Afrika'nın huzur şehri Darüsselam

afrikanin-huzur-sehri-darusselam_c28c52d.jpg

DARÜSSELAM (AA) – Doğu Afrika’nın adıyla müsemma şehri Darüsselam’da farklı inanç ve kültürlerden milyonlarca kişi huzur içinde yaşıyor.

Yaklaşık 150 yıl önce Hint Okyanusu kıyılarında kurulan küçük bir kasaba olan Darüsselam bugün doğal limanı, turizmi ve ticari hayatıyla 4,5 milyonluk nüfusa sahip.

Önce Alman Doğu Afrikasının sonra İngiliz sömürge yönetiminin başkenti olan şehir, 1964’teki bağımsızlık sonrasında da Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti’nin 32 yıl boyunca başkenti olarak kaldı.

Diğer adı Mzizima olan şehir, Zanzibar Sultanı Seyyid Said’in oğlu Sultan Seyyid Macid’in burada 1862’de bir sarayla bazı binalar yaptırdıktan sonra Darüsselam adıyla şöhrete kavuştu ve önem kazandı.

Şehir adını, Kur’an-ı Kerim’de cennet için kullanılan “huzur yeri” anlamındaki darü’s-selam terkibinden alıyor.

Nüfusunun çoğu Müslüman

Nüfusunun büyük bölümü Müslüman olan şehirde yerel inanışlara sahip bir kesimin yanında çok sayıda Hristiyan da yaşıyor. Şehrin bazı mahallelerinde farklı toplumların gittiği camilere ve kiliselere bir arada rastlanabiliyor.

Yüzyıllar öncesinde ticaret için bu topraklara ayak basan Araplar ve Hintler bugün şehrin önemli bir parçası ve köklerinden büyük oranda kopmuş.

Hatta öyle ki ülkenin resmi dili Svahilice’yi konuşan yeni nesil Hintler, kökenleri ve geldikleri yere dair hiçbir şey bilmiyor.

Tüccarlar için avantajlı konuma sahip

Doğu Afrika’nın en büyük doğal limanlarından birinin bulunduğu Darüsselam şehri, Ruanda, Burundi ve Kongo gibi ülkelere mallarını taşımak isteyen tüccarlar için de avantajlı bir konuma sahip.

Karşılıklı anlaşmalar, yeni otoyol ve demiryolu inşaatlarıyla limanın etkinliğini arttırmak isteyen hükümet, Darüsselam’ı Doğu Afrika’da büyük bir ticari merkez haline getirmeyi hedefliyor.

Ülkedeki üç limandan biri olan Darüsselam Limanı, ülkenin yük trafiğinin yüzde 90’ını üstleniyor.

Durban, Mombasa ve Maputo limanlarından sonra Hint Okyanusu’na bakan 4’üncü büyük Afrika limanı olan Darüsselam Limanı, hem ülkeye hem de Tanzanya’nın komşusu olan batıdaki ülkelere mal taşımak için büyük bir kapı konumunda.

Trafik sorununa metrobüslü çözüm

Doğal güzellikleriyle her yıl yüz binlerce turisti ağırlayan şehir, plajlara, doğal parklara ve diğer turistik şehirlere gitmek isteyenlerin de uğrak noktası.

İklimi sıcak ve rutubetli olan Darüsselama’a gelen turistlerin genellikle konaklamak ve tatil için seçtiği bölge Masaki.

Günden güne büyüyen şehrin en büyük problemlerinden biri ise yoğun trafik.

Çok sayıda göç alan ve yabanların iş için geldiği şehir altyapı yetersizliği nedeniyle ciddi trafik sorunu yaşıyor. Otomobil fiyatlarının ucuzluğu da bu sorunu büyütüyor.

Şehir merkezinde ve kırsalda Japonya’dan getirilen ikinci el araçlarla sık sık karşılaşmak mümkün.

Yıllarca İngilizlerin sömürdüğü, trafiğin sol taraftan aktığı şehrin trafik sorununu bir nebze de olsa çözebilmek için Posta ve Kariakoo gibi Darüsselam’ın önemli noktalarını birbirine bağlayan metrobüs hattı kullanılıyor.

Darüsselam’ın Kahtakalesi Kariakoo

Darüsselam’ın Tahtakalesi olarak adlandırılabilecek ve şehirde ticaretin kalbinin attığı yer ise Kariakoo.

Mallarını sergilemek isteyen yüzlerce satıcı burada kiraladıkları mağazalarda ya da tezgahlarda giysiden elektroniğe çok sayıda ürünün satışını yapıyor.

Şehirdeki ticari noktalardan diğeri ise Posta bölgesi. 1950 öncesi inşa edilen binalarla çevrili bölgede esnafın büyük kısmını Hint kökenli Müslümanlar oluşturuyor.

Teknoloji ve inşaat malzemesi satışlarının gerçekleştirildiği bölge, her gün on binlerce Tanzanyalıyı ağırlıyor.

Şehrin bekçileri Masailer

Ülkedeki iş merkezlerinin ve otellerin güvenliğinden ise Masai kabilesi sorumlu.

Kırsal kesimlerde yaşayan Masailer şehrin nimetlerinden faydalanmak için Darüsselam’a gelenler arasında.

Geleneksel kıyafetlerinden vazgeçmeden şehir hayatında yer alan Masailerin savaşçı ve güvenilir kişilikleri, güvenlik görevlisi olarak tercih edilmelerinin ana sebebi.

Binaların arkasındaki yoksulluk

Şehir, her ne kadar bir Batı şehrini andırsa da her geçen gün yükselen devasa binaların ardında yaşanan yoksulluk dikkati çekiyor.

Şehirdeki işçilerin barındığı gecekondu mahallerinde halk hayata tutunmak için savaş veriyor. Bölgedeki sebze pazarlarından birinde çalışan 60 yaşındaki Pili Mfaume Muhando da onlardan biri.

Muhando, AA muhabirine, ilerleyen yaşına rağmen her sabah çiftçilerden aldığı sebzeleri pazarda satarak geçimini sağladığını anlattı.

Kocasının on yıl önce vefat ettiğini ve 4 çocuğu olduğunu söyleyen Muhando, “Üniversiteye giden bir çocuğum var, tek derdim onu okutmak.” ifadelerini kullandı.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum