Bahçeli: Atatürk’e sövenler son dönemde arttı

Devlet-Bahçeli.jpg

MHP Lideri Devlet Bahçeli, yaklaşan 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutlayarak başladığı partisinin grup toplantısında, Atatürk’e sövmenin meslek ve geçim kapısı haline geldiğini belirterek, “Allah var ya son yıllarda bu zavatın sayısındaki artış da kaygı verici düzeydedir.” dedi.

Bahçeli’nin konuşmasından satır başları:

Türk milleti bugüne kadar her adımını ayrı bir hedef ve hayalle atmıştır. Karanlık odaklar milli şuur karşısında hiçbir zaman duramamıştır. Kalkışmaya teşebbüs etseler de sonuç alamamıştır. Karşısına çıkan ilk zorluğa boyun eğen, tarihi haklarından vazgeçen toplumların ne millet ne de var olduklarına rastlanmamıştır.

Çok şükür Türk milleti yavan bir kalabalık değildir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş şartlarını inceleyen herkes bu hakikati görecektir

Eğer yılgınlık olsaydı 29 Ekim 1923’te cumhuriyet ilan edilemezdi.Ecdadımızın sözü yere düşmek üzereydi ki milleyetçi kahramanlar böyle bir hazin bir ortamda istilanın karşısına çıktılar.Vatan temizlendikten sonra cumhuriyet fikrini olgunlaştırıp hedefe ok gibi saplandılar.
Düne bakıp ders ve sonuç çıkararak, bugünkü meselelere rehber yapılmalıdır. Türk milleti dönemin küresel güçlerinin kendisine biçtiği esaret rolunü reddetti.Bugün cumhuriyetimizin maruz kaldığı tehditleri daha iyi değerlendirebilmenin yolu, o günleri ayrıntılarıyla bilmekten geçmektedir.

“Atatürk’e sövenler çoğaldı”

Cumhuriyetten intikam almak için kuyrukta bekleyen çürümüşler, hepinizin malumlarıdır. Bunlara, bir delilin hezeyanı, bir küstahın uydurması mı diyelim, diyemeyiz; dilimiz kurur, kanımız çekilir. Atatürk’e sövmek bunların mesleği, cumhuriyeti karalamak bunların geçim kapısıdır. Allah var ya son yıllarda bu zavatın sayısındaki artış da kaygı verici düzeydedir.

PKK ve FETÖ’ye bakınız, bu terör örgütlerinin etrafını yoklayınız. Aradığınız hainlerin tamamını görürsünüz. Yıllarca FETÖ, PKK ve Türkiye düşmanı örgütler her kılığa girmiştir.Cumhuriyet düşmanlarının maskesi düşmüştür. Din kisvesine bürünen hainlerin en son oyunu 15 Temmuz’da bozulmuştur.

Bu devlet ona buna peşkeş çekilemeyecek üç beş soysuzun emeline düşmeyecektir. Cumhuriyetimizin temel değerleri olan tek dev tek bayrak tek millet tek vatan tek dil unsurlarına bağlılıkla bugünler aşılacaktır.

“Medeni ve gelişmiş olmakla övünen ülkeler çelişki yumağına dönüşmüştür”

Öncelikle şu sorunun cevabını uluslarası toplumun cevaplaması acil ihtiyaçtır. Adalet, demokratik bir gelecek mi desteklenecek yoksa devamlı genişleyen şiddet ve kan gölünün mü ortağı olunacaktır? Bize öyle geliyor ki bu sorunun cevabı verilememiştir.Medeni ve gelişmiş olmakla övünen ülkeler çelişki yumağına dönüşmüştür.

Türk milleti tehdit edilmektedir. Zalimler kanlı planlarını tahkim ve tatbikle meşguldürler. Başımızı çevirdiğimiz her yerde sorun vardır. 25 Eylül’de korsan referandumu 21 günde gümlemiş, Barzani rezil rüzva olmaktan kurtulamamıştır. Barzani’nin bağımsızlık sevdası şimdilik beklemeye alınmış rafa kaldırılmıştır. Yalnızlaşan Barzani ve peşmerge çetesi bir hayal kırıklığı yaşamıştır.

Bir ara fistan giymiş hainler ülkemizde sokaklara çıkıyorlardı ya bunların emmi çocukları da aynısını Kerkük ve mücavir bölgelerinde tekrarlamışlardır. Talabani yandaşları ile Barzaniciler ters düşmüş birbirlerinin altlarını oymuşlardır. Gerçekte ise bunların hepsi haindir.

“Kerkük kurtarılmış Türkmenler derin bir oh çekmiştir”

Kerkük kurtarılmış, Türkmenler derin bir oh çekmiştir. Barzani’nin vahim hesap hatası sonucu, zorladığı referandum sonrası Irak’ta ortaya çıkan siyasi denklem Kerkük’ün statüsünün nihai çözümü için yeni bir süreç başlatmıştır. İlk etapta Kerkük’te güvenliği Irak ordusu ve federal polis sağlamalıdır. Irak ordusuna yardımcı olmalarını sağlayacak düzenlemeler yapılmalıdır. Teröristler tamamıyla sökülüp atılmalıdır.

“Kerkük’ün özel statüsü olmalı”

Kerkük özelinde yeni bir tasarım için düğmeye basılmış ve peşmerge buna ön açmışsa, yakında bunun kokusu ortaya çıkacaktır. Peşmergenin çekilmesiyle Kerkük’te geçiş dönemi başlamıştır. Haşdi Şabi şehirde güvenliği üstlenmemelidir.

Kerük’ün siyasi satatüsünün belirlenmesi için diyalog süreci başlatılmalı. Irak Türkmenlerinin bu masada olması zarurettir. 2003 yılından sonra Kerkük’e dışarıdan getirilenlerin ve Kerkük’ten çıkarılanların evlerine dönmesi şarttır. Kerkük hiçbir vilayete bağlı olmayan özel statüye kavuşmalı. Türkmenlerin dışlandığı Kerkük, gerçeklerinden ve geçmişinden uzaklaştırılmış demektir.

“Türk Türktür”

Türkmene bakınca mezhep göremeyiz. Türkmene bakınca ayrılık gayrılık bilmeyiz. Türk Türktür. Başka bir tanım ve tasvire kesinlikle ihtiyaç duymayız.

Kerkük’teki devlet dairelerinden Barzani’nin fotoğraflarının indirilmesinden sonra ayrılığı teşvik edecek afiş ve posterlerin asılması yanlıştır. Irak Başbakanı’na bunların hatırlatılması yararlı olacaktır.Türkiye 25 Eylül referandumunu tanımayarak Irak Merkezi Yönetimi’nin elini güçlendirmiş, cesaret aşılamış, Türkmen kardeşlerimizin umutlarını yeşertmiştir.

“O kirli ellerinizi Türk askerinin üzerinden çekiniz”

Genelkurmay Başkanımıız ve komuta kademesini, maksatlı şekilde tariz ve taciz etmek ahlaksızlıktır. Buna hiç kimsenin hakkı yoktur. 15 Temmuz’da korkusuzca direnmiş, darbecilere ‘tamam’ dememiş bir komuta heyeti üzerinde kuşku uyandırmak, dedikodu yapmak utanmazlıktır. Düşman güldürenlerin nereye ve kime hizmet ettiği pek yakında görülecektir. Ama yine de diyorum; o kirli ellerinizi Türk askerinin üzerinden çekin.

Türk askeri terörist kamplarını peş peşe vurmaktadır.

“Rakka komplosunun açıklaması yoktur”

ABD bu operasyon görevini SDG paravanı altına saklanan PYD/YPG’ye vermiştir. YPG Rakka’yı ele geçirdi. Ciddi bir direnişle karşılaşmadı. IŞİD arka kapıdan elini kolunu sallaya sallaya çıktı gitti. Bebek katilini posterleri rezil kutlamalarla meydanlara asıldı. ABD, PKK’yı buyur ederek cani başını selamlatarak nerede durduğunu göstermiştir. Rakka komplosunun açıklaması yoktur. ABD Büyükelçiliği diyor ki; PKK yabancı terör örgütleri listesinde yer alan bir örgüttür ve Öcalan PKK ile bağlantılı terörizm faaliyetleri yüzünden hapiste bulunmaktadır. Saygı görmeye değer bir şahsiyet değildir. Yazıklar olsun. Geçti Bor’un pazarı, sürün merkebinizi Kandil’e.

“Verin hain Gülen’i alın telefonunuzu”

Tartışmaların odağında şahsa ait cep telefonu yeni bir kriz çıkarmıştır. ABD bu telefonun iadesini bir nota eşliğinde Türkiye’den istemiştir. Onca delile rağmen 15 Temmuz darbe teşebbüsüne tam olarak inanmayan ABD telefon isteyerek şaka mı yapmış yoksa kafa mı bulmuştur? ABD kala kala telefona mı kalmıştır. Madem o kadar önemli verin hain Gülen’i alın telefonu, tepe tepe kullanın.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum