34 günde 29 çocuk boğuldu

ocul.jpg

Yaz sıcağı giderek bunaltıcı hal alırken, ajanslara peş peşe boğulma haberleri düşmeye başladı. Denizlerde, göllerde, barajlarda, su kanallarında ve süs havuzlarında Türkiye’de 34 günde 29’u çocuk 50 kişi boğularak öldü. Uzmanlar, “Lokal çalışma yetmez. Türkiye genelinde eğitim kampanyası gerek” çağrısı yaptı.

Sadece göletlerde hayatını kaybeden çocuk sayısı 10 olarak açıklanırken, istatistiklere göre deniz olmayan kentlerde boğulma vakaları daha fazla. Suda boğulma vakalarının büyük çoğunluğunun İç Anadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki gölet, sulama kanalı, baraj gibi yerlerde meydana geldiği belirtildi. Başbakanlık Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) istatistiklerine göre, sadece 2017 yılı içerisinde 49 kişi suda boğularak hayatını kaybetti.

Bir süredir belediyeler ya da Gençlik ve Spor müdürlükleri kurslar ve portatif havuzlarla çocukları kanallardan, barajlardan uzak tutmaya çalışıyor. Uzmanlar ise “Lokal çalışma yetmez. Türkiye genelinde eğitim kampanyası gerek” çağrısı yapıyor.

34 günde 29 çocuk boğuldu

Anadolu Ajansı’nın 5 Temmuz tarihli haberindeki veriler ise güncel tabloyu ortaya koyuyor:

-1 Haziran – 4 Temmuz 2018 arasında 30 ilde 29’u çocuk 50 kişi hayatını kaybetti.

-Boğulma olayı en fazla göletlerde meydana geldi, buralarda 10’u çocuk 22 kişi yaşamını yitirdi.

-Denizlerde 6’sı çocuk 10 kişi, sulama kanallarında 4’ü çocuk 5 kişi, derelerde 9’u çocuk 11 kişi ve havuzlarda 2 kişi boğuldu.
-Boğulma olaylarının en fazla yaşandığı il dördü çocuk altı kişinin öldüğü Şanlıurfa oldu.

Hürriyet’ten Banu Şen’in haberi aynen şöyle:

Okul kapanmadan eğitim

Peki ne yapılabilir? Bu veriler üzerine görüştüğümüz 40 yıl İzmir Atatürk Yüzme Tesisleri’nin yöneticiliğini yapan, Yüzme Federasyonu’nun eski Yönetim Kurulu Üyesi ve ‘Altın Cankurtaran’ olan Güven Görgül şunları söylüyor:

“Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü (GSGM), bünyesinde birçok uzman istihdam ediyor. Bu uzmanlar alacakları bir ön eğitim sonrası, okullar kapanmadan önce sınıflarda öğrenciler ve velilerine; deniz, havuz, akarsu, göl gibi yerlerde nasıl davranacaklarını anlatabilir. Lokal değil, tüm Türkiye’yi kapsayan bir kampanya şeklinde yürütülebilir. Yaz gelmeden okullar dolaşılıp; özellikle ailelere de nelere dikkat etmeleri gerektiği anlatılabilir. Turizm Bakanlığı bu konuda tesisleri denetliyor, çalışmalar gelişiyor ancak GSGM; çocuklara ve velilere yönelik eğitim vermelidir. Nereden suya atlanabilir nereden atlanmaz nerede ne tehlike var bu konularda çocuklar bilinçlendirilebilir. Türkiye’nin önemli bir sorunu bu. Her yıl yüzlerce çocuğumuzu kaybediyoruz. Türkiye genelinde bir eğitim kampanyası ile büyük oranda çözülebilir. Böylece tesisler de daha dikkatli olur. Elektrik akımı, vakum kapağı gibi ihmaller de kayıplara neden olabiliyor. Ayrıca GSGM ve belediyeler işbirliği içinde yapılacak tesislerde hem engelli hem de engeli olmayan çocuklarımızın yüzme öğrenmesini teşvik etmeli.”

(NOT: Altın Cankurtaran Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu (TSSF ) ‘Üç Yıldız Dalıcı’ belgesine sahip kişilere deniyor.)

Baraj göllerinde suya girmeyin

Avrupa Acil Tıp Birliği Konsey Üyesi ve Herkes İçin Acil Sağlık Derneği (HIASD) Kurucu Başkanı Dr. Ülkümen Rodoplu da şu görüşleri paylaşıyor:

“Türkiye’deki acil servis başvurularına baktığımızda suda boğulma başvuru olgu sayısının yılda 800-1000 arası değiştiğini görüyoruz. Büyük çoğunluğu İç Anadolu, Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgelerinde, kanal, kanalet, gölet ve baraj göllerinde oluyor. Baraj göllerinde insanların girmelerine kesinlikle engel olunması gerekiyor. Görevli ve tabelalarla bunu önlemek şart. Baraj gölü gibi alanlar su hareketinin nasıl olacağı kestirilemediği için uygun yerler değil. Mutlaka engellenmesi gerekiyor ama bu da genç nüfusun bir ihtiyacı. Genç nüfus için yüzme havuzu ve spor tesisleri yapılması çok doğru olacaktır. Yerel yönetimlerin kamuyla, bakanlıkla işbirliği yapıp bu tesisleri kazandırması lazım. O zaman kimse emin olmadığı su birikintisine girmez.”

Kaynak: T24

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum