Vakıf Katılım’dan 19 milyon TL’lik net kâr

vakıf-katılım-kar.png

Vakıf Katılım, henüz birinci yılını doldurmadan 19 milyon TL kâr elde etti.

Şubat 2016’da vakıfların paylaşım kültürünü ve kamunun gücünü birleştirerek katılım bankacılığına yeni bir soluk getirmek hedefiyle hizmete giren Vakıf Katılım, 10 aylık hizmet süresini kapsayan 2016 yıl sonu finansal sonuçlarını açıkladı.

Açıklamaya göre, Vakıf Katılım, 2016 yılı sonu itibarıyla toplam 19 milyon TL net kâra ulaşırken aynı dönemde 3 milyar TL nakdi, 1,4 milyar TL gayrı nakdi olmak üzere ekonomiye toplam 4,4 milyar TL’lik destek sağladı. Henüz 10 ayını doldurmuş olmasına rağmen katılım bankacılığı sektörüne önemli bir hareketlilik getiren Vakıf Katılım, 3 milyar TL fon toplarken, bu fondan daha fazlasını reel sektöre destek olarak kullandırarak 4,7 milyar TL’lik aktif büyüklüğe ulaştı. Banka, 2016 yıl sonunda 30 şubeye ulaşma hedefini de yakalayarak tüm kalemlerde hedefini tutturdu.

– “2023’te sektör liderliğini bize getirecek seviyeye ulaşmasını bekliyoruz”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Vakıf Katılım Genel Müdürü İkram Göktaş, katılım bankacılığının Türkiye’de kamu yatırımları ile birlikte yeni bir boyut kazandığını belirterek, “Kurulduğumuz 2016 yılında ülkemiz maalesef zorlu dönemlerden geçti. Bu zorlu dönemde dâhi katılım bankacılığının ülkemizde gelişmesi için desteğini esirgemeyen devletimiz ile faizsiz bankacılığa büyük bir teveccüh gösteren milletimizin bizden beklentilerini karşılamak amacıyla çalışmalarımızı ve operasyonel faaliyetlerimizi hiçbir aksamaya uğratmadan azimle sürdürdük.” ifadesini kullandı.

Bugün sektörün en genç oyuncusu olarak henüz birinci yılını doldurmadan önemli başarılara imza atmanın gururunu yaşadıklarını vurgulayan Göktaş, şunları kaydetti:

“Yüzyıllara dayanan vakıf kültürü, kurucumuz Vakıflar Genel Müdürlüğünün geçmiş bankacılık/katılım bankacılığı tecrübeleri ve kamu desteği doğrultusunda 2016 yılında hızlı bir büyüme süreci geçirdik. 2016 yılı sonunda net kârımız 19 milyon TL’yi buldu. Milli ekonomimize destek vermek amacıyla öz kaynaklarımızı da devreye sokarak topladığımızdan fazla fonu reel sektöre destek olarak sunduk ve bu kalemde 4,4 milyar TL’lik bir büyüklüğe ulaştık.

Ekonomimize ve sektörümüzün gelişmesine verdiğimiz desteği bu yıl da istikrarlı bir şekilde sürdürmeye devam edeceğiz. Vakıf Katılım olarak vizyonumuzu katılım bankacılığında referans kurum olmak şeklinde belirledik. Bu vizyon kapsamında öncelikli amacımız sektörü büyütmek; hem yurt içi hem de yurt dışında daha fazla fonu sisteme dahil etmek ve daha fazla kişiye ulaşmak. Biz de sektörle birlikte büyüme hedefimiz kapsamında katılım bankacılığında pazar payımızın 2018 yılında yüzde 10’lar seviyesine çıkmasını ve 2023’te sektör liderliğini bize getirecek seviyeye ulaşmasını bekliyoruz.”

Göktaş, finansman desteği dışında aktif büyüklük ve toplanan fonlar kalemlerinde de katılım bankacılığı sektörünün en hızlı büyüyen kurumu olduklarını aktararak, bunun sonucu olarak hızla şubeleştiklerini ve sağladıkları istihdamla da ülke ekonomisine katkı yaptıklarını anlattı.

Yeni bir katılım bankası olarak ilk etapta hızla şubeleşmek ve olabildiğince çok müşteriye temas etmek için çalıştıklarını kaydeden Göktaş, “Kuruluşumuzun birinci yılı dolmadan 30 şube hedefimizi yakaladık. Şu anda 11’i İstanbul’da olmak üzere toplam 34 şubeye ulaşarak coğrafi olarak ülkemizin önemli bir kısmına eriştik. Bu süre içerisinde çalışan sayımız 500’ü aştı. Şube açtığımız bölgelerde halkımızın yoğun ilgisiyle karşılaşıyoruz; bize gösterilen bu teveccüh çalışma azmimizi ve inancımızı daha da güçlendiriyor.” şeklinde konuştu.

 

– “Sektörün en büyük destekçisi olacağız”

 

 

İkram Göktaş, hem bu teveccühe karşılık verebilmek amacıyla hem de büyüme stratejileri ve müşterilerine yakın olma ilkeleri doğrultusunda şubelerini 2017 yılında da Türkiye genelinde yaygınlaştırmaya devam edeceklerini vurguladı.

Vakıf Katılım olarak, şubeleşme programlarıyla bireysel müşterilerin ve KOBİ’lerin her türlü finansal ihtiyaçlarını karşılamayı ve birikimlerini değerlendirirken onlara destek olmayı hedeflediklerini belirten Göktaş, “Hızlı ama sağlam bir şekilde büyümeye devam ederek, sektörün en büyük destekçisi olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.

Göktaş, faizsiz bankacılık prensipleri üzerine inşa edilen katılım bankacılığının, toplumun ekonomik yönden gelişmesine ve adaletli bir şekilde ilerlemesine yardımcı olan bir finansal çözüm modeli olduğunu dile getirerek, şu ifadeleri kullandı:

“2016 yılını tüm kalemlerde hedefleri tutturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Henüz bir yılımızı doldurmadan yakaladığımız bu başarı ileriye yönelik azmimizi ve çalışma isteğimizi artırıyor. 2017 yılı hedeflerini belirlerken hem bu başarımızı hem de halkımızın bizden beklentilerini göz önünde tuttuk. Bu doğrultuda 2017 yılında tüm finansal kalemlerde yüzde yüzlük bir büyüme hedefi koyduk. Bunun yanında bu yıl içinde 45 yeni şube açarak toplamda 75 şube ve yaklaşık bin çalışan sayısına da ulaşmak önemli hedeflerimiz arasında yer alıyor.

Son yıllarda hızlanan sektör 2016 sonu itibarıyla genel bankacılık alanında aktifler bazında yaklaşık yüzde 5’lik bir paya sahip oldu. Önümüzdeki dönemde kamu desteği, Körfez ülkeleri ile yürütülen sıcak ilişkiler, İstanbul Finans Merkezi projesinde katılım bankacılığına verilen önem gibi olumlu değişkenler sayesinde 2025 yılında katılım bankacılığının bankacılık sektöründen yüzde 15 pay alma hedefinin yakalanacağına ve hatta aşılacağına inanıyoruz.”

Katılım Bankacılığı sisteminin, üretimi destekleyen bir ekonomik model olduğu için doğal olarak 2017’de KOBİ segmentinde ağırlıklı çalışmalarının olacağına işaret eden Göktaş, şu bilgileri verdi:

“Bu doğrultuda KOBİ’lere yönelik standart ürünler sunmanın yanında onların ihtiyaçlarına çözüm olacak yeni ürün ve hizmetler de geliştirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca, kamu bankası olmamızın verdiği güven algısı hasebiyle özellikle yurt dışı fonların ülkemize kazandırılması konusunda önemli bir rol üstleneceğimize ve bu alanda sektöre önemli katkılar sağlayacağımıza inanıyoruz. Yatırım ve proje finansmanı konusunda kâr-zarar ortaklıkları ve sermaye ihraçları ile etkin rol almayı, bunun yanı sıra bireysel segmentlerde ürün ve hizmetlerimizi çeşitlendirmeyi planlıyoruz. Vakıf Katılım olarak bize, yapıcı bir rekabet ortamı içerisinde toplumun genelinde güven yaratmak ve sektörü büyütmek düşüyor. Vakıf Katılım ailesi olarak, bu yolda üzerimize düşen tüm görevleri layıkıyla yerine getirmeye her zaman hazırız.”

Yazıyı paylaşın:

Yorumlar

yorum