelenin kurallarına bağlılıktır. Maske, mesafe, temizlik tedbirlerine uymaktır. Mücadeleyi kazanacağımız zaman kadar hayat tarzımız kontrollü sosyal hayat olmalıdır. Birlikte vaka sayılarını azaltmayı ödev olarak öneriyorum.

“Okullarda yüz yüze eğitime geçilecek tarih başka açılardan da önem arzediyor. Sonbahara girmiş olacağız, grip vakaları artmış olacak. Çok dikkatli olmanızı rica ediyorum. Tedbirlere uyarsanız işimiz kolaylaşacak. Koronavirüsle gribin bulaşma yolu aynıdır. Aynı tedbirlerle ikisini de önleyeceksiniz. Bilim dünyası Covid-19’un zaman içinde zayıflayarak grip gibi bir hastalığa dönüşeceğini dillendirmeye başlamıştır. Bazı bilimsel makaleler virüsün değişime uğradığını dile getirmektedir. Bunlar temkinle karşılanması gereken iyi haberlerdir. Bunu hastalığı yeneceğimizin işaretleri olarak kaydetmeli, kurallardan asla taviz vermemeliyiz.

“Zaman zaman yorulduğunuzu, çaresizlik hissine kapıldığınızı biliyorum. Bu hisse kapılan insan dünyada kendini yapayalnız bulur. Tarihte son bulmamış bir salgın yoktur. Tarihte son bulmamış bir savaş da yoktur. Bundan 100 yıl önce İspanyol gribi denilen salgın yaşanmıştı. 1918 Mart’ında 1. Dünya Savaşı devam etmekteydi. Avrupa’ya giden ABD askerleri ile salgın dünyaya yayıldı.

“İspanyol gribine neden olan virüs insandan insana bulaşıyordu. İnsanlığı etkiledi ama 18 ay sürdü. İnsanlığın 100 yılda gösterdiği ilerlemeye ve bilime güvenin. Virüsler hastalığı yayma stratejisi olan varlıklar değildir. Virüsü bulaştıran sonuçta bizleriz. Tedbirleri titizlikle uygularsak salgını şimdi kontrol altına alır, yarın tehlike olmaktan çıkarabiliriz. Hepinize en içten selam ve saygılarımı sunuyorum.

“Milli Eğitim Bakanlığı’mızla komisyonumuz sürekli iletişim halinde çalışıyorlar. Biz 21 Eylül’de doğrusu okulların temelde açılmasından yana bir yaklaşım içerisindeyiz. Bu daha önce kademelendirme tarzında olur. Bunu da önümüzdeki haftalar Milli Eğitim Bakanlığı da netleştirerek açıklamasını yapmış olur. Bazı sınıfların bir şekilde eğitime başlaması gerektiğini biliyoruz. 21’inde eğitime temelde başlama esas, salgındaki seyir farklı seyrederse kademelendirme yöntemiyle bir noktaya gelinmiş olur. Temelde açılması eğilimi kademelendirme tarzında olabilir, karma yöntemler de olabilir, biz 21’inde bir şekilde başlaması şeklinde bir yaklaşımdayız.

“SMA hastalarımızla ilgili ilaca erişimde hiçbir sorun yaşanmayacak. Dünyada tip 1, tip 2, tip 3 bu kadar yaygın hiçbir şekilde ücret almayan nadir ülke olduğumuzu söylemek sitiyorum. Son dönem ruhsatlandırılan, oral yolla alınan bir benzer ilacın daha geliştiğini ve ruhsat aldığını, bununla ilgili de ayrıca devrede olduğumuzu, erişimi kolaylaştırmak konusunda Bilim Kurulu da uygun görürse önünü açma çabası içinde olacağız.

“Ne olsun 83 milyon bir olalım, siyaseti pandemiye bulaştırmayalım. Sağlık Bakanlığı, yurt dışından alınan 8,75 dolarlık kit dışında 9,8 liranın üstünde bir fiyat uygulaması yapmamıştır. İnsanları yanıltmayalım. Bu kadar net söylüyorum. Bu fiyatta veren başka kuruluşlar, üreticiler de vermedi. Ben kitin arkasında nasıl küresel oyunların oynandığını çok iyi biliyorum, emin ol kitap yazılır, Lütfen vatandaşımızı yanıltmayalım. Kimlerin neleri hesap ettiğini ben çok iyi biliyorum. Bakanlık 9,8 liranın üzerinden yerli kit alımı yapmamıştır.

“Ülkemizdeki aşı çalışmasıyla ilgili şu an toplam 13 tane çalışma olduğunu, 3 tane çalışmanın hayvan fare çalışmasının bittiğini, preklinik çalışmaların devam ettiğin, bunun için de hem bakanlı hem TUSEB olarak aşı çalışması yapan bütün arkadaşlarımıza, araştırmacılarımıza her türlü kolaylığı gösterme noktasında bir çalışma içinde olduğumuzu da söylemek istiyorum. Dünyada Rusya, Çin, Almanya ve İngiltere’nin çalışmaları var. Rusya’daki aşı grubuyla bizim bilim insanlarımızın iletişim içinde olduğunu biliyorsunuz. Biz faz 3 çalışmasının Türkiye’de yapılması gerektiği şeklinde konuştuk. Faz 3 çalışmasına geçmeden önce preklinik çalışmaları görerek başlatmayı uygun görüyoruz. Sözleşme sonrası preklinik çalışmaları görerek faz 3 çalışmasını yapabiliriz. Çin ve Almanya’da yapılan çalışmayla ilgili faz 3 çalışmasını Türkiye’de yapmakla ilgili konuşma oldu. İletişim içinde olduğumuzu ayrıca söylemek istiyorum.

“Herkesin grip aşısı olması gibi bir durum söz konusu değil, öyle bir üretim de söz konusu değil. Bilim Kurulu’nda gündeme gelmiş oldu, özellikle kimlere yapılma zorunluluğu olduğunu biliyoruz ama Covid döneminde kimlere yapılmasıyla ilgili bir çalışma olacak. Grip aşısının kime yapılacağıyla ilgili kriterleri biliyoruz ama Covid olduğu için daha çok risk taşıyan hangi hasta grubu olabilir, bununla ilgili bir çalışma yapılıyor. Zorunlu olan, zorunlu yaptırılması gereken hastalık durumunda biz bakanlık olarak ücretsiz yapıyoruz. Onun da test kiti zaten yapılmış olacak. Aşıyı temin açısından da, her yıl aldığımız belli miktar aşı var, onun temini sağlanmış olacak, bu yıla özel daha fazla tüketileceğini biliyoruz, bu yıl yetecek kadar aşıyı temin etme noktasında yoğun bir gayret içinde olduğumuzu söylemek istiyorum.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum