Anket doldur para kazan!
Aksoy Araştırma

Koç: Hedge zorunluluğu ‘türev’e talebi artırabilir

388757.jpg

Türkiye Sermaye Piyasaları Birliği (TSPB) Başkanı İlhami Koç, tasarruf açığı bulunan Türkiye’de, finansman yaratılması konusunda sermaye piyasalarından yeterince yararlanılmadığını belirterek; kamunun elindeki değerlerin sermaye piyasaları için bir itici güç olarak kullanılabileceğini söyledi.

Altyapı yatırımlarının sermaye piyasaları ile fonlanması seçeneğinin de devreye alınması gerektiğini belirten Koç, özel sektörün döviz borçlarına getirilmesi planlanan hedge zorunluluğunun ise türev ürünlere talebi artırabileceğini söyledi.

Reuters ile yaptığı söyleşide sermaye piyasalarının gelişimi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Koç, “Türkiye dünyada büyüme ile ön plana ile çıkan bir ülke. Yüksek büyüme oranımız, sermayeyi çekiyor. Ancak büyümenin finansmanında sorun şu ki, yatırımları finanse edecek kaynak ve tasarruflar Türkiye’de kıt. Bu kıt olan tasarrufların da vadesi kısa” dedi ve ekledi:

“Yatırım ise uzun vadeli tasarruf ister. Nasıl uzun vadeli kaynak yaratırız diye baktığımızda bunun bir yolu yurtdışından uzun vadeli kaynak temin etmek. Uluslararası fon akışlarından pay almak iyi birşey ama ne kadar çok alırsanız kırılganlığınız artmaya başlıyor. O zaman da konu yurtiçi tasarrufları nasıl artırırız noktasına geliyor.”

Son birkaç yıldır Türkiye’de tasarruf oranlarının artırılması için atılan ciddi adımlar olduğunu söyleyen Koç, Bireysel Emeklilik Sistemi’ne (BES) yönelik düzenleme ve teşvikler ile yastıkaltı altınların sisteme kazandırılması çalışmalarını buna örnek olarak gösterdi.

Kamusal fonlardan ise sermaye piyasalarına yeterince kaynak gelmediğine işaret eden Koç, “Biz tasarruf deyince hep özel sektör tasarruflarından ve bireylerden bahsediyoruz. Buna karşın kamusal fonlar var. Kamusal fonlar sermaye piyasalarına gelme konusunda çok tereddütlü ve isteksiz. Halbuki dünyada öyle değil. Bizde de kamusal tasarrufları olan yerler var ancak bunları sermaye piyasalarına çekemiyoruz. Mesela İşsizlik Fonu, DASK ve tabi ki Varlık Fonu” diye konuştu.

Koç, “Bizim kastettiğimiz, orada yönetilen bir takım fonlar varsa, o fonlar büyük ölçüde bankalarda mevduat olarak duruyorsa, yine mevduat olarak dursun. Sadece küçük bir bölümü yönetilmek üzere portföy yönetim şirketlerine verilsin. Örneğin işsizlik fonunun yüzde 10’u sermaye piyasalarında değerlendirilmeye karar verilir, onun için de her sene ihale açılır, portföy yönetim şirketlerine verilir. Bu şirketler de bunu sermaye piyasalarında değerlendirir. Her sene de hesabını verir.”

“Sermaye piyasası araçları riske daha açıktır”

Koç, kamusal fonların sermaye piyasalarında değerlendirilmesinde getirilerle ilgili oluşabilecek riskler konusunda ise şöyle konuştu:

“Geriye dönük baktığımızda, sermaye piyasalarımız kazandırmış. O zaman geleceğe dönük olarak da kazandırmasını beklemek lazım. Genelde sorun şu; sermaye piyasası araçları riske daha açıktır ve volatilitesi yüksektir. Sizin tasarrufunuzun vadesi bir yılsa, sermaye piyasaları doğru bir yer değil. Ama tasarruflarınızın vadesi 5 yılsa, o zaman sermaye piyasaları doğru araç. Kamusal fonlar uzun vadeli fonlardır ve bunun küçük bir bölümünün sermaye piyasalarına gelmesini istiyoruz.”

“Altyapı yatırımları sermaye piyasası ile fonlanmalı”

Türkiye’de son 10 yılda büyük altyapı projeleri gerçekleştirildi ve bunların önemli bir finansman ihtiyacı doğurduğuna dikkat çeken Koç, altyapı yatırımlarının sermaye piyasası ile fonlanmasının bir seçenek olarak kullanılması gerektiğini vurguladı.

Koç, “Köprüler, tüneller, şehir hastaneleri ve yeni havaalanı gibi altyapı yatırımlarının finansmanı hep bankacılık kesiminden yapıldı. Sermaye piyasaları burada devreye giremedi. Ama alternatif modeller var. Mesela bir tünelin finansmanı için tahvil çıkarabiliyorsunuz. Bunlara yatırım yapacak altyapı fonları var” açıklamasını yaptı.

İlhami Koç şunları söyledi: “Öngörülebilir nakit akımları varsa, bu nakit akımlarından yola çıkarak altyapı yatırımlarını sanki tahvilmiş gibi değerliyorsunuz. Ve bu tür fonlara da yatırımcılar yatırım yapıyor. Özellikle kurumsal yatırımcılar yatırım yapıyor. Faizlerin düşük olduğu ortamlarda bunlar çok da cazip.”

“Döviz borcuna ilişkin düzenleme türev ürüne ilgiyi artırır”

Dünyadaki hemen her sermaye piyasası aracının Türkiye’de de olduğunu, ancak eksikliğin söz konusu enstrümanların yeterince kullanılmaması olduğunu belirten Koç; şirketlerin açık pozisyon taşımaması ve döviz kuru riskinin azaltılmasına yönelik çalışmaların ardından türev ürünlere hedge amaçlı ilginin artmasını beklediklerini söyledi.

Koç, özel sektör tahvilleri konusunda ise, şirketlerin geri ödeyememe (default) durumunda yatırımcıların alacakları ile ilgili bir düzenleme ihtiyacı bulunduğunu; bunun üzerinde çalıştıklarını söyledi.

Sermaye piyasalarına olan ilgiyi artırmak ve sermaye piyasalarının büyümenin finansmanına daha fazla nasıl katkı sağlayabileceği konusunda 14-15 Kasım’da Sermaye Piyasaları Kongresi düzenleyeceklerini belirten Koç, kongrede çıkacak sonuçlardan bir aksiyon planı oluşturmayı amaçladıklarını söyledi.

Yazıyı paylaşın:
Top