'Apartheid döneminde insanların evliliklerine bile müdahale edildi'

apartheid-doneminde-insanlarin-evliliklerine-bile-mudahale-edildi_bcd5962.jpg

JOHANNESBURG (AA) – Güney Afrika Parlamentosunun eski üyesi Dr. Essop Essak Jassat, ülkesinde 1994 öncesindeki Apartheid (ayrılık) döneminde beyaz yönetime karşı zor şartlar altında mücadele ettiklerini belirterek “Ahlaksızlık kanunu olarak adlandırılan aptal bir kanun vardı. Buna göre, Güney Afrika’da yaşayan bir siyahın bir beyazla, bir Hint’in bir beyazla veya bir Hint’in bir siyahla evlenmesi yasaktı. Gençler birbirini sevip evlenmek istese bile bu yasaktı ve cezası vardı. Bazen ölümle bile cezalandırılanlar oluyordu.” dedi.

Güney Afrika’daki ayrılık sistemine karşı mücadelenin kahramanlarından siyahi Hint Jassat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ülkenin sömürge tarihinin uzun yıllar sürdüğünü söyledi.

Jassat, “Güney Afrika’da ayrımcılık veya haksızlık yapıldığında ırk ayrımı yönetimiyle karşı karşıya geliniyordu. 1994 yılından önce bir Afrikalı veya Hint istediği yerden istediği alışverişi yapamaz ve iş kuramazdı.” ifadesini kullandı.

Güney Afrika tarihinde ilk defa üniversiteyi kazanan 12 siyah vatandaştan biri olan Jassat, o dönemdeki eğitim sistemiyle ilgili şunları anlattı:

“Apartheid döneminde istediğin okulda eğitim alamazdın. Sadece senin ırkındaki öğrencilerin gittiği okulda okurdun. Üniversiteyi kazanman çok zordu zaten, kazanırsan da okuldaki beyazların sürekli baskısına maruz kalıyordun. Witwatersrand Üniversitesinde, ilk defa üniversite kazanan 12 siyah öğrenciden biriydim. O yıl 450 öğrenci başvurmuştu. Bu baskıyı ve ikinci sınıf vatandaş olmayı orada daha çok hissettim.”

Apartheid dönemindeki ayrımcılık hakkında deneyimlerini paylaşan Jassat, şöyle konuştu:

“Biz, ülkenin bir şehrinden başka bir şehrine giderken bile ilçemize bağlı emniyetten izin kağıdı almak zorundaydık. Bu kağıtla nereye gideceğimiz ve ne kadar süre orada kalacağımızı belirtir ve şehirden çıkabilirdik. Şehirler bizim için çıkması ve girmesi çok sıkıntılı yerlerdi. Biz Afrikalılar için bu ayrımcılık sağlık sektöründe de yaşanıyordu. Beyaz ve siyahların gidebileceği hastane aynı değildi.”

Apartheid döneminde tüm Afrikalıların sınıflandırıldığına dikkat çeken Jassat, “Benimki B sınıfıydı. Yani yapabileceklerim sınırlıydı. Okuyacağım okuldan, gideceğim hastaneye kadar bu sınıflandırma üzerinden hizmet alabiliyordum. Beyazlar A, Hintler B, Malaylar C, siyahlar D ve melezler E olarak sınıflandırılmıştı.” ifadelerini kullandı.

Jassat, 1994’ten önceki yönetiminin insanların evliliklerine bile müdahale ettiğine dikkat çekerek o dönemde kendilerine “Allah’ın, ırkları dünyayı daha iyi yönetebilsin diye yarattığını” söylendiğini belirtti. Jassat, “Ahlaksızlık kanunu olarak adlandırılan aptal bir kanun vardı. Bu kanuna göre, Güney Afrika’da yaşayan bir siyahın bir beyazla, bir Hint’in bir beyazla veya bir Hint’in bir siyahla evlenmesi yasaktı. Gençler birbirini sevip evlenmek istese bile bu yasaktı ve cezası vardı. Bazen ölümle bile cezalandırılanlar oluyordu. Birçok kişi bu yüzden evlenemedi.” dedi.

Güney Afrikalı beyaz yönetime karşı zor şartlar altında mücadele ettiklerini vurgulayan Jassat, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tek bir grup olarak organize olamazdık. Afrikalılar Afrika Ulusal Kongresini (ANC), Hintler Güney Afrika İttihat Kongresini, Melezler ise Melez Halklar Kongresini kurdu. Öyle ki hepimiz farklı örgütlerde birlikte çalışıyorduk. Önde gelen Müslümanlardan Mevlana İsmail Saluji ve Mevlana Etnakatliya Kongre hareketinde çok aktifti. Şu anda Müslümanların bu ülkede güçlü olmalarının en büyük nedenlerinden biri de bu isimlerin o dönemde büyük gayretle çalışmasıdır.”

Jassat, Güney Afrika’nın efsane lideri Nelson Mandela’yı hatırlatarak “Mandela ülkedeki ırk ayrımcılığına karşı biriydi. Ülkede gördüğü sıkıntılar ve yaşadıkları onu siyasallaştırdı. Müslümanların liderlerinden Yusuf Dadoo, ona İslam’da ayrımcılığın ve ırkçılığın olmadığın anlattı.” ifadelerini kaydetti.

Güney Afrika’nın yakın tarihine bakıldığında çok sıkıntılı ve ayrımcı bir sürecin yaşandığını söyleyen Essop Essak Jassat, “Şimdi ülkemiz daha güvenli, kanunlar daha iyi ve insan haklarına uygun. İstediğimiz yerde özgürce yaşayabiliyor ve evlenebiliyoruz. İstediğin her yere istediğin gibi gidebiliyorsun.” diye konuştu.

“Türkiye ve Türk insanıyla daha güçlü bağlar kurmalıyız”

Jassat, Güney Afrika’nın fırsatlar ülkesi olduğuna işaret ederek “Türkleri, Güney Afrika’da çok iyi ağırlarız.” dedi.

Güney Afrika’ya gelmeyi düşünen Türklere tavsiyelerde bulunan Jassat, “Güney Afrika yoğun bir Müslüman nüfusa sahip. Türkler, kolaylıkla iletişim kuracakları bu Müslüman nüfusun bir parçası olsunlar. Türkiye ve Türk insanıyla daha güçlü bağlar kurmalıyız. Ülkemiz yatırım ve turizm alanlarında Afrika kıtasının önde gelen ülkelerinden.” ifadesini kullandı.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum