2018’de her beş kişiden birinin hakkında soruşturma yürütülmüş

1559276774533-hazal.jpg

BirGün’den Nurcan Gökdemir‘in haberine göre Adalet Bakanlığı’nın 2018 yılı istatistiklerine göre, 2018 yılında soruşturmaya uğrayan 13 milyon 19 bin 166 kişi, 66 milyon 551 bin 604 olan erişkin nüfusun yüzde 19,6’sını oluşturdu. 2011 yılında 8 milyon 227 bin 710 olan şüpheli sayısı çoğu yıl nüfus artış hızından daha yüksek oranda arttı. 2012’de 8 milyon 635 bin 614’e, 2013’te 9 milyon 324 bin 457’ye, 2014’te 9 milyon 867 bin 242’ye çıkan şüpheli sayısı, 2015’te 10 milyonu aştı. 2015’te 10 milyon 279 bin 240 olan sayı, 2016 yılında 10 milyon 559 bin 327, 2017 yılında 11 milyon 985 bin 118 ve 2018 sonunda 13 milyon 180 bin 991’e çıktı.

2011 yılında yüzde 35 olan kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar sayısı 2018’de yüzde 52,6’ya çıktı. Şüpheli kabul edilerek gözaltına alınan ve savcılık aşamasına kadar götürülen olaylarda davaya dönüşmeden serbest kalanların sayısı arttı. Kamu davası açılma kararları da 2011-2018 arasında azaldı. 2011’de her soruşturmanın yüzde 52,1’i davaya dönüşürken 2018’de bu oran yüzde 33,9 oldu.

Cumhuriyet başsavcılıklarının sonuçlandırdığı soruşturmalarda yüzde 27,4 ile mal varlığına karşı işlendiği iddia edilen suçlar ilk sırayı alırken, bunu yüzde 16,6 ile vücut dokunulmazlığına, yüzde 15,3 ile de hürriyete karşı işlendiği iddia edilen suçlar izledi.

Yüzde 45 faili meçhul

2018 yılında başsavcılıklara gelen 9 milyon 252 bin 208 dosyanın yüzde 45,8’ini oluşturan 4 milyon 235 bin 783 dosyanın faili meçhul kaldı.

İstatistikleri değerlendiren CHP Milletvekili Murat Emir, “Bu artış olağan bir artış olarak değerlendirilemez” dedi: “Toplumun yarısının terörist ilan edilecek kadar ileri gidilmesi, herkesin potansiyel suçlu ilan edilmesi de bu artışın bir diğer sebebidir.”

CHP Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek ise şunları dile getirdi: “Kuvvetler ayrılığı yıkılınca demokratik hukuk devleti de sarsıldı. Yargı reformu da olmaz. İktidar yargıyı bir silah olarak kullanıyor. İfade ve basın özgürlüğü yok oldu. Toplumun en az yarısı üzerinde baskı var.”



Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum