Anket doldur para kazan!
Aksoy Araştırma

Kentsel dönüşüm madurları: ‘Sizde kalayım mı’ demeye utanıyorum

77296_814x458.jpg

Kentsel dönüşüm projeleri, insanları mağdur ediyor. Dönüşüm kapsamında evleri yıkılanlar, yıllardır hafriyat aşamasındaki inşaatlardan şikayetçi. Fikirtepe’deki mağdurlardan Düzgünoğlu, elindeki sırt çantasını göstererek, “İşte benim evim” diyor ve ekliyor: “Artık utanıyorum birine, ‘sizde kalayım mı’ demeye… Nerede olduğumu bilmiyorum, çantam elimde, neresi rast gelirse.”

Birgün gazetesinden Uğur Şahin’in haberine göre şıllar önce AKP’nin büyük şovlar eşliğinde, canlı yayında startını verdiği kentsel dönüşüm projeleri, mağduriyet yaratmaya devam ediyor. Ülke genelinde dönüşüm nedeniyle evleri yıkılanlar; tamamlanmayan inşaatlardan ve bir türlü başlamayan projelerden şikayetçi. Firmaların vaatlerini yerine getirmediğini vurgulayan ev sahipleri, artık kirada yaşamak zorunda.

Bu bölgelerden en çarpıcı olanı, İstanbul’un Anadolu Yakası’nın en ‘merkezi’ noktalardan biri olan Kadıköy’e bağlı Fikirtepe…Fikirtepe, kentsel dönüşüm denince, akla ilk gelen bölgelerden. Bu yüzden de buradaki dönüşüm, senelerdir kamuoyunun gündeminden düşmüyor. Büyük vaatlerle başlatılan proje, büyük mağduriyetlere neden oldu, hâlâ daha da oluyor.

PİLOTSUZ PİLOT BÖLGEDE BİNLERCE MAĞDUR VAR

Burası, 2005 yılında kentsel dönüşüm için ‘pilot bölge’ seçilmiş bir yer… Ancak Fikirtepe, ‘pilotsuz’ bir ‘pilot’ bölge… Zira Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, mağdurlara, “Yetki alanımızda değil” diyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi de (İBB) “Bizimle alakası yok” yanıtını veriyor. Kadıköy Belediyesi’nin de mağdur durumda olduğunu düşününce, ‘iş’, içinden çıkılmaz bir hâl alıyor…

Fikirtepe’de, birçok inşaat, yıllardır hafriyat aşamasında duruyor…Yurttaşların arazilerini alan kimi firmalar ise inşaata hiç başlamadı bile. Evlerini firmalara verenler, kirayla tanıştı, maaşlarının hepsini kiraya vermek zorunda kaldı. Üstelik bu kişikere, kira yardımı da yapılmıyor. Bu yüzden kalacak yerleri olmadığı için köylerine dönen de mevcut, güvencesiz binalarda kalmak zorunda olan da…

Fikirtepe’deki mevcut durumu, son gelişmeleri yerinde gözlemliyorum. Kentsel dönüşüm ofislerinin yanından geçerek, Pana Yapı’nın ‘yarım bıraktığı’ inşaat alanının önüne gidiyorum. Orada, arsa ve konut sahibi binlerce mağduru temsilen oluşturulan ‘Leke Fikirtepe’ isimli enstalasyon çalışmasını inceliyorum. Üzerinde yer alan ‘ev ikonu’na çakılan çivilere bakıyorum, panoda, aynen şöyle yazıyor: “Sessizliği bozmak için lekeye çivi çak ve paylaş!” 

Alanda Hami Akbulut ile buluşuyorum. Akbulut, Pana Yapı’nın mağdur ettiği isimlerden birisi. İçinde iki katlı evi bulunan 232 metrekarelik arsasını, firmaya vermiş, ardından da emekli olmuş. Şimdilerde 2 bin 100 lira emekli maaşı alıyor. Ancak firma kira yardımı yapmadığı için Fikirtepe’de oturduğu eve bin 950 lira kira ödemek zorunda. “Kentsel dönüşüm başlayınca, kira alacağım diye emekli oldum” diyerek başlıyor sözlerine Akbulut. Devamında da, “Pana Yapı’yla anlaşınca kira yardımı ödediler bize, sonra evimizi barkımızı yıktılar. Ha bugün, ha yarın yapılacak diye beklerken, yıllar geçti. Geçinemeyecek durumdayız” şeklinde konuşuyor.

Akbulut, “Maaşı kiraya veriyorum, başka bir gelirim de yok, çocuğum okuyor” diyor ve ekliyor: “Her an gözlüyorum bir hareket olacak diye ama hiçbir hareket olmuyor. Bir an önce çözülsün istiyorum ama inancım kalmadı.”

BÖYLE OLACAĞINI BİLSEM BAŞIMA YIKILSA VERMEZDİM

Akbulut’un ardından Bayram Uluocak ile konuşuyorum. Bir süre çay eşliğinde laflıyoruz… Yıllarca inşaatlarda çalıştığını öğreniyorum. O da Akbulut gibi aldığı maaşı, kiraya veriyor. Mağduriyetinin nasıl başladığını soruyorum, yanıtlıyor: “Bin 600 maaş alıyorum, bin 400’ünü kiraya vermek zorundayım. Nasıl geçineceğim? Bu şekilde olacağını bilsem, deprem de olsa, o bina başıma da yıkılsa firmaya vermezdim.”

Uluocak’a, AKP’nin İBB Başkan Adayı Binali Yıldırım’ın geçen günlerde Fikirtepe’ye ilişkin sözlerini hatırlıyorum. Şu değerlendirmede bulunuyor: “Fikirtepe’yi bir sene önce niye ele almamışlar da şimdi seçim zamanı ele alacaklarmış? Ben bunun cevabını bekliyorum.”

Uluocak, devam ediyor konuşmasına: “Binlerce mağdur var burada. 24 Haziran’dan önce bize, ‘tespit yapın, kiralarınızı ödeyeceğiz’ dediler. Seçim geçtikten sonra da bizi tanımadılar.”

Uluocak, sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Yargıya kaldıysak işimiz zor, en az 5-10 sene sürer. Böyle adalet de böyle kanun da olmaz. AK Parti’ye ailemden en az 15 oy çıkardı, şimdi 1 tane oy attırmamaya çalışacağım.”

53 yıldır Fikirtepe’de oturan kentsel dönüşüm mağduru Zeynep Düzgünoğlu ile Pana Yapı’nın yarım bıraktığı inşaat alanlarını geziyoruz. Düzgünoğlu, şimdilerde boşluğuyla dikkat çeken sokaklardan geçerken, “Bu sokağa girdiğimde herkesle konuşurdum, mahvolduk gittik” ifadesini kullanıyor.

EVİM SIRT ÇANTAM FAKİR DEĞİLDİM, ŞİMDİ FAKİR OLDUM

Düzgünoğlu, elindeki çantasını da göstererek, “İşte benim evim bu” diyor ve ekliyor: “Tek katlı bir evim vardı. Çok mutluydum. Fakir değildim, şimdi fakir oldum. Yeğenimde, kızımda, oğlumda, şurada, burada kalıyorum. Bu yaşımdan sonra yerleşik bir alanım yok. Cumhurbaşkanı’na soruyorum: 60 yaşımdan sonra ev sahibi olabilir miyim?”

Düzgünoğlu, kentsel dönüşüm projesinin, Fikirtepe halkını bölgeden uzaklaştırmak için yapıldığı görüşünü savunuyor. Bunu da şöyle açıklıyor: “Kentsel değil, kovma dönüşümü yapıyorlar. Biz İBB ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na dilekçe yazmadık. ‘Gelin bizim evlerimizi yıkın’ demedik. Çocukluğum burada geçti. Şimdi caddede yürümeye bile korkuyorum.”

Devamında da, “Bu kadar insana zulüm yapmaya ne gerek vardı, biz evlerimizde mutluyduk, evlerimizi neden yıktınız?” diye soruyor, Düzgünoğlu. Dizi yapımcısı Raci Şaşmaz’a da Çevre ve Şehircilik Bakanı’na da tepki gösteriyor Düzgünoğlu, yapımcılığını Şaşmaz’ın üstlendiği ‘Eşkıya Dünyaya Hükümdar Olmaz’ dizisine de atıf yapıyor ve şöyle diyor: “Eşkıya dünyaya hükümdar olmaz, geldi, bizim Fikirtepe’ye olmaya çalışıyor. Bildiğimiz eşkıya geldi, bizim evlerimize kondu ve evlerinizi elimizden aldı.”

Düzgünoğlu, sokakta kalan mağdur insanlar olarak eski evlerinin olduğu, Pana Yapı’nın yarım bıraktığı inşaat alanında, uzun bir süre çadırda kaldıklarını da hatırlatıyor.

ARTIK UTANIYORUM BİRİNE, ‘SİZDE KALAYIM MI’ DEMEYE

“Benim yaşam hakkımı, barınma hakkımı elimden aldılar” dedikten sonra da gözleri yaşlı şekilde sözlerini noktalıyor: “Çadır kurduğumuz evimin yerine gittiğimizde sanki oradan hiç ayrılmamışım gibi hissediyorum. O kuru toprakta rahat ediyorum. 7 ay ben o kuru toprakta mutlu oldum. Ama şimdi ben nerede olduğumu bilmiyorum, çantam elimde, neresi rast gelirse… Artık utanıyorum birine, ‘Geleyim, sizde kalayım mı’ demeye. Kızım da yeğenim de olsa, utanıyorum. Çünkü bu zamana kadar kimseye el açmadım. Ama şimdi ne cebimde param var, ne bir şey… Acilen kiralarımızı versinler ve evimizi yapsınlar.”

Yazıyı paylaşın:
Top
big data blogu