AK Parti'yi işgal girişimi davasının ikinci duruşması başladı

ak-partiyi-isgal-girisimi-davasinin-ikinci-durusmasi-basladi_41214b3.jpg

İSTANBUL

Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması’nın (FETÖ/PDY) 15 Temmuz’daki darbe girişimi sırasında AK Parti İstanbul İl Başkanlığını işgal etmeye çalışan 14’ü tutuklu, 74 askerin yargılandığı davanın ikinci duruşması başladı.

Silivri Ceza infaz Kurumları karşısında yapılan binadaki duruşma salonunda İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmaya 14 tutuklu sanık ile 31 tutuksuz sanık katıldı.

Duruşmada, savunmasını yapan tutuklu sanıklardan uzman çavuş Fahrettin Kemal, AK Parti’ye doğru yola çıkarken bazı vatandaşların kendilerini alkışladığını ancak bir süre sonra önlerinden geçen bir minibüsten kendilerine küfür ettiklerinde bir şey anlamadıklarını anlattı.

Kemal, araç şoförü olduğu için darbe girişiminin yaşandığı saatlerde telefona bakıp sosyal medyadan bir şey öğrenme şansının olmadığını, AK Parti il binası önüne geldiklerinde nereye geldiklerini anladıklarını aktardı.

Yüzbaşıdan ‘Ateş edin’ emri

Emir komutanın Binbaşı Faruk Şimşek’te olduğunu ve bütün askeri personeli yönlendirdiğini dile getiren Kemal, şunları söyledi:

“AK Parti ana giriş kapısının olduğu yerdeydim. Şimşek gelip emirler verdi. ‘Binanın kontrolünü biz alacağız, emniyeti sağlayacağız, kimseyi geçirmeyin.’ diyordu. Bu arada vatandaşlar toplanmaya başladı. Saat 23.45 civarındaydı. Kalabalıklaşan halk bize tepki gösterip küfür ediyordu. Biz de ‘Ne oluyor?’ dedik. O sırada havaya iki el ateş edilince halkın tepkisi arttı. Vatandaşlardan biri, ‘Burada kardeşin polis olsa ona da sıkacak mısın?’ deyince ben de ‘Kardeşim zaten polis. Kimseye ateş etmem.’ dedim. Yüzbaşı Gökhan Güney AK Parti il binasının önünde iki el ateş etti. Halk daha çok toplanmaya ve üstümüze gelmeye başladı. Ben bunların emrini dinlemedim. Askerlerimizin şarjörleri takılıydı. Yüzbaşı Gökhan Güney, ‘Kimse emrimden çıkmayacak, ateş edin.’ dedi. Ben de ‘Senin emrini dinlemem, askerlerime vur emri vermem.’ dedim ve askerlerime ‘Geri çekilin.’ dedim. O arada bölük komutanımız Üsteğmen Muzaffer Dikencik, ‘Emir komuta bende. Onların sözünü dinlemeyin, geri çekiliyoruz.’ dedi ve geri çekildik.”

Çekildikleri yerde yanında birkaç askerin olduğunu anlatan Kemal, “Ben darbeci değilim. O gün üzerimde iki şarjör mühimmat vardı. Ben darbeci olsaydım onlarca kişiyi öldürebilirdim. Askerlerimin şarjörlerini çıkarttım, ‘Kimse bir şey yapmasın, bizim üzerimizde bir oyun oynanıyor.’ dedim. Sonra halk bize su getirdi. Önümüze barikat kurdu. Bayrak salladık, İstiklal Marşı söyledik. Daha sonra Çevik Kuvvet ekibi geldi, biz başka yere yönlendirildik.” dedi.

Kemal, olay günü 01.30 civarında polis kardeşinin kendisini aradığını belirterek, “Sizin üzerinizde bir oyun oynanıyor, teslim ol.” dediğini aktararak, kendisinin de kardeşine, zaten teslim olmak istediklerini söylediğini anlattı.

Olay günü 03.30 gibi AK Parti il binası önünden ayrıldıklarını ve saat 04.30 gibi kışlaya geri döndüklerini kaydeden Kemal, pazartesi günü mesaiye başladıkları sırada gözaltına alındığını söyledi.

Mahkeme Başkanından sanık Esen’e tepki

Emir komuta zincirinin en sonunda bulunduğunu anlatan tutuklu sanık uzman erbaşlardan Arif Emre de “Benim hiçbir rütbelinin emrini sorgulama gibi bir durumum söz konusu olamaz. Kışladan çıktığımızda nereye gideceğimizi bilmiyorduk. Araç komutanıma nereye gideceğimizi sordum ama bana cevap vermedi. Araçtan indiğimizde ancak nereye geldiğimizi öğrendim.” dedi.

Tatbikat için toplandıklarını sandığını öne süren Esen, “Tanımadığımız iki yüzbaşı ve bir binbaşı bize emirler veriyordu. Daha sonra AK Parti’nin binasına geldiğimizde güvenliği sağlama yönünde emirler aldık. Halk toplanıp tepki vermeye başladı. Daha sonra bir vatandaş, ‘Ağabey siz askersiniz, bunlar da polis. Sizi birbirinize kırdırmaya çalışıyorlar.’ dedi. Bana bina içinde bir televizyondan haberleri gösterdiler. Genelkurmay Başkanından haber alınamadığı yönünde bilgiler veriliyordu. Şaşırdım. Olayın farkına vardıktan sonra geri çekildik. Başımızdaki binbaşı, ‘Hiçbir şekilde geri çekilmiyorsunuz.’ yönünde emir verdi.” şeklinde konuştu.

Mahkeme Başkanı Ali Öztürk’ün, “Size ‘geri çekilmiyorsunuz’ emrini kim verdi?” sorusuna, tutuklu sanık Esen, “Emri vereni görmedim. Üstünde hücum yeleği vardı.” yanıtını verdi.

Bunun üzerine Öztürk, sesini yükselterek, “İsim ver. Üzerindeki yeleği ve rütbesini görüyorsun da kim olduğunu mu bilmiyorsun?” diye tepki gösterdi.

Duruşma sanıkların savunmalarının alınmasıyla sürüyor.

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, 74 asker hakkında, Türk Ceza Kanunu’nun “Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar”ı içeren “cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs etmek” hükmünü içeren 309, “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs etmek” hükmünü düzenleyen 311. ve “cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek” cezasını içeren 312. maddeleri uyarınca ayrı ayrı üçer kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

Ayrıca bazı şüpheliler hakkında “silahlı terör örgütüne üye olmak” suçundan, bir kısım şüpheliler hakkında ise “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına faaliyette bulunmak” suçundan 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası talep ediliyor.

Muhabir:Murat Paksoy,Yunus Ege

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum