Türkiye’nin çatılarında 10 milyar dolarlık “güneş” yatıyor

33817254-33817254.jpg

(AA) – Solarbaba Kurucusu Ateş Uğurel, Türkiye güneş enerjisi sektörünün gelişimi ve çatılarda mini  güneş santrali (GES) kurulumuna ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulundu.

Türkiye güneş enerjisi kapasitesinin tüm ülkelerin tersi bir yönde  gelişim gösterdiğini ifade eden Uğurel, ilk olarak 600 megavatlık lisanslı güneş  enerjisi santrali yapılarak en büyük kapasiteden başlandığını ve sonrasında  kapasitelerin küçülerek çatı uygulamalarına geçildiğini anlattı.

Uğurel, Almanya gibi ülkelerde çatı uygulamalarının 10-15 yıl  öncesinde yaygınlaşmaya başladığını ve şu anda Çin’in bütün dünyadaki güneş  panellerinin yüzde 85’ini ürettiğini dile getirerek, şöyle konuştu: “Bu durumunun temelinde güneş panelinin perakende bir ürün haline  gelmesi yatıyor. Perakende ürünün altın kuralı çok üretmek ve kar marjlarının  düşük olmasıdır. Bunu Türkiye’de anlatmakta zorlanıyoruz. Şu anda hücre ithal  edip güneş paneli üreten 30-35 şirket var. Bu üreticiler, Türkiye’nin 10 yıl  boyunca kurduğu güneş enerjisi santralinin iki katını üretebiliyorlar şu anda.  Bunlar nereye satacaklar? Artık kapasiteleri çok düşük olduğu için fiyatları  yüzde 30-40 daha pahalı. 2-3 sene sonra Hanwha-Kalyon grubuyla da rakip  olamayacaklar, çünkü eğer bir yerli ürün alınacaksa buranın üretimleri tercih  edilecek.”

Uğurel, Türkiye’de çatı uygulamaları konusuna Enerji ve Tabii  Kaynaklar Bakanlığının yanı sıra Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Maliye Bakanlığı  ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun dahil olduğunu ve dolayısıyla gerekli  çalışmaların bu kurumlar tarafından yapılacağını aktardı.

Çatısına güneş paneli kuran kişinin ürettiği elektriği satabilme  imkanı olması için mahsuplaşma sisteminin gelmesi gerektiğini aktaran Uğurel, “Şu  anda ticari mükellef değilseniz, birey olarak çatınıza bir mini GES kurmanın  hiçbir fizibilitesi yok. Hobi olarak yapılabilir, ancak o zaman amortisman  hesabını da yapmazsınız. Mahsuplaşma konusunda da Maliye Bakanlığı devreye  giriyor. Vergi devreye giriyor. Biz burada yıllık mahsuplaşma istiyoruz. Bu,  sektörün en büyük problemi şu anda. ‘Yıl sonunda benim borcum varsa ödeyeyim,  alacağım varsa da alayım. Bir sonraki seneye beyaz sayfayla başlayalım.’ diyoruz.  Dünyada da böyle ilerlemiş bu süreç.” dedi.

“TEŞVİK İSTEMİYORUZ, SERBEST PİYASADA ŞEKİLLENSİN”

Uğurel, çatı üstü GES uygulamalarında teşvik istemediklerini ve  desteklerinin serbest piyasadaki elektrik fiyatı olması gerektiğini belirterek,  şöyle devam ettti: “Elektrik fiyatı ne kadar artarsa, bu işin cazibesi o kadar artacak.  İnsanlar daha çok kendi tüketmek isteyecekler. Bu iş doğal yolla ama biraz yavaş  gelişir. Devlet düzenleyici olarak olsun ama biz devleti de hissetmeyelim. Bizim  tek muhatabımız dağıtım şirketi olsun diye düşünüyoruz. Teşvik olmazsa hiçbir  tehlikemiz olmayacak bizim. Çünkü dünyada da nerede teşvik verilirse arkasından  bir köstek gelmiş. Türkiye’deki yatırımcılar oyunun kuralı yarı yolda değişiyor  diye çok şikayet ediyor ama teşviğin olduğu her yerde bu tehlike var. Serbest  piyasa koşullarında çatı üstü GES pazarı büyüsün istiyoruz. Ondan sonra hatta  güneş enerjisiyle ilgili herşey serbest piyasada şekillensin. Biz güneş enerjisi  sektörü olarak serbest piyasanın gücüne inanıyoruz ve teşvik istemiyoruz.”

Çatısında elektrik üretebilen insanların artık birer enerji oyuncusu  haline geleceğine ve sektörü bir süre sonra bireylerin yönlendirmeye  başlayacağına dikkati çeken Uğurel, “Solarbaba olarak, diğer tüm sivil toplum  kuruluşları, kamu kurumları ve konunun uzmanı kişi ve şirketlerle birlikte  ülkemizde çatı üstü GES pazarının açılması için büyük çaba harcıyoruz çünkü  minimum 10 bin megavat gücünde bir potansiyele sahibiz. Bu da yaklaşık olarak  10-12 milyar dolarlık bir pazar büyüklüğüne denk geliyor.” diye konuştu.

“KENTSEL DÖNÜŞÜMLE GÜNEŞİN KADERİ DEĞİŞİR”

Güneş enerjisinin büyük ölçekli yatırım yapılacak bir kaynak  olmadığını ve çatı uygulamalarıyla güneşin tabana yayılacağını dile getiren  Uğurel, şunları kaydetti: “Bu kapsamda kentsel dönüşüm çatılarda GES kurulması için bir fırsat  oluşturuyor. Bu fırsatı kaçırmamamız lazım. Kentsel dönüşüm mevzuatının içine  eklenebilecek bir cümleyle güneşin kaderi değişir. ‘Yeni ruhsat alacak binaların  çatısında örneğin 2 kilovat güneş paneli olması zorunludur veya metrekarenin  yüzde 50’si güneş paneliyle kaplanacak.’ şeklindeki bir cümleyle her şey  değişebilir. Türkiye’de bir bina bittikten sonra güneş paneli kurmak çok zor.  Bina yapılırken güneş paneli yapılırsa, hesaplamalarımıza göre bu binanın  maliyetini sadece yüzde 0,5 etkiler. Bu müteahhit için hiçbir şey. Müteahhit bunu  apartmanını satarken bir Reklam aracı olarak da kullanabilir. Güneş bu şekilde  çok rahat entegre edilebilir.”

Yenilenebilir Enerji Kaynaklarını Destekleme Mekanizması kapsamındaki  desteklerin 2020’den sonra devam etmeyeceği kararını da anımsatan Uğurel, “Bunun  yerine depolamaya destek verilebilir. Depolamada önderliği elektrikli araçlar  üstlenecek, ikinci sırada ise yenilenebilir enerji kaynakları gelecek.” ifadesini  kullandı.

Solarbaba tarafından 9 Kasım’da Ankara’da güneş ve çatı pazarındaki  gelişmelerin tartışılacağı bir çalıştay gerçekleştirilecek.

Kar amacı gütmeyen bir şirket olarak 1996’da kurulan Solarbaba’nın  sektörde 150 üyesi bulunuyor.

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum